logo

MÜZİK ARŞİVİMDEN SEÇMELER KAYSERİ TÜRKÜLERİ TAŞ PLAKLARI

Bu güne kadar yanılmıyorsam bazı ağıtlar da dahil üç yüze yakın Kayseri türküsü çoğu notalarıyla derlenmiştir. Bu türkülerin derlenmesinde Adnan Türközü,Zekeriya Bozdağ,Ahmet Gazi Ayhan, Develi’li Yusuf Dağdelen, Cemil Özgen ve Özellikle uzun süre Develi ile bir zamanlar idari beraberliği olan Ürgüp’ün iki ünlü türkü taşıyıcıları Refik Başaran ve Avanoslu Selahattin çoğu zaman özellikle plakları ve radyo programları ile Kayseri ve çevresi türkülerinin yayılmasında, tanınmasında öncülerdir. Her iki bağlama ustaları Kayseri türkülerini en çok devrinin taş plaklarına okuyan iki kaynak kişilerdir.
Bu plaklar da türkü sevdalılarının arşivinde seçkin yerlerini almıştır.
Ahmet Gazi Ayhan’ın,Zekeriya Bozdağ’ın ve Ürgüplü Refik Başaran’ın kasetleri de Kayseri türküleri üzerinde çalışanlar ,bireysel olarak zaman zaman yazılı çalışmalar olmuştur. Hemen belirtelim ki Kayseri türkülerinin ilk metinleri Devlet Konservatuarı tarafından 1926 yılında yapılan derlemeler ile 1920 yılında Kayseri ve Develi adliyesinde görev yapan Ahmet Şükrü Esen’in derlemeleri,Prof.Dr.Pertev Naili Boratav ile Yrd.Doç.Dr.Fuat Özdemir tarafından ele alınmış ve “Anadolu Türküleri,Ankara 1986”adlı eserde değerlendirilmiştir ki bu eser Kayseri ve çevresi türküleri için önemli bir kaynaktır.Ne mutluyuz ki gerek Refik Başaran’ın ve gerekse Avanoslu Selahattin’in plaklara okuduğu türkülerin listeleri de konuya ilgi duyan araştırmacılarca tespit edilmiş ve folklor dergilerinde yayınlanmıştır.Çoğu taş plaklardır.Bu konuda sadece Kayseri türkülerini ele alan Sevgi Yaman’ın “Faruk Yaman Koleksiyonundan Plaklarda Kayseri Türküleri, Kayseri 2011 adlı eser de ciddi bir emeğin ürünüdür
Kayseri türküleri yanında Develi türkülerini de ilk defa toplu ve fakat Yüksek Lisans tezi olarak 1992 yılında ”Kayseri ve Çevresi Türküleri”adıyla biz toplamıştık.
Mustafa Çınar ise Musıki Yolcuları,Kayseri 2008 adlı eserinde dünden bugüne Kayseri’de musıkimize hizmet eden değerlerimizi ele almıştır. Hemen belirtelim ki Kayseri türkülerinin ilk metinleri Devlet Konservatuarı tarafından 1926 yılında yapılan derlemeler ile 1920 yılında Kayseri ve Develi adliyesinde görev yapan Ahmet Şükrü Esen’in derlemeleri, Prof.Dr.Pertev Naili Boratav ile Yrd.Doç.Dr.Fuat Özdemir tarafından ele alınmış ve “Anadolu Türküleri,Ankara 1986”adlı eserde değerlendirilmiştir ki bu eser Kayseri ve çevresi türküleri için önemli bir kaynaktır.
Bir vesile türkü sevdalıları ile bir sohbetimizde bu taş plaklara gelmiş ve bunlardan Kayseri ve çevresi türküleri üzerine bir sohbete tutuşmuştuk. Hem de bağlama eşliğinde .Tabii ortaya zevk çümbüşü çıkmıştı! İşte bu coşkunluk içerisinde sıra sohbete gelince bir derleyici dostumuz bir vesile ile kendisinde taş plaklara okunmuş Kayseri Türküleri demeti olduğunu söylemişti.Bu cümlesi bana tabir yerindeyse “Hastaya kar misali” geldi.Sağ olsun bir gün sonra da bize kavuşturdu.
Biz hemen CD’yi bilgisayarımıza taktık ve dinlemeye başladık.Tam 18 birbirinden değerli ve kıymetli Kayseri ve Develi(Everek) türküleri.Bu türkülerin çoğu Refik Başaran tarafından bazıları da farklı mahalli sanatçılar tarafından taş plaklara okunmuş türküler.Tahminimiz o dur ki bu türküler 1940 yılında okunmuş olmalıdır.
Listemiz şöyledir:
1. 1 A.Ağ gelin de indi m’ola yayladan B.Yine yeşillenmiş Germir Bağları
B.Kayserililer sarı yazma bürünür
2. A.Kazlı dağda geçemedim
B……vurdu beş atlı Çerkez
3.A.Gönül mağlup gezer divane gönül
B.Küp içinde ayranım
4.A.Aman mavi daldan alma
B.Öyledir yar öyledir, beni söyletir
5.A.Yandım aman aman sarı kız
B.Kayseri mektebinde oldum cenderme
6.A.Ayşem nerden geldin yayladan
B.Asmalarda anam kol uzatmış dallare
7.A.Gamzadenim (Gazel)
B.AHaberin var mı karagözlüm
8.A………………………..
B.Everek’e …………yârim
9.A.Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun
Hemen belirtmeliyim ki Âşık Seyrânî’nin besteli şiirlerini büyük bir ustalıkla,bağlaması eşliğinde bir kasette toplayan Yusuf Dağdelen ile Cemil Özgen Hoca’nın okuduğu gazeller ihtiva eden bir kaset tek nüsha olarak arşivimizde bulunmaktadır.
Bugün hızla değişen zevk dünyamız içerisinde, unutulmaya yüz tutmuş diyeceğim ama diyemiyorum, resmen unutulmuş çok türkümüz vardır.Hala ,Kayseri’de bir zamanların renkli dünyası ”Oturak alemi” türküleri ve davranış biçimleriyle yazılmamıştır.İşte bu listede yerini alan Kayseri-Develi oturak alemi türkülerinden biri Refik Başaran’ın ağzından çok küçük müdahale ile yazıya geçirmiş ve türkü dünyamıza bir not olarak düşülmüştür. Yazıyı hazırlama sırasında gördüm ki bu türkü Youtoup ortamında Refik Başaran çalıp söylemektedir.İkinci türkümüz ise çok yaygın olmayan fakat değerli bir Develi türküsünü eklemek istiyorum:”Dağları gırcı mı tuttu.”
KAYSERİLİ MAVİ YAZMA BÜRÜNÜR
Kayserili mavi yazma bürünür
Bürünür de uçları yerde sürünür
Aman kekliğim bürünür
On yedi benlim sürünür
Al karşımdan tabancamın şeridi
Yüreğimde yağ kalmadı eridi
Kız sana yandım eridim
On yedi benlim eridim
Aşadan gelen gelin Develi’dir
Devesinin ağzı burnu cilalım
Sana yandım cilalım
On yedi benlim cilalım
Bir karış gerdan durur cilalı.
Bir karış gerdanı turunç sineli
Sana yandım cilalım
On yedi benli cilalım
-2-
DAĞLARI GIRCIMI TUTTU
Dağları gırcı mı tuttu
Yolları sucu mu tuttu
Ben bir yâr sevneyinen de
Komşuyu sancı mı tuttu

Kiremit özüyünen de
Kim görmüş gözüyünen de
Adam yârinden geçer mi
Ellerin sözüyünen

Çubuğun urganıyım ben
Üstünün yorganıyım ben
Sen hangi yola gidersen
O yolun kurbanıyım ben

Share
1.545 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...