logo

OSMANLI OCAKLARI ve OSMANLI TÜRKÇESİ – 1

Osmanlı Ocaklarının Develi teşkilatının kurulması üzerine, Kültür Merkezinde çok
ciddi olmakla birlikte şölen havasında geçen; teşkilatı ve amacını tanımamız için fevkalade faydalı bir toplantı yapıldı. Salon hınca hınç dolu idi. Her kesimden, bütün STK’lardan ve resmi dairelerden, değişik fikri yapıya sahip kişilerden, komşu şehirlerden gelen misafirler; ‘Osmanlı’ya’ saygılarından dolayı bir araya gelmekle çok güzel bir görüntü oluşturdular.
Bayram Sabah önderliğinde yapılan organizasyon mükemmeldi. Sunucu Şükrü Somuncu’nun ara ara divan edebiyatından okuduğu şiirler ruhumuza işledi. Meğer geçmişimizden böylesine coşku ve sitayişle bahsedilmesini ne kadar özlemişiz.
Toplantı sonunda Kayseri Ocak Başkanlığı görevi, hepimizin yakından tanıdığı Mehmet Somuncu’ya bir görev tevdi belgesiyle verildi. Ayrıca Develi ve Kayseri Ocak Teşkilatı Yönetim Kurul üyelerinin takdimi yapıldı. Bu da Develi Teşkilatının çok başarılı bulunmasıyla, ‘Kayseri Develi’den yönetilecek’ anlamına geliyordu ki sanırım böyle bir şey
ilk defa vuku buluyordu.
Konuşmacılardan Develi teşkilat Başkanı Mustafa Bozbeşparmak ve Orta
Anadolu Bölge Başkanı Ahmet Arısoy bu yapılanma hakkında bizleri aydınlattılar. Ardından Mustafa Başaran, ‘dedemiz’ diye tanımladığı Osmanlı’nın medeniyet ve adaletini anlatırken, Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren; Ertuğrul, Osman, Yıldırım
Bayezid, Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han gibi değerlerimizden örnekler vererek, Osmanlı’nın geçmişte bütün dünyayı ilim ve irfan birleşimiyle Yaradan yolunda nasıl aydınlattıklarını anlatarak Osmanlı Ocaklarına sahip çıkmamızı istedi.
Genel Başkan Abdül Kadir Canpolat, hiçbir partinin arka bahçesi olmadıklarını belirterek, “Osmanlı Ocakları olarak, Osmanlı hoşgörüsünü ve ahlakını yaşayarak ve yaşatarak, 940 yıllık bu mirasa sahip çıkmayı ve bir elinde kuran bir elinde bilgisayar olan aydınlık yarınlara ışık tutan genç nesiller yetiştirmeyi amaçlamaktayız. Hiçbir partinin de arka bahçesi değiliz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez ile milli birlik ve kardeşlik ideallerinde birleşerek, tek bayrak, tek millet ve tek devlet ülküsünde geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa edeceğiz. Milli kültürünü ve mana köklerini İslam dinamiklerine dayalı ortak düşünce sisteminden alan kan ve din kardeşlerimizle, fikri ve zikri noktada bütünleşerek, lider ülke olma yolunda lokomotif görevi göreceğiz. Bu halisane duygu ve düşüncelerimizle kurduğumuz Osmanlı Ocaklarında, bilgi ve donanımlarıyla çalışmalarımıza katkı sağlayacak herkesi ocağımıza bekliyor, Ocağımızın bölge halkına ve ülkemize hayır getirmesini diliyorum” dedikten sonra ekledi: ”Ama ne var ki bize, yani Osmanlı Ocakları nezdinde Osmanlı geçmişimize, onun yüceliğine, dünyaya getirdiği hak ve eşitlik esasına dayanan adalet usulüne her vesile ile hayranlığını dile getirerek bizleri koruyan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer almayı bizim asli görevimiz addetmekteyiz.”
Bu desteği sahne arkasında gösterilen slaytlardan da fark etmemek mümkün değildi ve kanaatimce Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında yer alıp kendisine bağlı olan bir derneğimizin bulunması çok yerinde bir tutumdur.
Ben hep derim ki bir konu anlatılacaksa doğrudan ‘bir taraf’ olmak daha başında yanınıza gelecek kişilerin bir kısmına ‘gelme’ demektir. Tarafsız kalarak işe başlamak herkese eşit mesafe ile yaklaşmak ve eğer kendinizi sevgi-saygı-itimat üçgeninde kabul ettirebiliyorsanız daha çok insanı ikna etmiş olursunuz. Bu, benim hayat felsefemin bir yansıması. Önce kendini saydır ki seni sevsin ve peşinden gelsinler. AK Partinin yan kuruluşu gibi davranırsanız, bir şeyler eksik kalır. Yani partiler üstü olmak doğru bir yaklaşımdır. Aslı da öyle değil mi? OSMANLI hepimizin geçmişi, ortak değeri ve ortak devleti. Adımız Türkiye Cumhuriyeti olmakla, biz yeni bir devlet olmadık. Biz sadece adımızı değiştirdik.
O halde herkesin ortak değerine, yalnız başına sahip çıkmak haksızlık olur. Diğer taraftan siz örnek davranışlarınızla, doğru yolda yürür, yaşlımıza ve gencimize doğru yolu, geçmişimize sevgiyi aşılayarak toplumu birleştirici bir yol izlediğiniz halde size gelmezlerse, hata ederler. İlkokulda ki anılarıma şöyle bir baktığımda aklıma bize her gün oturmaya, yemek yapmaya, yemek yemeye bir Ermeni hanım gelir ve biz O’na ‘Mayreni Hala’ derdik. Ayrıca aklıma aramızda yaşayan iki Ermeni asıllı arkadaşımız gelir. Gelir de Rahmetli Annemin hep tembihi kulaklarımdadır: ”Evlerine git, onları da al bize getir, ders çalışın, oynayın. Ama sakın bir hata yapmayın, iyi davranın. Eğer ki bir hata ederseniz unutmayın Müslüman olacağı varsa da artık olmaz ve siz günaha girer, vebal alırsınız…” İşte görüyor musunuz benim hayata ve diğer insanlara yaklaşımımın esası nereden gelmekte ve hoşgörü daha başında nasıl yeşermekte.
Ben herkesi severim Yaradan’dan ötürü…
(Yazımın 2. bölümü olan Osmanlı Türkçesi haftaya)

Share
2.413 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Derneğin Hafızası Kitabını Neden Yazmaya Gerek Duydum?

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimize hizmet eden değerli büyüklerimizi anmak ve bizden sonra gelecek yönetimlere ışık tutmak için bu kitap kaleme alınmıştır. Amaç derneğin yazılı hafızasına bir katkı sunmaktır. Çünkü toplumun hafızası olan kitaplar kültürel bir mirastır, kitaplar gönülden gönüle giden bir yoldur. Her dönemde Başkanların ve yönetimlerin karşılaştığı zorluklar, yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetler hiçbir zaman küçümsenemez. Dernekçilik bir gönül, sevda ve fedakârlık işidir. Hemşehrilerinin dertlerine ortak olmak, hastalara ve yoksul...
  • DÜNYA PİKNİK GÜNÜ

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarından itibaren piknikler, hafta sonlarının en keyifli aktiviteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pikniğe gitmek için kimimiz deniz kenarını, kimimiz ormanı, kimimiz su veya göl kenarını, kimimiz de parklar gibi doğal ortamlar veya bir açık alanı tercih ediyoruz. Piknik, yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezintidir. Piknik, kelimesinin kökeni Fransızca “pique-nique” kelimesinden gelmekte olup, anlamı “Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer” olarak tanımlanmaktadır....
  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...