logo

“Müslüman Kimdir Ya Rasulallah”

1566

Değerli Okurlar!
Bilindiği üzere Hz. Peygambere (s.a.v.): “Müslüman kimdir Ya Rasulallah”? Diye sorulduğunda, şu cevabı vermiştir:“ “Müslüman elinden, dilinden, bedensel vereceği zararlardan başkalarının güven içinde olmasıdır”.
Müslümanın güler yüzlü, yumuşak huylu, alçak gönüllü, mütevazı tavırlı, iyi niyetli, merhametli, üstün ahlâk sahibi olması gerektiğini Yüce Peygamberimiz sık sık dile getirmiştir.
Müslümanın yaşamın her safhasında, doğru söyleyen, adaletli davranan, özü-sözü doğru olan, iktisaden güçlü olan, insanlara hayır yollarını açan, bilerek konuşan, duyduğu ile işittiği ile karar vermeyen, insanların arasını bozmak için fitne fesat tohumları ekmeyen, Fitne ve fesada bulaşmayan, iftira etmeyen,içindeki karmaşıklığı gidermede ve zaman içinde iyiye, güzele, doğruya değişimi gerçekleştirmede gayret gösterene Müslüman deneceğini yine Peygamberimiz ifade etmiştir.
Yalana, dedikoduya, şiddete, hileye, havadan para kazanmaya, güven hırsızlığına, sefahat türü eğlencelere ve aşırı israfa yönelik harcamalara yönelen kimselerin ne dindarlıkla ne de erdemli bir insan olmakla bir ilgisinin olamayacağını bu dinin yüce kitabı sık sık dile getirmiştir. Çünkü bir toplum, ahlakiyönden çürümeye ve bozulmaya yüz tutarsa, o toplumun varlığını sürdürmesi düşünülemez. O nedenle Müslüman, kindarlığı, ikiliği, benliği, bencilliği, öfkeyi, dedikoduyu, iftirayı, yalan söylemeyi, duyduğu ile insanlar hakkında kötü karar vermeyi bir alışkanlık haline getiremez. Çünkü İslam Müslümanı tüm bu kötü sıfatlardan arınmışı erdemli bir insan olarak görmek ister. Bunun için İslam insanın ahlaki değerlerini hikmet ve marifet pınarlarından besleyerek geliştirmesini ister.
Bu güzellikleri içinde taşıyan Müslüman, her yerde ve her zeminde mevcut olması gerekli olan dindarlığını, dürüstlüğünü gözle görülür, hissedilir derecede yansıtır.
Böyle bireylerden oluşan toplum ise sonuçta, yalan söylemeyen, aldatmayan, iftira etmeyen, kandırmayan, vicdanlı ve namuslu olan ve ahlâkın yüce değerlerini bizzat yaşayan erdemli bir Müslüman toplumunu olur. Dünya ve ahiret saadeti de böyle elde edilir.
Aksi halde insanın benliğini deşifre eden ve içinde kin, şiddet ve nefret izlerini taşıyan bir Müslümanın ham ahlâktan zarifliğe, sevgiye, merhamete, güzel ahlâka, daha sosyal, daha kapsamlı ve daha canlı hayata hicret etmesi mümkün değildir.

Share
943 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...
  • NEDEN PAYLAŞMALIYIZ?

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İnsanların günlük hayatlarında maddi ve manevi açıdan paylaşabilecekleri pek çok değerleri vardır. Paylaşmak, insan olmanın gereğidir. İnsanlar hayatın akışı içerisinde birbirlerine sürekli ihtiyaç duyarlar. Paylaşmak, bir insanın herhangi bir sorununu veya mutluluğunu başka insanlara açması ve söylemesidir. Paylaşma, vereni yücelten, verileni değerli hissettiren kıymeti tartışılmaz bir değerdir. Paylaşmak denince akla ilk gelen şey, bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektedir. Bu sebeple paylaşma aynı zamanda yardımlaşmanın önemli bir parç...
  • BODRUM HÂKİMİ TÜRKÜSÜ ve Dr. Halil Atılgan

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Tanpınar'ın deyimiyle “Türküler Türk'ün romanıdır.” Bu bakımdan TRT repertuarında 7500, Alman müzelerinde ise 60.000 türkü, oyun havası ve kaval nağmeleri vardır. Geniş dünya coğrafyasında at koşturan Türkler, feth ettikleri yerlerin coğrafyasında, oraların kültürü ve yaşama biçimlerinden hem etkilenmişler, hem de etkilemişlerdir. Bu sayede de sosyal yapılarına göre zengin nağmelerle türkü üretmişlerdir. Özellikle 19. Asırından başlarından beri çözülmeye başlayan Osmanlı Devleti'nde kaybedilen her vatan toprağı ve evlâd-ı fatihanın ıstırap...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Yücel Suyolcu Dönemi (07.01.1992-12.12.1993)

    01 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Derneğimizin bu konuma gelmesinde büyük emeği olan Başkanlarımızı hayırla yâd ediyorum. O günün şartlarına göre hizmet eden değerli Başkanlarımız başımızın tacıdır. Derneğimizin bu günlere gelmesinde onların payı büyüktür. Yücel Suyolcu ağabey, Başkanlık nöbetini Hüseyin Setenci ağabeyden devir alarak bayrağı daha yükseklere taşımıştır. Bu dönemde dernek merkezimiz ilk kez kendine ait bir mülke sahip oldu. Bu da başkanımıza nasip olmuştur. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Genel Kurul Toplantısı: Genel Kurul; en yaşlı üye Mehmet Kağıtçı'nın Div...