logo

MUHTARLAR GÜNÜ

Öncelikle muhtar kelimesi dilimize Arapçadan geçmiş olup, “Seçilmiş Kimse” manasına gelmektedir.
Muhtarlık birimlerinin temelleri ilk olarak 1829 yılında İstanbul’da atılmıştır. II. Murat Yeniçeri Ocağını ortadan kaldırması sonrası Yeniçerilerin yokluğunda tehlikeye meydan vermemek ve küçük birimlerin güvenliğini koruyabilmek için muhtarlık teşkilatını kurmuştur. Bu birimlerin düzenlenmesi ise yasal olarak 1864 yılında gerçekleşmiştir. Bu yasanın adı da “Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi” olarak anılmıştır.
1876 yılında yeniden düzenlenen yasa “İdare-i Umumiye-i Nizamnamesi” adı altında muhtarların görevleri daha ayrıntılı ve net bir şekilde ortaya konulmuştur. Ancak, 1913 yılında bu yasa ile muhtarlıklar ve mahalli yönetimler ile ilgili bütün düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır. Muhtar ve ihtiyar heyetleri yasanın kaldırılmış olmasına rağmen 1933 yılına kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu tarihte çıkartılan 2295 sayılı yasa ile bu görevin zabıta ve belediye gibi kuruluşların yapması öngörülmüştür.
Ancak 10 yıllık bir uygulama sonrası mahalle muhtarlığının boşluğunun doldurulmasının mümkün olmadığı görülmüştür. 1944 yılında 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetlerinin Teşkiline Dair Kanun ve Kanunun uygulama şekil ve esaslarına ilişkin 1945 tarihli tüzük çıkartılmış ve bugünkü şeklini almıştır. Günümüzde de varlığını koruyan muhtarlık yönetimini düzenleyen yasa 05.04.2004 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilerek son şeklini almıştır.
19.10.2015 tarihli ve 2015/11 sayılı Başbakanlık genelgesi ile muhtarlarımız ve muhtarlığın ihtiyaçları, karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile bu müessesenin tarihsel bağlarını korumak amacıyla, 19 Ekim günü
“Muhtarlar Günü” olarak ilan edilmiştir.
Muhtarlar, insanların güvenini kazanmış, çalışkan, dürüst, adil, hukukun üstünlüğüne inanmış kişilerdir. Mahallenin ve köyün idarecisi olan muhtarlar o bölgede ikamet eden vatandaşlar tarafından oylanarak seçilmektedir. Hiçbir partinin muhtarlar üzerinde bir rolü yoktur ve partiler aracılıyla aday olmazlar. Göreve atandıktan sonra toplam muhtarlık yapma süresi 5 yıldır.
Halk oylaması sonucu göreve getirilen muhtarlar verilecek kararları diğer 4 üyeden oluşan ihtiyar heyetiyle birlikte verirler. Muhtarlar, devletin vatandaşa dokunan sıcak elidir ve vatandaş nezdindeki ilk kapısıdır. Muhtarlarımız, bulunduğu mahalle veya köyde devletimizin tüm kurumlarını temsil etmekte ve halkımızla devlet kurumları arasında köprü vazifesi görmektedir. Muhtarlar, mahalle veya köyün gözü ve kulağıdır. Türkiye’de yaklaşık 53 bin adet muhtar bulunmaktadır.
Muhtarlarımızın;
-Vatandaşların taleplerine göre ilmühaber vermek,
-Yoklama memurları tarafından istenen belgeleri vermek ve askere gideceklere evraklarını tebliğ etmek,
-Seçim dönemlerinde sandık seçim pusulalarını askıya çıkartmak ve seçmen kâğıtlarını dağıtmak,
-Sandık seçim kurullarına katılmak,
-Cadde, sokak, meydan levhası gibi levhaların kontrolünü yapmak ve değiştirilmesi ya da yenilenmesi için belediye ile işbirliği yapmak,
-Salgın ve bulaşıcı hastalıkları, şüpheli kimseleri ilgili kuruluşa bildirmek,
-Bölgedeki kimsesiz, sakat, muhtaç ya da yaşlıları tespit etmek, Yeşil Kart verileceklerin ve afet zamanlarında yardıma muhtaç kişileri tespit etmek ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak gibi görevleri vardır. Köy muhtarların da görevleri buna benzer durumda olmakla birlikte genelde köyü ile ilgili konular ön plandadır.
Seçilerek göreve gelen muhtarlarımız demokrasinin çekirdeği denilebilecek bir öze sahiplik yapmaktadır. Muhtarlarımız, bir yandan köy ve mahalle sakinlerinin devlet kurumlarıyla ilişkilerinde aracı bir rol oynarken, diğer yandan da çağdaş kamu yönetimi anlayışının en temel ihtiyaçlardan biri olan katılımcılığın sağlanmasında önemli bir görevi de yerine getirmektir. Bu vesileyle tüm muhtarlarımızın “Muhtarlar Gününü” kutluyorum.

Share
1.428 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...