logo

Merhum İsmet Bakır Hakka Yürüdü

Merhum İsmet Bakır Develi’nin Şahmelik Köyünde1940 yılında doğdu. Babası merhum Hafız Mehmet Bakır Artvin İlinin merkezine bağlı “Aşağı Maden” Köyünde 1893 yılında doğdu. Bölgenin tarihi çok eskidir. Milattan Önce 4000 yıllarına kadar gitmektedir.
Selçuklu Sultanı Alpaslan’ın, 1068 yılında ki muzafferiyetiyle bölgeye Türk boyları özellikle Kıpçak Türkleri yerleşmiştir.
Buranın etnik yapısı Kıpçak Türk kimliğine dayanmaktadır. Merhum İsmet Bakır’ın babası Hafız Mehmet Bakır da bu Türk boylarındandır. Dede Korkut hikâyelerindeki olayların bir bölümü bu yörede geçmektedir. Yöre halkının köklü bir kültüre sahip olduğu bilinmektedir. Pek çok şair, edip, ozan, bilgin bu bölgede yetişmiştir. Bu nedenle bura insanı bilime, bilim adamına karşı son derece duyarlı olup okumayı, okutmayı, yazmayı, eğitimi ve öğretimi yaşamlarının vaz geçilmez bir parçası olarak kabul etmişlerdir. İşte İsmet Bakırın babası Hafız Mehmet Bakır da burada doğmuştur. Daha küçük yaşta hıfzını babası Ahmet bakırdan tamamlamıştır. Ancak ne var ki Bölge 1877–1878 Osmanlı Rus savaşı sonunda yapılan “Ayastafonos” antlaşmasında Rusların egemenliğine geçmiş ve 7 Mart 1921 tarihine kadar da Rusya’nın egemenliğinde kalmıştır.
Kadere yolculuk
1915 yılı Rusların düzenli ordularla Artvin’i işgali sırasında can ve mal güvenliğinin kalmadığını gören halk, tüm varlıklarını burada bırakarak yollara düşmüşlerdir. Çok uzun ve bilinmeyenlerle dolu bu göç, 1932 yılında zor şartlar altında Develide son bulmuştur. Farklı sanat dallarında kendilerini geliştirmiş olan bu insanlar çevreye canlılık getirmişlerdir. Ayrıca bu insanlar içinde merhum İsmet Bakırın dedesi Ahmet Bakır’dan hıfzını tamamlayan on sekiz kişi de vardır. Bunlardan biri Uzun yıllar Develi Ulu Camii İmam Hatipliği görevini yapmış, buradan emekli olmuş ve pek çok hafız yetiştirmiş olan Hafız Recep Bilici ile Yoğurt Camii İmam-Hatibi Benli Hafız, Mustafa Çulha Hafız,Kadı Hafız gibi değerler de vardır. Merhum İsmet bakırın babası Hafız Mehmet Bakır ile dedesi Bakırcı Ahmet Hafız ve Hafız Mehmet Şekercioğlu Çukuryurt Köyüne yerleşmişlerdir. Hafız Mehmet Bakır daha sonra Çukuryurttan ayrılarak Millidere köyünde üç yıl, Pusatlı Köyünde sekiz yıl imamlık görevinde bulunmuştur. Buradan ayrılarak 1940 yılında Şahmelik Köyüne gelerek burada tam 36 yıl imam-Hatiplik görevini bihakkın ifa etmiştir. Bununla da kalmamış Köyün tüm erkek ve kız çocuklarına eski tabirle “ Efâl-i Mükellefîni” Yani her Müslümanın bilmekle mükellef olduğu dini bilgileri öğretmiştir.
Ayrıca bizim gibi hem civar köylerden gelen hem de Şahmelik Köyünden birçok talebeyi hiçbir karşılık beklemeksizin okutarak hafız yapmıştır. Köy ve Yöre halkı Hocanın bu fedakârlığı karşısında kendisine son derece saygı göstermiş, kısa zamanda ünü çevrede Büyük Hafız lakabıyla meşhur olmuştur.
Hafız Mehmet Bakır Şahmelik Köyünde molla hüseyinin kızı Fatma Hanımla evlenmiştir. Bu evlilikten İsmet ve Ahmet adında iki oğlan çocuğu olmuştur. İsmet Bakır sağlık konusunda, Ahmet Bakır ise ilahiyat alanında yüksek tahsilini tamamlamıştır. Merhum İsmet Bakır daha küçük yaşta Şahmelik Köyünden tanınmış ve meşhur biri olan rahmetli Kara Kazımın kızı Sevgi Hanım Efendiyle evlenmiştir.
Bu evlilikten Cemil Ve Fahrettin adında iki oğlu olmuştur. Cemili genç yaşta trafik kazasında kaybetmişlerdir. Bu acı aileyi sonsuz hüzne boğmuştur.
Merhum İsmet Bakır da tıpkı babası gibi hoş görüsü, sadakati, iyilik severliği, cömertliği, toplumla uyum içinde kederde ve kıvançta birlikte olmayı kendisine şiar edinmiş, ahlaki bir hamide sahibi olarak yaşamayı kamil bir mümin olmanın şartı kabul etmiştir. Merhum İsmet Bakır uzun yıllar sağlık memuru olarak İmam Hatip Okulunda görev yapmıştır. Gece demeden gündüz demeden öğrencilerle haşir neşir olmuş, onların sevgisini kazanmıştır. Öğrenciler ona “ öğrenci babası “ adını vermişlerdir. Yalnız okulda değil çevresinde de kimin sağlık konusunda yardıma ihtiyacı varsa hiç çekinmeden, hiç ayrım yapmadan herkesin yardımına koşmuştur. Merhumu, çocukluk yıllarımdan beri tanırım. Daha küçük yaşta babam beni hafızlık yapmak üzere merhum Hafız Mehmet Bakıra götürdüğünde bu ailenin himayesinde ve himmetinde okudum. İki buçuk yıl kaldığım bu köyde Hafız Mehmet Bakırdan hıfzımı ikmal ettim. Bu ailenin sadece şahsıma değil bu hanede okuyan tüm öğrencilere gösterdikleri hoşgörü ve cömertlik örneğini hiç unutamadım. Öğrencilerine kollarını açarak kabul eden bu aile büyük bir konukseverlik göstererek gönüllerini, sofralarını da açmıştır.
Böylece okumanın, okutmanın ne demek olduğunu, her şeyden önce ilgiyi ve sevginin çocuk yaştaki birilerine kazandırdığı üstün meziyeti öğretiyorlardı. Köyümde akranlarımla ilkokula gidememenin üzüntüsünü gurbette yaşadığım o yıllarda Merhum İsmet Bakır bana: “ üzülme, işte sen de bir öğrencisin, ne güzel bir kazanç, hafız olacaksın, din adamı olacaksın, senin de öğrencilerin olacak, çok şükür ben de öğretmenim deme mutluluğunu yaşayacaksın” sözleriyle sık sık beni m gönlümü alırdı. Anladım ki, Hak katından arif kişilerin gönlüne aydınlıktan süzülüp gelen manevi değerlermiş bunlar. Bu değerler bende hayata yeni bir gözle bakmayı, hayatı yeniden keşfetmeyi, okumaktan, haz almayı kazandırdı. Onun içindir ki, dinlediğim o sözleri, içinde bulunduğum o mekânı, o zamanı ve anı hiç unutamadım. Eğer mesleğimde birazcık başarılı olmuşsam o sözler, o mekân, o zaman ve o an başarıya giden yolumda rehberim olmuştur.
Merhum İsmet Bakır 28 Ekim 2016 şafak vakti sabah namazını eda etmek üzere kalkar abdestini alır, eşi Muhterem Sevgi Hanım Efendiyi yanına çağırır: “Hanım, ben ölmek üzereyim,oğlum Cemil çağırdı.
Köşküm hazırmış, hakkını helal et” der, kelime-i şehadeti getirir, ruhunu teslim ederek Hakka yürür. Ruhu şad, makamı cennet olsun. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileğimi sunuyorum.

Share
2.016 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

#

Merhum İsmet Bakır Hakka Yürüdü” için 1 yorum

  1. Avatar Yusyf Bakır : diyor ki:

    Rabbim sizlerden razı olsun. Allah(cc) cümle geçmişlerimize rahmet eylesin mekânları cennet olsun Sizlere de hayırlı uzun ömürler versin inşaAllah. Ve cümle ehli imana da Rahmetli amcam gibi yaşayıp ruhu teslim etmeyi nasib eylesin İnşaAllah.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...