logo

MUTASARRIF DEVELİZADE FERİK KASIM PAŞA

Nice zamandır kafamı meşgul eden Develili devlet adamı Ferik Kasım Paşa’dır. İşin enteresan tarafı o kadar Osmanlı ansiklopedisini karıştırmamıza rağmen bir bilgiye rastlamış olmasıdır. Son devir Üsküdar Mevlevihanesi şeyhi Ahmet Remzi Akyürek Dede, Sicil-i Osmanî bir Kayserili şahsiyetten, Kayseri mütesellimlerinden Akçakayalı Rauf Ağa hakkında bahsederken , bu madde yanına Ferik Kasım Paşa hakkında şöyle bir not düşer::” Develizade Kasım Paşa’nın üvey kardeşidir ”,diyor.
Develizadeler Develi’nin en eski ailelerindendir. Devlet hayatında ve dinî alanda önemli insanlar yetişmiştir. Devlet hayatında Umur Bey, edebiyat alanında sözlükçü Ferid Develioğlu, dinî alanda Mahmut Efendi, Huzur Dersleri öğretmenlerinden Ali Rıza Efendi ve Abdullah Develioğlu ile askeriyeden bazı şahsiyetler bunlardan bazılarıdır.Ferik Kasım Paşa da değerli bir Develizadelerdendir.
Özellikle söz konusu âşık Seyrânî söz konusu olunca sıkça adı geçer. Sultan Abdulmecit zamanında İstanbul’da imamlık, hakkaklık ve âşık olarak görevlerde bulunan Seyrânî’nin sert hicivleri soruşturmaya uğrayınca, sarayın su işlerine bakan Tombaklı Maviş Ağa ,Zor’a mutasarrıf olan Ferik Kasım Paşa’nın yanında kıyafet değiştirerek verilir.(1840)Böylece Seyrânî için üç yıllık sürgün hayatı başlamış olur.
Ferik Kasım Paşa Zor’a mutasarrıf olarak giderken yanında yine Develili Mısırlızadelerden genç bir delikanlıyı da özel kalem müdürü olarak götürür: Kadı ve şair Celalettin Efendi (1825-1911).
Celalettin Efendi işte gurbet elde başladığı şiir yazmaya 1875 yılında başlamış ve 1910 yılına kadar devam eder. Yüzün üzerinde şiir yazar. Şiirlerini divance denilen küçük bir defterde toplar. Bu defter önce 1938 yılında Develi Ortaokulu müdürü Haşim Nezihi Okay’a, Celaleddin Efendi’nin torunu ve okul müdür yardımcısı olan İbrahim Öztürk tarafından verilir. O yılların Kayseri’de önemli bir Halkevi Dergisi olan Erciyesi’te Haşim Nezihi iki önemli yazıyla hem bu divançeyi ve hem de Celalettin Efendi’yi tanıtır ve şiirlerinden örnekler verir. Aradan zaman geçer ve bu divanca kaybolur. Bir kaç yıl önceye kadar haber çıkmaz. Nihayet bir yazma eser meraklısı genç bir Aksaraylı Kasım Kocabaş bu divançeyi Niğde’de bir sahafta bulur ve satın alır. Böylece Develili bir aydın şairimiz daha gün yüzüne çıkar. Sonunda bu divançe den faydalanarak 1.Uluslararası Develi-ÂşıkSeyrânî ve Türk Kültürü Kongresi’nde birlikte bir tebliğ sunmuştuk: ”Develili Ali Celaleddin Efendi ve Divânçesi”
İşte bu çalışmamız sırasında Ali Celaleddin Efendi’nin elimize Ferik Kasım Paşa’yı öven bir kasidesi geçti. Belli ki Kasım Paşa’nın hamiliğini unutmamış ve bir vefa borcunu ödemek istemiştir. Biz bu şiiri, okuyucunun sabrına güvenerek bir dergi boyunu geçeceği için sadeleştirmedik,olduğu gibi verdik! Şiir şöyledir:
MUTASARRIF DEVELİZADE FERİK KASIM PAŞA’ya
Bârekallah mukaddem yümne beşârettir gelen
Âsaf-ı âli-i himem sahib-i diyânettir gelen
Boynu şem eyledim ma’nâda istimdâdıma
Âferin-i ikbâlime vâcib-i ziyârettir gelen
Mukaddem hayriyesi i’lâna me’mur-ı arz eder
İntihâb-ı bâb-ı âliden vezârettir gelen
Ravza-i mahbûba hâdim hâmi-i şer’i mübîn
Sâhibü’s seyfi’l ilm, nâm-ı risâlettir gelen
İftihârım dildeki mihnet-i zevâle başladı
Kudret-i Hallâk’tan def’a nihâyettir gelen
Ben temennâda kusur etmem muvaffak hayr ola
Mazhar-ı tevfik-i ikrâma emânettir gelen
Âb-ı rûy-i Kayseri nâm ve Develizâdedir
Menba’-i bahr-i keremkân sehâvettir gelen
Tâli’im akrepte acz üzre müdevver ba’demâ
Müşterî iklimine sa’de riyâsettir gelen
Na’ramız bâlâyı tutsun geldi memdûhu’l hisâl
Bezm-i insâfa becâ şâhe sadârettir gelen
Raksa gel ey gelen kemter izzetin devrânıdır
Bir felâtun san’at burc-ı adâlettir gelen
Cidde ve Bağdâdîn yümnünden âbâd olup
Hasretten ehline hâlâ nedâmettir gelen
Heybet-i kadri hezîmet gösterir şirâne seyranê bil
Kâr ve zararından evet hasma ihâfettir gelen
Şeb-i cevher-i dâreynin sırma şerriydi şu’lesi
Berk-i evrânda cem-i a’dâya mehâbettir gelen
Fahr eder devletle millet himmet-i ulyâsına
Hizmetinden mülke zîra istirâhattir gelen
Muhtasar eyle Celâleddîn duâ mevsûdur
Hâk-i pâye azm kıl aksâ-i hâcettir gelen
Vâris-i iffetle mevhûb-u Cenâb-ı Hazrete
Tînet-i makbuleden necl-i tahârettir gelen
Kesret üzre rûy-i pâkinden fütühât-ı vahdeti
Nusret-i Yezdân ikrâra kanâattir gelen
Abd olan âcizlerin mümkün mü ihsân istemez
Her varaktan zâtına tuhfe-i ibâdettir gelen
Nimetinden feth-i bâb etti bize yevm-i sürur
Rûzumuz iyd leylemiz kadre alâmettir gelen
İmtiyâzım nisbeti her vechile meşhurdur
Âcizem icrâsına nia’mül-verâsettir gelen
Yâ kerimâ bâb-ı rahmın sıdkına olsun küşâd
Herkesin maksuduna senden hidâyettir gelen
İstikamet cevheri zât-ı sıfâtın mastarı
Mazhar-ı acz etse ma’nâda metânettir gelen
İnzimâm-ı re’yi tedbir-i rıza tezkirden
Cümle-i kalb-i selîmâne reşâdettir gelen
Gonca-i maksûd yâ Rab görmeye bâd-ı semûm
İntisâb-ı rif’ate elzem fetânettir gelen
Yâ Ebel Kâsım, muvaffak hayr ola Kasım Paşa
İstanbul’da Develi Derg.13.01.2020

Share
2.436 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 1 NİSAN ŞAKASI NEDİR?

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl 1 Nisan tarihinde sevdiklerimize, tanıdıklarımıza çeşitli şakalar yapar ya da şakalarına maruz kalırız. Hemen hepimiz hayatında en az bir kere yaptığı ya da en az bire maruz kaldığı Nisan şakaları akıllarımızda yer etmiştir. Genellikle yapılan kişiye olmayan bir şeyi inandırmak amacıyla bu sert şakalar yapılmaktadır. Her yıl dünyanın birçok ülkesinde insanlar, 1 Nisan günü yüzlerce komik ya da tuhaf şakaların kurbanı olmakta ve bu şakalara yakınlarını kurban etmektedir. Üstelik bu 1 Nisan geleneği yüzyıllardır devam etmektedir. Peki, 1 ...
  • BİR HİKAYEM VAR

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    1.Dünya Savaşı 35 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu. Osmanlı Devleti 9 cephede ülkesini koruma adına 5 milyon askerini cepheye sürmüştü. Bu askerlerin büyük çoğunluğu tifo, veba, açlık, soğuktan donma vb. yanında esaret belası gibi çeşitli sebeplerin yanında çoğu da şehit olmuştu. Söz konusu vatan müdafası söz konusu olduğunda gerisi teferruattır olduğu gerçeğinden hareketle bu ordudan geride kalanlar, 8.5 milyon insanın içinden çıkıp yine yedi düvele karşı İstiklal Savaşı vermiş ve nice şehitler pahasına Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğm...
  • DÜNYA MUTLULUK GÜNÜ

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Mutluluk, bütün özlemlere, bütün isteklere eksizsiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvançtır. Mutluluk, insanın hiçbir sıkıntı ve kederinin olmaması durumudur. Mutlu olan insan, çevresine ışık saçar ve yaydığı pozitif enerji ile hayatımıza anlam ve güzellik kazandırır. İnsanlığın var olma sebeplerinden biri olarak görülen mutluluk, her insana göre değişen bir tanıma sahiptir. 20 Mart 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler, dünya üzerindeki insanların mutluluk fikrini hatırlamaları ve kutlamaları için 20 Mart tarihini, “Dünya Mu...
  • YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2 Virüsler, Bakteriler ve Yaşamımıza Etkileri (Prof. Dr. Paşa GÖKTAŞ)   Yeni Koronavirüs Riskine Karşı #14 KURAL   1-Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovarak yıkayın. 2- Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun. 3- Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın. 4- Kıyafetlerinizi 60-90 derece normal deterjanla yıkayın. 5- Ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna b...