logo

Merhum Esat Cebeci

1566

Yıllar önceydi. Öğrencilik dönemimdi.
1967 yılı sömestri tatiliydi. Cuma günü Develi Çarşı Camiinde vaaz vermek üzere kürsüye çıkmıştım.
Konu da “İnsan Bu Meçhul” idi. O günlerde Dr. AlexisCarrel’in “İnsan Bu Meçhul” kitabını okuyordum.Nobel Ödülü kazanan Kitap pek çok dile çevrilmişti. Çok okunan bir kitaptı. İnsanı maddi, manevi yönüyle ele alıyor; sırlı bünyesini keşfetme imkânını sunuyordu. İşte ben de bu kitapta okuduğum bilgileri ayet ve hadisler ışığında cemaate arz etmek üzere kürsüde vaaz veriyordum. İnsanın kendisini boş arzu ve isteklerden arındırması gerektiğini söylüyordum. Dünyada insanın yönünü bularak yaşaması gerektiğini dile getiriyordum. Gerçeğe ulaşmak için yaşamanın bu olduğunu söylüyordum.
Ön safta duyarlı ve müspet bakışlarıyla; tertemiz, bembeyaz kravatlısiyah takımlı bir zat, diz çökmüş, düşünceleriyle inançlarını birleştirmiş, pür dikkat gözlerime bakarak vaazımı dinliyordu.Bu bakışlar beni hem heyecanlandırıyor hem de etkiliyordu. İçimden “acaba bu zat kim? Oldukça dikkatli dinliyor, gerçeği bilmeyi dileyen bir zihin edasıyla konuşmamı izliyor,” dedim. Vaaz bitti, namaz eda edildi, cemaat camiden ayrılmaya başladı. Ama bu zat hala camideydi.Meğer beni beklermiş.Yanıma yaklaştı. Benimle konuşmak istediğini söyledi. Yaptığım vaazla ilgili konuşmak istediğini anladım. Buyurun efendim, dedim, kendimi tanıttım. O dakendisini tanıttı. “Benim adım Esat Cebeci, avukatlık yapıyorum” dedi. “Vaazınızı beğendim, tebrik ederim sizi. Konu da güzeldi. İşte böyle canlı konuları kürsülerde duymak istiyoruz. Yeni ufuklara, yeni düşüncelere götürmek için böyle vaazlara ihtiyacımız var” dedi.“Bir tek insanda bütün insanlığı dile getirdiniz. Çok etkilendim. Ancak kelime hazneniz zayıf. Kelimeleri bulmada zorlanıyorsunuz. Bu da aynı sözcükleri tekrarlamanıza sebep oluyor. Size bir ağabey olarak tavsiyem, bol kitap okuyun, okuduklarınızın özetini çıkarın. Yazmayı da unutmayın. Lütfen önerilerimi yanlış anlamayın. Haydi, başarılar dilerim size”, dedi.
Evet, o gün Merhum Esat Ağabeyi tanımıştım. Öğütlerini hiç unutmadım. Hep hayırla andım. Yakın tarihe kadar sürekli görüşürdük. Kendisi bir gönül adamıydı. Seyrani aşığıydı.Ne zaman beni görseSeyrani hakkındaki çalışmamı mutlaka bitirmemi söylerdi. Develi’yi severdi. Bütün ömrünü bu şehre vakfetmişti. Çarşı Camiinin yapımında gösterdiği kadirşinaslığı Develide bilmeyen yoktur. Hayırsever kurumlarının hizmetinde olmayı bir görev bilirdi. Zaten hayatta kalan da bu değil mi? Dünyayı bize bırakıp gidenler gibi biz de başaklarına bırakıp gitmeyecek miyiz? İnsanların yok edemedikleri tek şey vardır o da ölüm değil mi? “Ömrümüzün her gün ki işi, ölüm evini kurmak değil mi”?Evet öyledir amayaşarken ölümün içinde yaşarız da yine de farkına varamayız. O nedenle bizlere düşen görevruhumuzun ve karakterimizin gelişimini sağlayan sevgiyi, sevinci, sabrı, şefkati, yumuşak huyluluğu ve kendi nefsimizi denetlemeyi hiç ihmal etmeyeceğiz.
Bu niteliklerin yaşamımızın genel özellikleri olduğunu hiç unutmayacağız. Tene, bedene, renk ve kokuya belenmiş yaşamdan bütün güzelliklerin kaynağı olan Yüce Allah’tan geldiğimizi ve yine O’na döneceğimizi asla unutmayalım.
Bu duygularla Merhum Esat Cebeci Ağabeyimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Değerli eşleri Nural Hanımefendiye, ailesi, yakınları ile yakın dostum ve meslektaşım Bahattin Cebeci’ye, Orhan Cebeci’ye, Abdullah Özgönüllere ve eşi Hanımefendiye, Veysel Arslan’a ve eşi hocahanıma baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

Share
1.653 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

#

Merhum Esat Cebeci” için 2 Yorum

  1. Avatar ORHAN CEBECİ : diyor ki:

    Saygıdeger abeyim Kemal bey,Merhum ağabeyim için yazdığınız bu yazıya teşekkur ederim.

  2. Merhum Esat CEBECİ’yi anlatmak için sayfalarca yazı yazılsa,yine de yeterli olmaz! Ama Prof.Dr.Kemal Atik Hocamız, yaşadığı çok özel ve çok güzel bir olayı özetleyerek bizi 1967 lere götürdü . Böylece Esat Ağabeyimizin çok nazik bir üslupla ileriye dönük duygu ve düşüncelerinden bir nebzecik bize aktarmış oldu. Bu vesile Kemal Hocamızı tebrik ediyor,Merhum Esat ağabeyimize Yüce Rabbimizden Rahmet diliyorum!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...