logo

MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler!
Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açılamamıştı. İmkan bulanlar, İstanbul, Kayseri, Kırşehir ve Sivas Liselerine dağılıp bu liselerde tahsilini tamamlamışlardı. Bu sebeple 1960 yılında Develi ilk mezunlarını verememiştir! İlk mezunlarını 1960-1961 yılında vermiştir. Konunun detayları “ Develi Lisessi’nin Kuruluşunun 50.Yılı Anısına Develi Eğitim Tarihi, Develi 2008” adlı eserimizde detayları ile anlatılmıştır. Bu sadece ilk olay.Lisemizin öğrencilerinden ilk vefat eden, lise -2 sınıfda iken Tahsin Aksu’dur.
Bir okulu unutulmaz kılan o okulun zeki ve meziyetli öğrencileri, şöhretli öğretmenleri ile binasının estetik değerleri ile donanmış olmasıdır. Develi Lisesi’nin binası Türkiye’nin sayılı eğitim binasıdır. Mimarı Süleyman Unutulmaz aynı planı bir de Malatya’da uyguladığını kısa bir süre önce öğrenmiştim! Kuruluşundan beri çok değerli öğretmenlerimiz görev yapmışlardır. Bunlardan bazılarını belirtmeyi bir ahde vefa borcu saymaktayım. İlk okul kurucu müdürümüz Cemal Ustaoğlu, Edebiyat öğretmenimiz M.Tevfik Hocaoğlu, müzik hocamız Ümmühan Özmen ile beden eğitim hocamız Öner Özman, felsefe öğretmenimiz Mehmet Karabulut ile muhterem eşi matematik hocamız Melahat Hanım, hele Kabak(!) Kemal Yalvaç Hocamız ve Biyoloji hocamız vs.hayırla anmamız gereken eğitimcilerimizdir.
Öğrenciler yaratılışlarındaki yeteneklerini böyle değerli hocalar sayesinde ortaya koyar ve bu yeteneklerini geliştirirler. Bu hocalarımızdan biri daha vardı ki Türk Sporuna yazdığı ona yakın eserleriyle bilimi sokan, beden eğitimi öğretmenimiz Öner Özmen’dir.Halen İzmir’de yaşamaktadır. 1955 yılında kurulan Develispor onun sayesinde Kayseri merkez takımlarına kafa tutan takım oldu. Beton Ali, Cicibeyin Ali, Jet Selahattin Şefik Hepgül vs. Atletizmde Murat Taşçıoğlu ,Mustafa Mızrak yetiştirip Türkiye’de hatırı sayılır isimler oldular.
Bir de kaleci Mazhar Güngör vardır. Geçtiğimiz hafta Ankara’da Hakka yürüdü. Kendisi Develi Mal Müdürü Mahmut Bey ile Faika Hanım ‘ın oğludur.Nuran ve Birsen adlı da iki kardeşi olmuştur.Kendisi 17.10. 1939 yılında Yozgat’ta doğmuştur.Develi Lisesi’nden mezuniyetinden sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin “Basın Yayın Bölümü”nden mezun olmuştur.
Ankara Hukuk Fakültesi mezunu Zeynep Hanım ile 1970 yılında evlenmiş ve Meral adında bir kızı olmuştur.Bu evlİlikten de Mahmut Erol adında bir de torunu olmuştur.
Mazhar Güngör bir denge adamıydı, vakarlı bir ağabeydi. Develi Lisesi’nde okuduğu yıllarda çevre liselerden Kozan gibi ilçelerden çeşitli sebeplerle uzaklaştırılmış liselerden gelen ,günlük tıraş olan ağabeyler de Develi’de ev tutmuş Develi lisesi’nde okuyorlardı. Ortaokul bizim zamanımızda alt katta, lise ise binanın ikinci katında idi. Okul müdürümüz iri bir adamdı. Sonradan Meb Baş müfettişi oldu. İyi de bir edebiyat öğretmeni idi. Bir teneffüs sonrası baktım sınıflarındaki kız ve erkek arkadaşları ile birlikte merdivenlerden topluca çıkıyorlar. O gür sesleriyle birde meşhur:
Hatırla ey peri o güzel günleri
Çamların altında çaldığın buseyi
Şarkısını o kadar güzel söylüyorlar ki. O koskoca gövdesiyle Müdür Bey de eliyle uzaktan koroyu yönetiyordu. Değerli ağabeyimiz Mazhar Güngör de böyle meziyetli Develi Lisesi öğrencilerindendi.
Kendisi çok atletiktik bir yapıya sahipti. Cumhuriyet Bayramlarımız o günlerde çoğu zaman Elbiz’de yapılırdı. En büyük şölen de güreş müsabakasıydı. Mazhar Ağabey mutlaka bu güreşlere katılır Develi’nin güçlü insanlarına Elbiz ‘i dar eder, hepsini yenerdi.
Dedim ya, meziyetli insandı. Öyle sanıyorum ki aile coğrafyası da buna müsaitti. Az konuşurdu, zannımca. Bu kıvrak hareketlerle Develispor’un şaşmaz kalecisi idi. Gerçekten iyi bir kaleci idi. Çevik bir yapısı vardı. Spora bir zevk katardı.
Muzip bir yapısı vardı .O kıvırcık saçları ve şık kıyafetleriyle doğrusu yürek hoplatırdı. Bunu da belirtelim !.
Tam bir aile babası ve şefkatli bir eş olan ağabeyimiz bize göre model bir insandı. Kendisi Yozgatlı olmasına rağmen ,Ankara Develiler Yardımlaşma Derneği’nde elini öptüğümde ,kendisinde nükteli bir taş atan bir üyey: Unutma ! Ben Yozgatlıyım amma göğsünü yumruklayarak ben has Develiliyim. Her yerde de bunu övünçle söyledim ve söylerim dedi ve oynadıkları “koz” oyuna daldı.Bu gün adam gibi adam yok.
Sonuçta son söz Yaratan’a ait. Muhterem eşi Meral Hanıma, kız kardeşi Birsen’e, kızı Zeynep’e damadı Önol Kaya’ya ve torunu Mahmut Erol’a baş sağlığı diliyorum. Onlar değerli bir babayı biz ise değerli bir ağabeyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Çağdaş Develi Gazetesi; 24.09.2020

Share
8.622 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...
  • DÜNYA ACI SOS GÜNÜ

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl Ocak ayının 22. günü, “Acı Sos Günü” olarak kutlanmaktadır. Acı Sos; Acı biber ve diğer birleşenlerden yapılmış herhangi bir çeşni, baharat veya salçadır. Yemeklerin yanında kullanılan soslar, yemekten alacağımız lezzeti artırırken aynı zamanda bizlere farklı tecrübeler de yaşatabilmektedir. İnsanlar binlerce yıldır acı biber ve diğer acı baharatları kullanmışlardır. Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika’da yaşayanların 6.000 yıldan daha uzun bir süre önce acı biberleri kullandıkları belirlenmiştir. Amerikan bitkisi olan acı biber, 16...
  • ARA DİNLENME SÜRELERİ GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILIR MI?

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Dinlenme hakkı, işçilere ve tüm çalışanlara tanınmış bir haktır. Dinlenme hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış sosyal bir haktır. 1982 Anayasası’nın 50/2 maddesinde, ‘Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.’ ve 50/3 maddesinde de ‘Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.’ denilmiştir. İşçilerin tüm günü çalışmayla geçmez. İşçiler hiç dinlenmeden aralıksız çalıştırılamaz. İşçilerin gün içerisinde nefes almaya, dinlenmeye ihtiyaçları vardır ki bu iş sağlığı ve güvenliği açısından da gereklidir....
  • Üstad Necip Fazıl Kısakürek ile Eskimez Hatıralar

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Necip Fazıl'ın ömrünü vakfettiği davanın, onun geride bıraktığı mirasın, onun cesur duruşunun bilhassa günümüzde çok daha iyi anlaşılması gerektiğine inandık ve Üstadımızın ocağı olan Milli Türk Talebe Birliği (MTBB) olarak 2020 yılını “Necip Fazıl yılı” ilan ettik. Türkiye'nin 81 ilinde edebiyat, kültür ve sanatın her alanında etkinlikler tertip ederek Üstad'ı eserleriyle genç nesillere anlatarak ideal gençlik tasavvuruna ulaşmak için çabaladık. Şimdi de Üstad'ı günlük hayatın akışıyla tanıtmak, anılarla zihinlerde canlandırmak ve onun çağın ...