logo

ÖLÜMÜNÜN 13.YILINDA TARİHÇİ CEMAL KUTAY

  İlk tarih heyecanımı  ben daha küçük yaşımda Feridun Fazıl Tülbentçi ile  anlatımına  hayran olduğum Cemal Kutay'ın eserleri olmuştur. Daha sonra da H.Nihal Atsız'ın Bozkurtlar romanı ile Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun tarihî romanları ,daha sonra da Bekir Büyükarkın ile Yılmaz Öztuna  birbirini takip etmiştir. Özellikle Cemal Kutay ile Yılmaz Öztuna'ın büyük emeklerle  hazırladıkları kitapları şüphesiz bir dönemin hayranlıkla okunan ve tarih bilincinin oluşmasında çok önemli yer edinen eserlerini unutmayalım.

Şüphesiz uzun bir ömrün sahibi olan ve bu uzun ömrünü tarihî çalışmaları ile dolduran Cemal Kutay bana farklı gelir. Bunda etkin bir aileye mensubiyeti ve seçkin kişilerle siyasî ve kültürel birlikteliğinin ve tarih bilincinin büyük rolü olmalıdır!
Cemal Kutay, 1909 yılında Konya’da dünyaya geldi .Fatin Rüştü Zorlu, Eşref Kuşçubaşı, Vasıf Çınar gibi birçok ünlünün mensup olduğu Bedirhani aşiretindendir.Babası Tahir (Kutay) Bey, Konya’da, bugünkü Yargıtay’la askeri mahkeme arası bir kurum olan İstinaf Ceza Mahkemeleri Reisliği görevinde yer almıştır. Annesi ise Süreyya Hanım, bugün Batı Trakya’da kalan Dimetokalı , Miralay Mustafa Nuri Bey’in kızıdır.
Cemal Kutay, ailenin yedi çocuğundan beşincisidir. Dört kız kardeşinden Faika, DP döneminde Elazığ Milletvekili ve Millî Müdafaa Encümeni Başkanı olan Mehmet Şevki Yazman’la evlenmiş, bu evlilikten Türkiye’nin ilk petrol mühendislerinden Tuncer Yazman dünyaya geldi. Diğer kız kardeşi Fahrünisa, Albay Suphi Akgün’le evlenmişti. Haşim İşcan’la dünür olan çiftin tek çocukları, Ege Üniversitesi kurucularından ve Türkiye’nin ilk kalp cerrahlarından olan Prof. Dr. Sermet Akgün’dür. Üçüncü kız kardeşi Fitnat, Atatürk’ün muhafızlarından ve Birinci dönem Van Milletvekili Hasan Sıddık Haydari’dir. Dördüncü kız kardeşi Hayrünnisa, Konyalı tüccar Mustafa Öztermiyeci ile evlenmişti. Cemal Kutay’ın erkek kardeşleri ise Kenan ve Abdi Kutay’dır.
Cemal Kutay, henüz 10 yaşlarında iken Mevlevi dergahı şeyhi Velet Çelebi’nin öğrencisi olarak icazet (yeterlilik) aldı. Cemal Kutay, 13 yaşında iken babasını kaybetti. On beş yaşına geldiğinde, eve destek olmak için tatillerinde Konya’da çıkmakta olan Babalık gazetesinde düzeltmenlik yaptı. 1927 tarihinde idadiyi (lise) bitirdi, yüksek öğrenim görme imkânına sahip olamadı.
Ailesi Cemal Kutay’ı, 1944 yılında Yugoslavya göçmenlerinden Niğde’ye yerleşmiş olan Kamil-Nezahat çiftinin kızları Melahat (Günan) Hanım’la evlendirdi. Bu evlilikten beş çocuğu dünyaya geldi. Çocuklarından Zeynep Sırma, yüksek maden mühendisi Erol Kuyaş’la; Ayşe Mine, Adnan Koca ile, Ömer Faruk, Prof. Dr. Sevil Kutay’la, Gazale Nilgün, yüksek inşaat mühendisi Mehmet Ciğeroğlu ile, İnci Kübra, tanınmış fotoğraf sanatçısı Moris Maçoro ile evlendiler.
1928’de iş aramak için, cebinde üç-dört gün yetecek para ile Ankara’ya giderek, hükümetin yayın organı Hakimiyet-i Milliye gazetesinde (1934’te Ulus adını aldı) muhabir olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde gazetenin yazarı Falih Rıfkı (Atay) ile birlikte Ahmed Emin (Yalman), Hüseyin Cahit (Yalçın), Ankara Müftüsü Şerafettin Yaltkaya, Esat Sezai Sümbüllük, Mehmet Âkif’in damadı Ömer Rıza Doğrul, Ahmet Hamdi Akseki ile tanışarak onlardan destek aldı. Bu senelerde tanıştığı diğer isimler Abidin Daver, Refik Halit, Burhan Felek oldu. Hakimiyet-i Milliye’de 1939 yılına kadar çalıştı. İşten çıkarılınca Konya’da Yeni Anadolu isimli, Anadolu’da ilk defa sekiz sayfa, renkli başlıklı bir gazete çıkardı. Daha sonra İstanbul’a giderek Celal Bayar’ın büyük oğlu Refi Bayar’la Güneş matbaasını kurarak Halk isimli bir gazete çıkardı. İki sene sonra, başarılı olmayan bu gazeteyi kapatıp Millet ve Hakka Doğru dergilerini (1944-51) yayımladı.
1935 tarihinde Selçuklu’dan Osmanlı’ya adında bir biyografi kitabını yayımlamış olan Cemal Kutay, Naşit Hakkı Uluğ’un idare müdürü olduğu zamanda, Ulus’ta çalışan herkesin CHP’ye girmesini zorunlu kılmasına rağmen siyasete ilgi duymadı. 1952’de, dostları Ebüzziyazade Velid, Hüseyin Cahit ve Ahmet Emin’in karşı çıkmalarına rağmen, bin sekiz yüz abone bulmak için seksen bin adrese bir açık mektup yazıp ilk büyük projesine başladı. Tamamlandığında on iki bin sayfa ve yirmi cilt olan kronolojik değerler içerisinde fasikül fasikül yayımlanan Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi (1952-57) adlı kitabı yayımladı. Sonraki yıllarda Konya’daki Babalık’ta başlayan ve Hakimiyet-i Milliye ile devam eden basın hayatını Tan, Tanin, Son Telgraf gazetelerinde devam ettirdi. Son Posta’da “İttihat ve Terakki nasıl çıktı, nasıl kuruldu, nasıl ayrıldı” başlığıyla sekiz yüz yedi gün yayımladığı tefrika ile de bu alanda bir rekorun sahibi oldu. Hür Anadolu ve Sedat Simavi’nin sahibi olduğu Yedigün de onun kalem oynattığı diğer basın kuruluşları oldu. Sedat Simavi, Hüseyin Cahit Yalçın’ın yazılarına, Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirlerine, Refik Halit Karay’ın hikâyelerine 250 kuruş verirken Cemal Kutay’a 375 kuruş veriyordu. Aktif gazeteciliği en son Tercüman’da yaptığı çalışmalarla noktalayan Cemal Kutay, 2001 yılı sonuna kadar yüz seksen üç kitap yazarak önemli bir rekora imza attı. 12208 sayfa ve yirmi ciltten oluşturulan; Mutlakiyet – Meşrutiyet – Cumhuriyet devirlerini ele alan Türkiye İstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi kitabı, bu konuda hazırlanmış en kapsamlı eserdir.
Mason olduğu yolunda söylentilerin yaygın olduğu Kutay, yakın dostları arasında büyük mason üstadları bulunduğunu, hatta Mim Kemal Öke, İbrahim Necmi Dilmen, Besim Ömer Paşa’nın kendisine bu yolda teklif getirdiklerini, ancak masonluğu kabul etmediğini söylemiştir.
Cemal Kutay, 5 Şubat 2006 günü,arkasında birbirinden değerli eserler bırakarak İstanbul’da hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Eserlerinden Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi (1952-1957), Selçuklu’dan Osmanlı’ya (1935), Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi (1952-1957), Üç Devirde, İrfan ve Vicdanının Hasreti Millet ve Devletini Arayan Adam: Mehmet Şeref Aykut [1874-1939], Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Son Yüzyılımızda Bir İnsanımız: Hamidiye Kahramanı Millî Mücadele Zafer Devri Başbakanı Hüseyin Rauf Orbay [1881-1964] Hayat Hatıraları [618+683+828+799+691 sayfalık ayrı kapaklar içinde 5 cilt, yüzlerce fotoğraf ile],Etniki Eterya’dan Günümüze Ege’nin Türk Kalma Savaşı (1. cilt, 1980; 2.cilt: Ege’nin Kurtuluşu, 1981), Türk-Alman Tarihi Kader Bağı Turkısch Deutsche Geschıchte Das Geminsame Srhirksal (gravür ve belgelerle büyük boy, 1986), Kurtuluşun Ve Cumhuriyet’in Manevi Kurtuluşun Ve Cumhuriyet’in Manevi Mimarları (1973); Yüz Kırk Üç Yılın Perde Arkası Anayasa Kavgası ve Nasıl Bir Anayasa (1982) Çerkez Etem Dosyası (1995), , Mimarları (1973); Üç Devirden Hakikatler (3 cilt), Çerkez Etem Dosyası (1995 adlı eserler bunlardan birkaçıdır.

Share
2.796 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...