logo

SESİMİ DUYAN VAR MI?

DAVUT GÜLEÇ SHOW TV, AKŞAM GAZETESİ VE HİS KAYSERİ TEMSİLCİSİ

Son yıllarda belki de en çok duyduğumuz söz. ‘
Sesimi duyan var mı?’
Peki siz bunu hiç düşündünüz mü? Marmara ve Van deprem bölgesinde; yani o bölgede siz yaşamış olsanız ne yapardınız? Kurtarılmayı bekleyen siz olsanız sesinizi nasıl duyururdunuz?
Yardım çalışmalarına, aramalara, kurtarmalara nasıl katkı da bulunurdunuz?
Hiç bunun eğitimini aldınız mı? İlk yardım, arama ve kurtarma bilginiz var mı?
Bunu yapacak güce, dayanıklılığa sahip misiniz?
Hatta deprem, doğal felaketler için herhangi bir hazırlığınız, bilginiz, merakınız var mı?
Deprem çantanız, aileniz için, kendiniz için hazır mı? İçinde neler olmalı.
Bir düdüğün, bir tok tutacak bisküvinin, yarım litrelik suyun, bir el lambasının, küçük radyonun, battaniye, eldiven, uyku tulumunun hayati idame ve yaşam için ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz?  Biliyorsanız neden hala hazırlık yapmadınız?
Neden  bir olaydan sonra ‘ah-vah’ deyip  duygu seline kapıldınız ve bunu hemen unuttunuz?
Bu konuda yazdıklarımı okuyan ve sesimi duyan var mı?
***
Şimdi böyle deprem, büyük kazalar, beklenmedik doğal olayların bir başka yönüne geleyim. Böyle bir olayda  kendinizi, ailenizi, çocuklarınızı, yakınlarınızı nasıl koruyacaksınız?
Şu an ‘kimden koruyacağım’ diyorsunuz?
Hırsızlardan, yankesicilerden, doku ve organ mafyasından, bebek ticareti yapanlardan, tecavüzcülerden,  düşmanı için fırsat kollayanlardan.
Sayın gitsin. Evet hiç birinizin bilgisi yok. Oysa ben yıllardır polis-adliye muhabirliği yaparken böyle olaylarla çok karşılaştım. Büyük trafik kazalarında bile ‘ölü ve araç soygunlarını; ‘yardım yapıyorum’ diyerek insanların ceplerini, kollarını boşaltanları çok haber yaptım. Gece, binlerin, milyonların, milyarların hesabını yaparken  kurtarılmayı bekleyen, ekmeğe muhtaç hale gelmenin ne olduğunu hiç düşündünüz mü?
Ya bugün Kayseri üçüncü deprem kuşağında olmasına karşın, volkanik birinci deprem kuşağında olduğunu bilen kaç kişi var? Böyle bir durumda ne yapacaksınız? Zehirli gazlardan nasıl korunacak, koruyacaksınız?
Bu konuda yazdıklarımı okuyan ve sesimi duyan var mı?
***
Yine böyle günlerin bir başka fırsatçıları var.  
‘Yeter’ diyorsunuz duyuyorum ama yetmiyor. Yardımları stok yapan, ihtiyacı olmadığı hale alıp ticaretini yapan. ‘Yok daha neler’ dediniz.
Evet  acı ama gerçek. Kimisi yardım toplar cebine atar, kimisi toplanan yardımları  teslim ediyorum diyerek satar, kimi  teslim edilenleri yakınlarına dağıtır, kimileri de hak etmediği yardımları alarak depolara ucuza satar, ya da satmak için fırsat kollar. Devlet işte bunun için var.
Böyle olaylarda güvenlik önlemlerinin, ilk yardımın, kurtarmanın, aramanın, koordinasyon merkezinin, bireysel bilinçlenmenin ve sivil toplum örgütlerine  katılmanın ne olduğunu  bilmem özetleyebildim mi?
Kayseri’de faaliyet gösteren artık Dünyaca meşhur Erciyes Kar Kaplanları Spor kulübü işte bunun için de mücadele veriyor. Her fırsatta bu konuyu bunun için dillendiriyor.
Bu konuda yazdıklarımı okuyan ve sesimi duyan var mı?
***
Şimdi bir başka konuya daha değineceğim.  
Terörü protesto ve Şehitlerimiz konusu. Son Kayseri’deki terörü protesto beni çok endişelendirdi. Birlik, beraberlik, dayanışma, kaynaşma, tanışma, devletin ve milletin, tarafının  gücünü gösterme için iyi bir fırsat olan böyle günde, bazıları siyasetin, ticaretin gücünü gösterme yoluna gitti.
Şehrin değişik bölgelerinde Şehitler derneğinin değil, kendilerinin belirlediği  toplanma saatine yakın saatlerde toplanıp kendi bildiklerini, düşüncelerini, parti simge ve flamalarının gücünü göstermek istedi.  
Çocuklar yine önlerde idi. Belirli dernekler önünde sınıf sınıf toplatıldı. Peki bu konuda şehitlerin cenazesi kalkarken nerede idiniz beyler? Ben çoğunuzu Kayseri’deki  180’e yakın terör şehidinde görmedim. Artık böyle günlerde sizde fırsatçılığı bırakın, parti rozetlerinizi çıkartarak, kol kola girmeyi öğrenin.
Hatta bu bayram günü şunu da yapın.
Ya bu bayramdan başlayarak, arefe günü şehitlikte şehit ailelerini, gazileri yalnız bırakmayın ya da bayram günü şehit ailelerini evlerinde, kimsesiz yatan hastaları da  hastanelerde ziyaret ederek destek olun.
Varlıklı ve karnınız doyarken hastane, hapishane, mezarlık üçgenini  unutmayın.
Biraz keyfinizi kaçırdım ama sesimi duyun artık.
Acı günlerde fırsatçılıkta yapmayın, fırsatçılara da izin vermeyin.  
Hepinize  kansız, acısız, sağlıklı, huzurlu, mutlu, birlik, berberlik, dayanışma içinde  nice bayramlar…
Not : Kurban Bayramında “Kayseri Bayram Gazetesi”nde yayınlanan ve bizlerlede  paylaşan  değerli usta gazeteci Davut Güleç’e teşekkür ediyoruz.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.087 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?