logo

EKMEK AĞACI ve MAHMUT BÜYÜK

İlk kez anasından, doğarken ağladı. Sonraları tasada, kederde, hastalıklarında anasını hep o ağlattı.
“Kalk artık sabah oldu. Güneş doğdu, ufuk açtı. Okul vakti yaklaştı” derken ilkokul bitiverdi. İlkokuldan sonra orta, lise okuyanlar üniversiteye giderdi.
Okumak istemeyenler, bileklerine altın bileziklerini takmak için bir mesleğe çırak oluverirlerdi.
Küçük denilecek yaşlarına rağmen ailelerine bağ bostan işlerine yardım ederek katkı sağlarlardı ki, çalışkanlıkları ve faydalı olmaları ile büyükleri tarafından EKMEK AĞACI oldukları tezce keşfedilmiş olsun. Ekmek ağacı olmak için ister oku ister okuma hiç fark etmezdi.
Zira ekmek ağacı olmaktan hiç kimse kaçamazdı.
Baba ocağına destek olan ekmek ağacı aile büyüklerini, kardeşlerini dallarına çıkartınca halsizleşir, takatten düşer. Hiç kolay değil onca insanı dallanıp sahiplenmek.
Bir de zamansızca evlilik için zorlanır, ailesinin ısrarına dayanamayıp evet der. Der demez dallarının sırça köşküne el kızı konuverir.
Hayat şartları gün geçtikçe ağırlaşır, meşakkat artar.
Hanımı tuz değince, ekmek ağacının yüreği cız eder.
Dalları eğildikçe eğilir, toprağa değer.
Topraktan güç alan ekmek ağacı palazlanır kocaman olur. Aradan geçen yıllar sonra dalındakilerin sayısı artar, iki iken dört, dörtken sekiz, sekizken on altı, torunlarda işin içine girince on altı olur otuz altı. Bu sayı ekmek ağaçlarının taşıma gücüne göre artabilir, azalabilir.
Aradan geçen yıllar içinde ekmek ağacında uzak ve yakını görememe, yorgunluk, can damarlarında daralma başlayınca; yani yaşlanınca tek tesellisi kendinden üremiş filizleri ekmiş olmaktır. Onların dünyada rahat hayat bulmaları ve başarılarını uzaktan seyretmek mutluluk kaynakları olur.
Olur olmasına ama! Yaş da yetmiş, iş de bitmiş olur.
***
MAHMUT BÜYÜK;
Yukarı Develi Ağzı Büyükler sülalesindendir.
Erkek olarak ailesinin abisidir.
Kendini bildiği yaştan ölümüne kadar fiziksel gücü ile alın terini birbirine katarak helalinden ekmek hamurunu yoğurmuş, etrafındaki insanlara ve çoluk çocuğuna faydalı olmuştur.
Hayat tecrübelerini “Anlıyon mu?” diyerek başkalarına aktarmış, saf ve temiz bir kalbi olan iyiliksever örnek bir insandır.
Teyzemin kocası yani eniştemiz olan Mahmut Büyük bizleri öz yeğenleri bilmiş, öz dayı amca kadar yakın ve samimi davranmıştır. Bu yıl kaybettiğimiz Mahmut Büyük’e  Allahtan rahmet dilerim.
Mekânı cennet olsun.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.825 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?