logo

NEDEN PAYLAŞMALIYIZ?

İnsanların günlük hayatlarında maddi ve manevi açıdan paylaşabilecekleri pek çok değerleri vardır. Paylaşmak, insan olmanın gereğidir. İnsanlar hayatın akışı içerisinde birbirlerine sürekli ihtiyaç duyarlar. Paylaşmak, bir insanın herhangi bir sorununu veya mutluluğunu başka insanlara açması ve söylemesidir. Paylaşma, vereni yücelten, verileni değerli hissettiren kıymeti tartışılmaz bir değerdir.
Paylaşmak denince akla ilk gelen şey, bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektedir. Bu sebeple paylaşma aynı zamanda yardımlaşmanın önemli bir parçasıdır. İnsanoğlu mutluluğu ve huzuru maddi, manevi değerlerini ve gücünü başkalarıyla paylaşarak elde eder. Çünkü paylaşmanın özünde iyilik vardır. Sadece kendini değil, başkalarını da düşünmektir.
Toplumsal hayat paylaşma üzerine kuruludur. İhtiyaçlarımızı tek başımıza karşılayamayız. Birbirimize yardım ederek hayatı daha kolay hale getirebiliriz. İş bölümü yaparak birbirimize yardım ederiz.
Paylaşmak dendiğinde insanların aklına hemen maddi şeyler gelmektedir. Bu güzelliğin içinde mutlaka bu da var ama önce insanların yaşamını, sevinçlerini, acılarını, dertlerini, yalnızlıklarını paylaşmak gelir. Başkasının acısını paylaşmak kadar insana huzur veren, manevi bir haz yoktur. Bir ölüm acısını paylaşmak ne yüce bir davranıştır.
Paylaşmak için insanın zamanını vermeyi bilmesi, zaman ayırması gerekmektedir. Demek ki zamanı da paylaşmalıyız. Günümüz yaşam şartlarını düşündüğümüzde ise belki de en zor olanı da budur.
Birlikte yaşayan insanlar, sevinç ve üzüntüde dayanışma içinde olmalıdırlar. Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır. Paylaşmak, insanların samimi bir şekilde gönülden yardımlaşması şeklindedir. Dünyanın her yerinde insanların en çok paylaştıkları ve üzerine “paylaşma” sözcüğünün kullanıldığı, ana gıda maddesi ekmektir. Ekmeğin paylaşılması ise ekmekten daha tatlıdır.
Bir toplumdaki bireyler farklı yetenek ve özellik taşırlar.
O nedenle de her daim birbirlerine ihtiyaçları vardır.
Bu ihtiyaçların giderilmesinde birbirlerine yardımcı olmaları topumun bilincini güçlendirir. Yardımlaşma ve paylaşma toplumun manen ve maddeten yücelmesine yardımcı olur. İşte bunun için paylaşmalıyız.
Bilim ve teknoloji, ekonomi ve spor alanındaki başarılar milletçe paylaştığımız, onur ve kıvanç duyduğumuz durumlardır. İş, spor, siyaset dünyasında, her türlü sosyal yaşamda, özetle insanoğlunun birlikte var olduğu her ortamda paylaşmak mutlu olmanın, başarmanın, birlik halinde yücelmenin en kısa yoludur. İşte biz mutlu, huzurlu olmak istiyorsak paylaşmalıyız.
İnsanları acıyı ve üzüntüyü paylaşmak daha da yakınlaştırır. İnsan hayatı tatlı ve acı anılarla doludur. Bizi mutlu kılan bir durumla karşılaştığımızda içimizde bir coşku hisseder, bunu yakınlarımızla paylaşmak isteriz. Anne, baba, dost ve arkadaşlarımızın sevinç ve mutluluğumuza ortak olmalarını arzularız.
Tüm dünyayı etkisi altına alan ve tüm dünyanın pandemi ilan ederek evde kal çağrılarının yapıldığı bu günlerde, sevdiğimiz bir dost ile bir bardak çay içmenin, hastalarımızı ziyaret etmenin, yakınlarımızı kaybettiğimizde yan yana olmanın ne kadar kıymetli olduğunu daha net anladık.
Mübarek Ramazan ayına gireceğimiz şu günlerde dinimiz, sahip olduğumuz mal ve paradan ihtiyaç sahiplerine bağışta bulunmayı emretmiştir. Böylece paylaşmayı toplum içinde yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır. Paylaşmak, insan ilişkilerini koruyan ve geliştiren en önemli değerdir. Dayanışma ve yardımlaşma değerlerinin yerleşik hale gelmesini sağlar. Ülke ve dünya olarak sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Bu süreci atlatmak için şimdi paylaşmanın tam zamanıdır. Zorda olan insanlara uzanacak bir el dahi onların mutlu olmalarını sağlayacaktır. Yaşamımıza doğru ve güzel bir anlam katmak istiyorsak ekmeği, düşünceyi, sevgiyi, bilgiyi, acı ve mutluluğu paylaşmalıyız. Unutmayalım ki, paylaşmak mutluluktur, erdemliliktir.

Share
1.544 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...
  • DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Günlük yaşantımızda ellerimiz, çevre ile sürekli temas halindedir. Ellerimiz en fazla mikroorganizma barındıran organımızdır. Ellerimiz temiz gibi görünse de, gözle görülmeyen bakteri, virüs ve parazitler gibi pek çok hastalık yapıcı etkeni üzerinde taşıyabilir. Çağdaş sağlık hizmeti anlayışı, öncelikle sağlığın koruması ve geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede ele alındığında, günümüzde toplumda hijyen uygulamalarının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Çocukların çoğu, sadece ellerini...
  • Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday’ın Albümünden

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday'ın Albümünden Dünyanın neresinde olursam olayım bu bayrak için ölürüm. (A.L.K) Rahmetle Anıyoruz... ...
  • DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Tüm dünyayı ve hayatımızı akıl almaz bir biçimde değiştiren Covid-19 salgını nedeniyle küresel olarak eşi görülmemiş bir sağlık önceliği taşımaktadır. Covid-19 virüsünden kendimizi korumaya çalıştığımız bugünlerde ruh sağlığımızı da ihmal etmememiz gerekiyor. Dünya virüsü kontrol altına almak ve çözüm bulmak için mücadele etmektedir. Bu arada yaşanan endişe, korku, izolasyon, sosyal etkileşimimizin temassız ve mesafeli niteliği, enflasyon sonucu ağırlaşan ekonomik koşullar, kısıtlamalar kendimizi sürekli tehlike ve tehdit altında hissetmemiz, ...