logo

MUSTAFA ASIM KÖKSAL

Develi’de yetişen ve bir hayli sahalarında eser veren iki ulema vardır: Develüzade Abdullah Develioğlu ve Mustafa Asım Köksal.Mustafa Asım Köksal dedem merhum Abbaszade Abdulkadir Hoca’nın Kur’an-ı Kerim öğrencisidir.Ayrıca kızım Şeyma’nın da isim babasıdır. Nur içinde yatsın.
Kendisi bir Kadiri şeyhi olmakla bveraber İskilipli İbrahim Ethem Efendi’den de iki yıl ders ve bilahare de icazet almıştı. Sırf M.Asım KöksaL’I yetiştirmek amacıyla Ankara’ya gelen İ.Ethem Efendi’ye hürmeten öğretisini Kadirî- Nakşî öğretisi üzerine kurmuştu. Ölmeden bir yıl önce kızının bağında yaptığımız üç saatlik bir özel TV programında da bunu böyle izah etmişti. Ayrıca hocasına çok hürmeti vardı.
Kendisi 1912 yılında Develi’de Abdulbaki mahallesi’nde doğmuştur.Aile lakapları Pirvelioğlu’dur.Ancak yaygın lakapları “Dücükler”’dir. Babası Hafız Mehmet Edip, annesi ise Döne Hanım’dır.1935 yılında yaptığı evlilikten üç, eşinin 1951 yılında ölümü üzerine ikinci evlilikten de dört çocuğu oldu.
İlköğrenimini önce Develi Zafer Mektebi’nde daha sonra da Numune Mektebinde gördü. Kayseri ulemasından Develi müftüsü İzzet Efendi’den medrese usulune göre Mukadimat-ı Ulum eğitimi aldı.
Sonra Ankara’ya geldi ve kendi çabalarıyla bilgi ve görgüsünü artırdı. Ankara’da bulunduğu sıralarda Kerkük ulemasından Muhammed Efendi’nin öğrencisi oldu. Onca gayretine rağmen hafız olamadı ve yüksek tahsil göremedi.
Fakat İskilipli İbrahim Ethem’den tasavvuf terbiyesi alan Asım Köksal, aynı kişiden icazet aldı. 1933 senesinde Diyanet İşleri Başkanlığında memuriyete başladı ve 31 yıl boyunca üst kurullarda çeşitli vazifelerde bulundu.1964 senesinde İslam Tarihi adlı eserini yazabilmek için emekli oldu.
Bir kadiri şeyhi olarak ömrü boyunca Allah ve Hz.Peygamber sevgisi ile İslam Tarihi üzerine çalıştı. Misyoner çalışmalarındaki kasıtlı yanlış bilgileri düzeltmeye, eleştirmeye çalıştı. Hem bilimsel çalışmalarıyla ve hem de şiirleriyle İslam dininin doğrularını yaymaya gayret gösterdi.
Mükafatını gördü bu çalışmalarının:1.1983’de Pakistan’da, yazdığı Siretün Nebi dalında birincilik,1996 yılında Kültür Bakanlığı’nca Kültür ve Sanat Büyük Ödül Türkiye Yazarlar Birliği tarafından da İslam dinine yaptığı hizmetlerden dolayı Türk kültürüne Hizmet ödülleriyle ödüllendirildi.
Merhum bütün muhibbanlarını mahzun bırakarak, Ankara’da bulunan Mezarlığı’na 1998’de defn edildi. Demek ki ölümünün 19.yılını idrak ediyoruz! Rabbim gani gani rahmet eylesin.
Yazdığı şiirler dilde, eserleri ise ellerde dolaşıyor. Ne mutlu ona.

Share
1.008 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...