logo

ÇORBA TASI

Çocukluk yıllarımdı.
Sütlü pirinç çorbasını çok severdim.
Bir gün annem, taş ocakta yaptığı sütlü çorbayı sıcak sıcak içmem için masada önüme koydu.
Sabah saatinin mahmurluğu üzerimdeydi. Bir kaşık sütlü çorbadan ağzıma alır almaz yandım.
Ağlamaklı bir halde sinirlenerek çorbanın tasını elimin tersi ile yere ittim.
Yere düşen tas bakır olduğu için kırılmamıştı.
Olanlar yere dökülen çorbaya olmuştu. Annem bu ziyanı görünce “Yine ne oldu? Lüzumsuz lüzümsuz çorbanın tasını yere attın.” diyerek bana bir güzel dayak attı. Beyni içinde muhafaza eden tasa kafatası denildiğini hepimiz bilmekteyiz.Beyinin sinirli haline de kafamın tası attı yani sabrım taştı derler. Şimdi daha iyi anlıyorum ki çocukluk yıllarımda çorbanın tasını yere attıran asıl sebep kafamın tasının atmasıymış.
Çok güzel şeyler olacak diye beklerken, Almanya’da teröristlerin tehtidleri karşısında belki de ilk defa kafasının tası attı Cumhurbaşkanımızın. Niçin Türkiye’de yıllarca binlerce şehit verilirken kafasının tası hiç atmıyor?
Ramazan ayı geçmiş olmasına rağmen niçin kara harekatı yapılarak Kandildağı yerlebir edilmiyor? Teröristlerce kaymakamımızın, polisimizin, askerimizin ve öğretmenimizin dağa kaçırılmalarına ve aylar geçmesine rağmen kurtarılmamış olmalarına, son on yılda verilen şehitlerin gün geçtikçe artmasına çok ama çok üzülüyorum.
Ciğerim yanıyor. Gözlerim yaşarıyor.
Bir sade vatandaş olarak gururum inciniyor. Sinirleniyorum. Ve “Ordular ilk hedefiniz Kandil, ileri!” emrini veremeyen yetki sahiplerini, benim de kafamın tası atmışken, istifaya davet ediyorum.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.734 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?