logo

MÜZELER HAFTASI

 

Kazılarda bulunan yapıtların, sanata ve bilime ilişkin nesnelerin, değerli bilim ve sanat eserlerinin saklanıp korunduğu herke­sin bunları görüp faydalanması için sergilendiği yere “Müze” denilmektedir. Müzeler geçmişi günümüze, günümüzü de geleceğe taşıyan birer köprü görevini yapmaktadır.
Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına imkân sağlayan bilimsel merkezlerdir.
Dünyada ilk müze, İskenderiye’de 1. Prolemolos zamanında kurulmuştur. Yurdumuzda müzecilikle ilgili ilk çalışmalar ise 1846 yılın­da Ahmet Fethi Paşa tarafından gerçekleştirilmiştir. İlk müzemiz ise İstan­bul’da Aya İrini Kilisesi’nde kurulmuştur.
Daha sonraları Osman Ham­di Bey, yurdun dört bir yanında yaptığı kazılarda çıkan tarihi eserleri İstanbul’a getirerek bugünkü İstanbul Arkeolo­ji Müzesini oluşturmuştur. Ayrıca, Halit Eldem Bey tarafından da Türk ve İslam Eserleri Müzesi açılmıştır. Topkapı Sarayı 1924 yılında, Etnografya Müzesi 1928 yılında ve Ayasofya Müzesi 1934 yılında müze olarak hizmete girmiştir.
Atatürk, Cumhuriyet’i kurduktan sonra: “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Cumhuriyet, zengin Türk millî kültürünün üzerine kurulmuştur” diyerek Türk kültürüne verdiği önemi bir kere daha belirtmiş, müzeleri Türk kültürünün maddi varlıklarının korunduğu ve sergilendiği yerler olarak saymıştır.
Bunların dışında kişi ve kurumlara ait müzelerin çoğaldığını görmekteyiz. Yahya Kemal Müzesi, Modern Sanatlar Müzesi, Sağlık Müzesi, Askeri Müze, Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Basın Müzesi gibi. 1980’li yılların başından itibaren özel müzelerin kurulmaya başlaması çağdaş müzeciliğin tarihsel gelişiminde önemli bir aşamayı daha başlatmıştır.
Müze internet siteleri ve sanal müzeler, günümüz modern müzeciliğinin profilini en iyi şekilde yansıtan erişim ve iletişim kanalları olmaktadır. Sanal müzeler, yeni bir müzecilik türü olarak gelişmektedir. Dünyanın önde gelen müzelerinden başlayarak bugün her modern müze günümüz teknolojilerini kullanarak sadece kendi ülkelerinde değil dünyanın çeşitli milletlerinden ziyaretçileri kendilerine çekmektedirler. Bu şekilde müzeler hem etkinliklerinin tanıtımını yapmakta, hem de sahip oldukları koleksiyonları ve sergileri geniş kitlelere hızlı ve pratik bir şekilde ulaştırmakta ve çift yönlü bir etkileşim ortamı sağlamaktadır.
Yurdu­muzda bugün 127 müze bulunmaktadır. Bu müzelerde iki milyondan fazla tarihi eser sergilenerek halkın ilgisine ve bilgisine sunulmuştur. İstanbul’da ve Anadolu’da yaşamış birçok uygarlığın izlerini taşıyan bu müzeler Kültür Bakanlığı’na bağlıdır. Bakanlık, çeşitli nedenlerle yurtdışına kaçırılmış, ülkemize ait eski eserleri Türkiye’ye getirmeye çalışmaktadır.
Müzeciliğin tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından 18 Ma­yıs günü tüm dünyada Müzeler Günü olarak kutlanmaktadır. Yur­dumuzda ise, 1982 yılından beri 18-24 Mayıs tarihleri arası “Müzeler Haf­tası” olarak düzenlenmektedir. Müzeler gezilerek eski eserleri korumanın önemi anlatılmakta, milli kültür ve tarih bilgilerimiz zenginleştirilmektedir.
Yurdumuza gelen turistlerin büyük çoğunluğu müzelerimizi gezmektedir. Ülkemizde ise müzeler, genellikle ilgi duyulmayan, içindekilerin farkında olmadan genelde önünden geçip gidilen yapılar olarak görülmektedir. Müzelere gidip ziyaret ettiğimiz pek söylenemez. Müze gezmek insanın var oluşuna anlam yükleyen, bilgi ve bilinç kazandıran kişisel bir ihtiyaçtır. Müzeler insanların görsel algısında büyük değişimler yaratır. Müzelerin eğitmek, duyarlılık sağlamak ve heves aşılamak gibi amaçları vardır.
Sahip olduğumuz tarihi eserleri korumak ve onlara sahip çıkmak bir yurttaşlık görevidir. Bu vesileyle kültür varlıklarımızı korumak ve onlara sahip çıkmak için güzel Develimizde de bir müzenin kurulması için kişi, kurum veya kuruluşların bu konuya eğilmeleri dileğiyle…

Share
1.184 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...