logo

Ölünce Nereye Gideriz?

1566

“Ruhu bedenin içinde değil, tam tersine bedeni ruhta hayal etmelidir” der Edmond Wells.
“Bir dağ gibi kocaman olan ruhu bir kaya gibi küçük olan bedenin üzerine koyuyorlar. Hal bu ki ruh ölümsüzdür, beden ise ölümlü.”
Tüm canlılarda olduğu gibi insanlar da doğarlar, büyürler ve ölürler. İnsanoğlunun kendine özgü bir yaşam ritmi vardır. Nefes alıp vermek onun ilk ritmidir.
Bu yaşam süresinde gençlik dönemi ki biz buna coşkunluk zamanı diyoruz, daha çok rahat, daha fazla özgürlük, daha az iş, daha kaliteli bir yaşam öne çıkmaktadır.
Sonra insan belirli bir düzeye geldiğinde kafasındaki soru, yaşam hakkında nasıl bir tavır takınılması gerektiğidir. Başlangıcı nasıl anlamalı, sonu nasıl anlamalıdır? İnsani olanı nasıl anlamalı ilahi olanı nasıl anlamalıdır? Hayatta gerçekleşen büyük ve küçük olaylarda, kendi tavırlarımızda ve başkalarınınkinde de sürekli olarak önümüzde başka bir tür irade vardır. Hiçbir egemen ve esnek fikir tanımayan, kapris, saçmalık ve bencilliğe dayanan bir iradedir bu. İşte bu irade sadakat, mantık, ya da bağıntıdan uzak, kendi içinde dağılmış ve perişan bir iradedir. Bunu nasıl anlamalı ve nasıl belirli bir düzeye indirgemelidir, derken ömür gelir geçer. Dünün anıları üzerine kurulu yaşam kuşkusuz sona erer.
Yaşarken, bilinçliyken, ölümün ne olduğunu anlamadan vakit dolar. Sonunda dönüşüm gerçekleşir. Nedir o dönüşüm? Geldiğimiz yere yani Kur’an’ın ifadesiyle O’na yani Yüce Yaratana dönme zamanı gelmiştir.
Ama pek çoğumuz kalıcı olduğunu düşündüğümüz şeylerin sürmesini isteriz. Adımız, ailemiz, ekonomik ve manevi olarak kazandığımız şeylerin, geliştirmiş olduğumuz erdemlerin sür
mesi gibi. Gizli arzularımızın, gizlenmiş arayışlarımızın ve hırslarımızın sürmesi gibi. Aslında ölümsüz olan, ebedileşen Hak varlığında yok olandır. Onun içindir ki “ ölmeden önce öl de ölümsüz olarak diril” hadisi bunu ifade eder. Yani tutkularından kurtul da sonsuzluğa ulaş. İşte o zaman sonsuz yaşama açılan kapıdan aşkın aşkına bir ümit ve iman ile ulaşmak mümkün olacaktır.
Ölünce nereye gideriz? Sorusunun cevabı da budur.
Yani arzularımızın, öfkelerimizin, korkularımızın, kıskançlıklarımızın, sevinç, sevgi, kin, özlem, hırs ve acımalarımızın izlendiği mekâna gideriz.
Tene, bedene, renk ve kokuya belenmiş yaşamdan bütün güzelliklerin kaynağı olan Tanrı’ya, Tanrı güzelliğine gideriz. Merhum Âşık Veysel’in dile getirdiği gibi:
“ Ulaşmak için menzile
Gidiyoruz gündüz gece”.

Share
1.123 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...
  • Merhum Mehmet Özdemir ve Milli Mücadele’de Develi

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Milli Mücadele'de Develi konusunu araştırırken merhum Develi Belediye Başkanı Mehmet Özdemir'in "Milli Mücadele'de Develi" isimli kitabını görmüş lakin kitabı edinememiştim... Kurban Bayramında M. Orhan Cebeci Amcayı babam, (Emekli Öğretmen Hakkı Kalkan) arayarak konuyu iletti... Sağ olsun kendi kütüphanesinden okumam için kitabı Orhan Amca kitabı bana gönderdi. 1973'te Cumhuriyetin 50. Yılı kutlamaları münasebeti ile Mehmet Özdemir'den kitabın yazılması talep edilmiş ve kitap 50. Yıl kutlamalarına yetişmiş... Okuduğum nüsha muhtemelen ilk ...
  • DÜNYA KAPLAN GÜNÜ

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Kaplan (Pantheratigris), kedigiller (Felidae) familyasından etçil bir memeli hayvan türü ve büyük kediler ailesinin dört üyesinden birisidir. Panthera cinsinin en büyük kedisidir. Doğadaki en büyük kedi türü olmasının yanı sıra kaplanlar, yaban hayatın da simgesi haline gelmiş vakur canlılardır. En bilindik ve popüler kaplan çeşidi ise Bengal kaplanlarıdır. Turuncu- Kahverengi renge sahip kürkünün üzerindeki koyu dikey çizgileri ile kolayca tanınabilir. Genellikle geyik ve yaban domuzu gibi toynaklıları avlayan süper avcılardır. Kaplanlar su t...