logo

OLAYLARIN GÖRÜNMEYEN YÖNÜ

Hayatta karşılaştığımız önemli, önemsiz her olayın mutlaka bir görünen ve bir de görünmeyen yönleri vardır.
Hele bu olaylar devletler arası bir mesele ise. Onca yıl geçmesine rağmen, konular hakkında nice yazılar yazılmasına, konuşulmasına, belgeler yayınlanmasına rağmen olayların bir yönü eksik kalmaktadır.
Doğrulara yaklaşılamamakta ve olayların doğrusu bir şekilde örtülü kalmaktadır.
Elbette bunun böyle olmasının da bir haklı sebebi vardır! Özellikle siyasi tarihte bu olaylar çoktur.
Örnek vermekte fayda vardır. Gerçek olmamasına rağmen Baltacı Mehmet Paşa ile Katarina’nın buluşması Rus tarihçilerini çok rencide etmiş ve etmektedir. Yine Sultan Abdulaziz ile İngiliz Kraliçesi Viktorya’nın ilişkisi gibi.
Bu olay özellikle İngilizler tarafından hep haklı olarak kapatılmak istenmektedir! Yine Çanakkale Zaferi’nde İngilizler, yakın zamanda 60 dizi olarak çekilen Kuttu’l-Amare Savaşlarında, İngilizler Türk ordusu karşısında perişan olmuş ve komutanları ile birlikte 40.000 askerleri esir düşmüştür.
Daha çok yakın zamana kadar İngiliz diplomasisi bu savaşı uzun diplomatik temaslar neticesinde bu, dünyanın parmak ısırdığı Türk’ün zaferi gündeme aldırmamışlar,dünya kamu oyundan gizlemişlerdir.
Fakat işin bir gerçeği vardır.Önünde sonunda her gizlenen bir gerçek gerçek , bir gün şartlar müsait olduğunda, bir gün ortaya çıkmaktadır!Dünyada böyle uzun yıllar gizlenip de ortay çıkarıp, tarihe mal edilen ne ince olaylar vardır.
Bu garip,acı siyasi ve sosyal olaylardan Develi de nasibini almış, acıları onca zaman geçmesine rağmen hala kabuk bağlamamış iki büyük olay vardır. Bunlardan biri:Tehcir dediğimiz Osmanlı’ya ihanet eden bir gurup Ermenilerin bulundukları yerlerden sökülüp İmparatorluğun değişik yerlerine yerleştirilmelidir. Bir münevver Ermeni bu olayı İstanbul’da şöyle açıklamıştı:
-Kadir’im,yavrum!Biz ettik ve cezamızı bulduk. Hangi millet,yurduna,namusuna el uzatanlara karşı , ölümüne kendini müdafa etmez.Önce bizimkiler vurdu,sonra da Türkler bize vurdu demişti.
Bu o kadar önemli bir sözdü ki.Önemli bir sözdü ama acı gerçek ne idi? İstanbul’da karşılaştığımız doksan beş yaşındaki Develi’de komşumuz olan bir Ermeni’yi gördüğümüzde şaşırmıştım!Fakat ,hoş beşten sonra şu sözü hepimizi yaralamıştı:
-Azrail ile bir pazarlığım oldu.Erciyes Dağı’nı bir defa daha görmeden canımı almayacak!İnsan biraz da yaşadığı toprağın adamı değil midir? Doksan beş yaşında bir adam,Erciyes Dağı’nı düşünüyor.
İkinci bir olay ise 1924 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile Yunanistan ile yapılan “Nüfus Mübadelesi”dir.Anadolu’daki Hristiyan Türkler ile Yunanistandaki Türklerin yer değiştirmesidir.Anadolu’daki bir çok Ortodoks Türkler / Karamaniler Yunanistana göçmüşler ve Yunanistan’daki Türkler de Anadolu’ya gelmişlerdir.Gidenlerin sosyal yapılarına göre Yunanistana göçürülen Ortodoksların evlerine de bu Müslümanlar yerleştirilmişlerdir.Develi ‘ye gelenlee Atakostan / Reşadiye mahallesine yerleştirilmişlerdir.Atina’ya göçen Karamaniler ise Atina’da bilfiğim kadarıyla Everek mahallesini kurmuşlar ve kendi mahallelerinde yaşamaktadırlar.
Zaman zaman Youtoup sitesi’nden göçürülen bu Türklerin eğlence hayatı ve yaşama biçimleri değişik videolar vasıtasıyla yayınlanmaktadır.Bu videolardan anlıyoruz ki bu türküler 1924 yılında söylenen Develi türküleri ve kadın halaylarımızdır.O kadar içten söyleniyor ki bu türküler .Ayrıca halaylarımız orijinal haliyle oynanıyor.İnsan hayran kalıyor.Zaman zaman bu siteye girer ve bu türkülerimizi dinler ve halayları hayranlıkla takip ederim.
İşte yine siteleri gezerken “19. Yunanistan’daki Kapadokyalıların Kavuşması/Gavustima. Farsala Kapadokya ruhu Kapadokya ‘ nın ruhu. Kapadokya’da kökleri yıllık yıllık toplantısı” adında bir toplantı düzenlediklerini ve 19 yıldır bu toplantıyı devam ettirdiklerini öğrendik. Karamanlı Türklerin Yunanistan’a göçtükten sonra asıllarını unutmadıklarını ve bu kültürlerini yaşatmaya çalıştıklarını gördük. Zaman zaman internet ortamından faydalanarak yazışmalarımız da olmaktadır.
İnsanların kaderi gibi devletlerin ve milletlerin da bir kaderi varır.Bu kader de çekilmektedir.Karamani Türkler de bu kaderi hala çekmektedirler.Karamani Türklerinin zengin bir folkloru vardır.Hepsi Türkçedir.Her ne kadar alfabeleri Grekçe ise de dilleri Türkçe’dir.Nitekim Anadolu’da ilk defa folklor çalışması yapan Anadolu türkülerini derleyen Zincidere/Kayseri’li olan Stavros Stavridis’dir.Eseri daha yeni yayınlanan “Anadol Türküleri’dir, Vatanımız Anadolu’dur, diyen bu Hristiyan Türkler ortak bir kültürün taşıyıcısıdırlar.
Ülkelerimiz ayrı da olsa artık çok gelişmiş olan iletişim araçları ve gelişen demokratik hayatın sonucu yıllar ötesinden gelen kültürler de ortaya çıkmaktadır.

Ne mutlu.Biraz da olaylara tarafsız ve sevgiyle baksak ne kaybederiz acaba?
Çağdaş Develi Gazetesi 01.02.2018

Share
961 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...