logo

ORUZA

Müslüman Türklerden önce Develi bölgesine Gabadonya adı verilmiştir.
Burada daha önceleri Doğu Romalılar,Süryaniler, M.S. 990-1005 yıllarından sonrada Van’ın eski adı Everağ bugünkü adı ise Gürpınar kazasından çeşitli sebeplerle Bizanslılar tarafından sürülen ve Gabadonya’ya yerleştirilen Ermeniler vardı.İşte Everak / Everek adını bu bölgeden gelen Ermeniler vermişlerdir.Ağırlıklı olarak Rumların /Hristiyan Türklerin bu bölgeden ayrılmaları MS.1080’den sonradır.Türklerin buraya gelişi ve bu bölgeye Develi adını verişi ise MS. 1O71 sonrasıdır.
Develi bölgesi üzerinden gelip geçen Roma,Hitit,Firig,Helen,Doğu Roma / Bizans kültür ve medeniyetleri içerisinde en etkiliolanHelen kültürüdür.
Havuzlar,olimpik alanlar,saraylar ve yonu taşlı binalar bunların dönemindendir.Şüphesiz buranın tercih edilmesinde Erciyes’in zenginliklerinin büyük rolü vardır.
Burada aynı zamanda darphane de vardır.Koleksiyonumuzdaki Erciyes manzaralı sikkeler bunun birer örnekleridir.
Develi ‘de su medeniyeti önemlidir. Özellikle Develi’nin su hazineleri başta Erciyes ile İcim Yaylası’nın karlı tepeleridir.Everek kısmı üzerinde bulunan Kızık’taki Roma havuzu ile Elbiz Yolu üzerinde bulunan Roma Hamamı, Elbiz, Köşk Pınar ve Keşiş’in havuzları dünden bugünlere gelen önemli su mekanlarıdır.
Kale eteğinde bulunan Gule-gul / Gulgul, yine Yukarı Develi Tavacık denilen mevkide kaya içerisine oyulmuş Suluca gibi yerler ile özellikle Everek kısmında Zeker’in Deresi kenarındaki bostanlar içerisindeki kaynak sular bir zamanlar burada yaşayan değişik kültürün insanlarına hizmet etmişlerdir.
Şüphesiz Bir zamanlar Everek kısmının en sulak bölgesi iki derenin birleştiği Venk bölgesidir Seyrânî’nin bir şiirinde,”Mahalleler Destanı”nda andığı fakat bugün kullanılmayan “Su Mahallesi” de burasıdır.O bakımdan debbağhanelerin burada olması bu sebeptendir.
İnsan yaşamındaki vazgeçilemez önemi sebebi ile su günümüzde olduğu gibi tarih boyunca da en kıymetli ihtiyaç maddesi olmuştur. İnsanoğlu binlerce yıl öncesinden itibaren tatlı su kaynaklarını bir kanal ile şehirlerine akıtmayı, bentler inşa ederek suyu depo etmeyi, tepelerin yamaçlarına galeriler açarak yeraltı sularını kaynak suları haline getirmeyi başarmış ve şehirlere getirilen sular toprak künkler ile oluşturulan şebeke sistemleri ile çeşme, kuyu,hamam ve sarnıç gibi yapı elemanlarına akıtılmıştır.İşte Everek ve Yukarı Develi ‘de bir çok çeşme yapılmıştır.Kitabelerine göre Everek’te en eski çeşme 1611 yılında yapılan Kasap Seyit ile Yukarı Develi’de ise 1767 tarihli çeşmedir.Ancak 1282 tarihinde yapılan Siva Sitti Hatun Camii olduğuna göre mutlaka cami yanında da mükemmel bir çeşme yapılmış olmalıdır!
1922 yılında Everek’e, Erciyes’ten künklerle getirilen sular mahalle çeşmelerine dağıtılmıştır. Mahalle aralarındaki sarnıçlar ile bahçeler içlerindeki kuyuları da unutmamak lazımdır.
Çeşmeler içerisinde hiç duraksamadan kurnasından devamlı gürül gürül su akıtan Oruza Çeşmesi’nin ayrı bir yeri vardır.Eski Su Mahallesi’nin başlangıcında adını çeşmeden alan Oruza sokaktadır.
Âşık Seyrânî’nin pirler elinden bâde içtiği mescidin de altındadır.Halen sokağın en önemli su kaynağıdır.Bu çeşme’nin suyu aynı zamanda şifalı sayılmakta ve özellikle mide rahatsızlığı olanlar bu suyu kullanmayı tercih ederler.Yine Helence olan Veng’in suyu ile aynı kaynaktan su almalıdırlar ki burası da aynı rahatsızlığı olanlarca şifa olarak tercih edilir.
Bize göre, aksi iddia edilinceye kadar bu isim Helence’dir. Işıklı, parıltılı su anlamındadır.
Bize antik çağın bir armağanıdır.Çeşme sanatlı değildir.Ancak yıllardır,suyuyla eski hatıraların şarkısını devamlı söylemektedir.Ancak sanat tarihçisi Kadri Sayılgan Ağabeyimiz Develi çeşmeleri üzerinde dururken,bu çeşmeyi neden görmezden gelir,bilemiyorum!
Zira konu sanat tarihçilerinin işidir.Demek ki daha çok ama çok Develi tarihi adına çalışmamız gerekecektir.
12.02.2015 Çağdaş Develi Gazetesi.

Share
1.899 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Derneğin Hafızası Kitabını Neden Yazmaya Gerek Duydum?

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimize hizmet eden değerli büyüklerimizi anmak ve bizden sonra gelecek yönetimlere ışık tutmak için bu kitap kaleme alınmıştır. Amaç derneğin yazılı hafızasına bir katkı sunmaktır. Çünkü toplumun hafızası olan kitaplar kültürel bir mirastır, kitaplar gönülden gönüle giden bir yoldur. Her dönemde Başkanların ve yönetimlerin karşılaştığı zorluklar, yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetler hiçbir zaman küçümsenemez. Dernekçilik bir gönül, sevda ve fedakârlık işidir. Hemşehrilerinin dertlerine ortak olmak, hastalara ve yoksul...
  • DÜNYA PİKNİK GÜNÜ

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarından itibaren piknikler, hafta sonlarının en keyifli aktiviteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pikniğe gitmek için kimimiz deniz kenarını, kimimiz ormanı, kimimiz su veya göl kenarını, kimimiz de parklar gibi doğal ortamlar veya bir açık alanı tercih ediyoruz. Piknik, yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezintidir. Piknik, kelimesinin kökeni Fransızca “pique-nique” kelimesinden gelmekte olup, anlamı “Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer” olarak tanımlanmaktadır....
  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...