logo

OSMANLI BELGELERİNDE DEVELİ-1

Dünyanın arşivi en zengin devletlerinden biri Osmanlı devletidir. Onca kayıplara ,ihmallere, yıpranmalara vd.sebeplere rağmen…Kolay değil Osmanlı 1.Dünya savaşına girdiği zaman hala dünyanın yedi büyük devletinden biridir. Yerini Türkiye Cumhuriyeti Devletine bıraktığında kaybettiği ülkelerin sayısı otuz yedidir.
Elbette bu kadar farklı etnik ve coğrafyaya sahip ülkelerin yönetiminde altı yüz yıl üzerinde hükümranlık kuran bir devletin de arşivi güçlü olacaktır.Bir vesile ile sadece Ermeni meselesi ile ilgili on sekiz cilt belgenin ciltlenip bizzat Vaşikton’da Amerikalı yetkililere teslim edildiğini bizzat TV’de izlemişizdir!
Bu belgelerde neler yok ki. Kime ve nerde ,nasıl para verildiğini kuruşuna kadar defterlere kaydedilmiştir.
Lale devrinin ünlü şairi ve Dış İşleri Bakanı Nedim’in mal varlığını yani terekesini gördüğünüzde hayretler içerisinde kalırsınız.Şimdiki Türkiye’de para üzerinde dönen dolapları görüp te zaman zaman ‘Yemişler,içmişler” diye alaya alınan Lale Devri’nin büroksisinin bu tür mal varlığını gördüğünüzde şaşırırsınız.
İşte Osmanlı’nın böyle ciddi bir kayıt sistemi vardır.Aşağıya aldığımız ilk beş kaydı görünüz ,okuyunuz,bir çok ibret alacaksınız.
1.
MAD, 3016, sayfa 72-73

Niğde Livası’na bağlı Develi Kazası’nda avarız vergisi [olağanüstü vergiler] vermekle mükellef olan haneleri ve bunların bulunduğu köyleri gösterir defter. Defterdeki kayıtlara göre Develi ve buraya bağlı 25 köyde, 47 hanenin avarız vergisi vermekle yükümlü olduğu anlaşılıyor.
[Defterde adı geçen köyler : Develi, Milidere, Ebce (Epçe), Gömedi ve Yağdı, Fırahtın (Gümüşören), Koc, Çobanviran, Everek, Kulpak maa Kızık, Havadan ve Arıkviran ve Avşar, Yuvalı, Madazı (Yazıbaşı), Ağalar maa Çomaklu (Çomaklı), Tonbak (Tombak), Sindiremeki (Çayırözü), Ayvazhacılu (Ayvazhacı), Ilıpınar, Soysallı maa Yenikışla, Tatar (Tatarköy) maa Yabalu ve Sarıkürklü nam-ı diğer İnelgez, Sarıca, Öksüd (Öksüt) maa Kazık ve Kuyucak, Sindeliöyük (Sindelhüyük), Eyküstin, Fenese, Zile)
1641
2.
İE.AS, 23 / 2058 – 4

Niğde Sancağı’na bağlı Develi Nahiyesi’nin Madazı [Yazıbaşı] köyünde 5.000 akçelik timara sahip olan İbrahim oğlu Receb’in aslında sadece beş yaşında olduğu, memur olduğu Girit seferine gitmesinin mümkün olmadığı, bunun yerine başka birinin sefere katılmasına izin verilmesi gerektiği konusunda Niğde Mirlivası’nın arzını ve bu isteğe izin verildiğini gösteren buyruldu.
26 Nisan 1667
3.
İE.AS, 23 / 2058 – 2

Niğde Sancağı’na bağlı Develi Nahiyesi’nin Fıraktın [Gümüşören] köyünde 3.000 akçelik timara sahip olan Hasan’ın ölmesi üzerine aynı timarın Mehmed’e tevcih edilmesi konusunda Niğde Mirlivası’nın arzını ve bu isteğe izin verildiğini gösteren buyruldu.
8 Kasım 1678

4.
C.DH, 340 / 16996

Pehlivan Gazi Türbesi ve Zaviyesi’nin bulunduğu Şeyh Çoban köyü [Kulpak] halkının, köylerinin eskiden Develi Kazası’na bağlı olmasına rağmen önce Karahisar’a [Yeşilhisar], sonra İncesu’ya ve daha sonra tekrar Karahisar’a bağlanmasıyla haksızlıklara uğradıklarını, aşırı vergi talebiyle karşılaştıklarını, zulüm ve baskı gördüklerini beyan ile tekrar Develi Kazası’na bağlanmak istemeleri ve bu isteğin kabul edilerek gereğinin yapılması hakkında buyruldu.
4 Nisan 1712
[Pehlivan Gazi Zaviyesi, İlhanlı egemenliği sırasında Anadolu valiliği yapan Timurtaş Bey (ö. 1328) tarafından yaptırılmıştı. Bugün mevcut değildir.]
6.
C.EV, 552 / 27863

Develi’nin Kulpak köyündeki zaviyenin [Pehlivan Gazi Türbesi ve Zaviyesi] zaviyedarlarından olan Abdülvahhab’ın ölmesi dolayısıyla aynı göreve bunun oğulları Halil ve Osman’ın getirilmesi ve bunlara berat verilmesi konusunda Ürgüp Kadısı’nın arzı ve bu isteğin yerine getirilmesi hakkında buyruldu. 23 Nisan 1757
[Zaviye, İlhanlı egemenliği sırasında Anadolu valiliği yapan Timurtaş Bey (ö. 1328) tarafından yaptırılmıştı. Bugün mevcuttur.]
5.
C.DH, 135 / 6748

Develioğlu sülalesinden Koç Bey adlı şakinin, Kozanoğlu adlı eşkiya ile işbirliği yaparak ve etrafına üç bin kişi toplayarak Develi’yi basması ve halka birçok zulüm yapmış olmasından dolayı, bir an önce yakalanarak idam edilmesi ve kesik başının İstanbul’a gönderilmesi konusunda Niğde Sancağı mutasarrıfı Zeynelabidin’e yazılan Padişah emri.
Nisan sonları, 1717

Share
2.754 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...