logo

MISIRLI-ZADE KADI ALİ CELALEDDİN EFENDİ

Develili meşhur Everek’li Aşık Seyrani’nin hemşehrisi, yol arkadaşı olan Celaleddin Efendi 19.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin değişik şehirlerinde vazife yapmıştır. Develi’nin (Everek) İbrahimağa Mahallesi’nden ve Emiroğluları’ndan Hacı İbrahim Ağa’nın oğludur. Babasının ticaret için senede iki defa otuz katırla Mısır’a gidip gelmesinden dolayı muhitinde Mısırlı-zade şöhretiyle tanınmıştır.
Gençliğinde Develi’de bir müddet medrese tahsili gördükten sonra, bir ara İstanbul’da bulunan ve aslen Develili olan Kasım Paşa’nın yanına gitmiştir. Burada bir yıl Seyrani ile beraber “su yolculuğu” vazifesi yapmış, daha sonra bu zat Zor’a mutasarrıf olarak giderken Ali Celaleddin Efendi’yi de beraberinde götürerek, ona hususi” kitabet” görevi vermiştir.
Kitabet: yazıcılık, yazı yazma ilmi. Güzel yazı ve güzel ifade için lazım olan yazı yazma usul ve kaideleri.
Daha sonra Seb’a, Sincar, Resulayn nahiyelerinde “niyabet” vazifesi almış ve nihayet Rakka kadılığına terfi etmiştir
Niyabet : Vekillik, toplu mahkemenin, yargı çevresi içinde fakat mahkeme binası dışında, tanık dinlemek, keşif vb. işlem yapmak üzere üyelerinden birini görevlendirilmesi; görevlendirilen bu üyeye naip üye denir.
Raka kadılığından sonra Konya’nın Hadim, Van’ın Gevaş ilçelerinden Ankara’nın Bala kazasına kadı olarak görevlendiriliyor.
Konya’nın Hadim ilçesinde hayran olduğu Hadimi Hazretleri’ne ve dönemin Konya Valisi’ne şiirler yazdığı görülmektedir.
Gevaş kaymakamının katilinin bulunmasıyla terfi eden şair daha sonra Bursa rüusuna tayin edilir. Buradan Ankara’nın Bala kazasına naklolunan Ali Celaleddin Efendi oğlunun vefatı üzerine 1903 yılında Develi’ye döner. Celaleddin Efendi iki yıl sonra İşkodra’nın Leş, Zarıma kazalarına kadı olarak görevlendiriliyor. Beyrut’un Tabriye kadılığına atanıyor. Muhtelif vesilelerle Develi’ye gelişlerinde Mustantıklık (sorgu hâkimliği) ve Şer’iye başkâtipliklerinde bulunmuştur. Üç buçuk sene sonra Beyrut’un Tabriye kadılığına atandıktan sonra oradan da 1908 senesi şubat ayında memleketine dönüyor ve 1911 yılında Develi’de vefat ediyor. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Biniciliği ile meşhur olan Ali Celaleddin Efendi, Nakşi tarikatına mensup, kâmil ve mütevazı bir kısım meziyetleri bulunan, ibadet sever ve misafirperver bir şahıstı. O’nun misafirsiz sofraya oturduğu zaman muazzep (azap çeken) olduğu rivayet edilmektedir.
Emekli öğretmenlerden Sakıp ve İbrahim Öztürk’ün dedeleri olan Ali Celaleddin Efendi, zekâ ve hafıza bakımından “ayaklı kütüphane” denilebilecek kadar kuvvetli bir kişidir.
Şiirlerine gelince: şiirlerini topladığı el yazması divanının ailesi tarafından o zamanlar Develi’de ortaokul öğretmenliği yapan Haşim Nezihi Okay’a verildiğini, eski Halkevi Dergisi Erciyes’te yayınlanan bir yazıdan öğreniyoruz. Daha çok şiirlerini hiciv vadisinde yazarak, zamanın saray ve saltanatını tenkit eder. Haşim Nezihi Okay’da bulunan divanında, münacaat ve naatlarla başlamış, bunu müteakip 80 kadar gazel,15 kadar koşma bir hayli müstezatlar, kasideler, muhtelif vesilelerle söylenmiş tarihler, mesnevi tarzında söylenmiş şiirleri vardır. 90 sayfadan oluşan aharlı ve tac filigranlı kâğıda rika hatla Celaleddin Efendi’nin kendi el yazması ile yazdığı, ailesinin Haşim Nezihi Okay’a verdiği divanın akıbeti bilinmemektedir.
Değerli saz şairlerimizden muasırı, hemşehrisi ve arkadaşı bulunan Seyrani; halk şairi üzerinde durduğu halde, Ali Celaleddin Efendi dindar, âlim ve çok okumuş bir kimse olmak sıfatıyla, Divan Edebiyatı’nın tesiri altında kalmış ve gazel vadisinde kabiliyetini ispat etmiştir. Aldığı medrese tahsili bunda büyük etki yapmıştır.

Kaynaklar : Everek’li Ali Celaleddin Efendi Haşim Nezihi Okay, Başlangıcından Bugüne kadar Kayseri Şairleri Abdullah Satoğlu’nun kitaplarından ve İbrahim Büyükeken’in yazdıklarından alınmıştır.

Çağdaş Develi Gazetesi, 09 Temmuz 2021, Sayfa 7

Share
468 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...