logo

Müslüman Toplumu Diyebilir Miyiz

1232

Umutsuzluğun, kavganın, şiddetin, kinin, nefretin, inançsızlığın, yalanın, taassubun yaşandığı bir topluma Müslüman toplumu diyebilir miyiz?
Bütün insanların mutluluğu için onların kahrını ve cefasını sevmeyen bir topluma İslam toplumu diyebilir miyiz?
Öncelikle ben/ ego duygusundan kendisini arındırmayıp, içinde yaşadığı toplum için kendini adamayıp, insanlık sıfatıyla insana değer vermeyen bir topluma Müslüman toplumu diyebilir miyiz? Halkın yolunu hakkın yolu bilmeyen, Hak ile hak olmayan, himmetin başını Allah için insana hizmette görmeyen bir millete İslam milleti diyebilir miyiz?
“İnsanların hayırlısı insanlara hizmet edendir” hadisini ölçü alarak, insanlık için, insanlığın hayrı için çalışmayan bir topluma Muhammed Ümmeti diyebilir miyiz? İnsanı bir organizma yığını olarak gören materyalist zihniyetin egemen olduğu bir topluma Müslüman toplumu diyebilir miyiz? Hemen her gün din adına her kafadan bir sesin çıktığı, batıl inançların yaygınlaştığı ve din kitabı yazanların eserlerine kendi ideolojilerini, kendi kişiliklerini katmaktan hem çekinmedikleri hem de korkmadıkları bir topluma dindar bir toplum diyebilir miyiz?
Tüm insanları, din, dil, cins, ırk ve sınıf ayırımı yapmaksızın onları sevgi ile kucaklamayan, onların hak ve hukukta eşit olduklarına inanmayan bir adalet kurumuna sahip olmayan millete İslam toplumu diyebilir miyiz?
Adalet ve hakkaniyet bayrağının parlamadığı, adalet mekanizmasının herkese eşit bir şekilde icra edilmediği; her türlü korku ve kararsızlığın yaşandığı bir topluma İslam toplumu diyebilir miyiz?
Aşırılıkları ölçü alan, gruplaşmayı, ayrılık ve gayrılığı dini çoğulculuk sayan, kamplara ve mezheplere bölünen bir topluma Müslüman toplumu diyebilir miyiz?
Dinle dünya arasındaki dengeyi kuramayan, bilimi ve aklı yaşama hâkim kılmayan; efsane ve hurafeyi hayata geçirmeye meyyal bir topluma Müslüman toplumu diyebilir miyiz?
İşte tüm bu olumsuzluklar nedeniyledir ki yukarıda ki sorulara olumlu cevap vermemiz mümkün değildir. Müslümanlar geri kalmışlığı, tembelliği ve zillet içinde yaşamayı bir alışkanlık halinde sürdürdükleri müddetçe de bu olumsuzluklar sürüp gidecektir diye düşünüyorum.

Share
1.348 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...