logo

KÜTÜPHANELER HAFTASI

Herkesin faydalanması, okuması, başvurması için kurulan, içinde kitaplar bulunan binaya kütüphane denir. Biliyoruz ki eğitimin, bilimin, sanatın temeli kitaba dayanmaktadır. İnsanlar için bu kadar değerli olan kitaplar, kütüphanelerde korunmakta, araştırmacıların, öğrencilerin ve tüm insanların hizmetine sunulmaktadır.
Kitap, insanoğlu için vazgeçilmez bir eğitim, bilim ve sanat kaynağıdır. Kütüphaneler bu hazinenin insanlığa sunulduğu ve korunduğu yerlerdir. Kütüphaneler evimizdeki kitaplıklardan farklıdır. Buradaki kitaplar herkesin kullanımına açıktır ve miktar olarak da çok fazladır.
Ülkemiz genelinde her yıl 29 Mart ile 4 Nisan tarihleri arasında “Kütüphaneler Haftası” kutlanmaktadır. Haftanın amacı öğrencilerde okuma alışkanlığını ve zevkini geliştirmek, kitap sevgisini artırmak, öğrencilerin kitaplardan daha çok yararlanmalarını sağlamaktır. Bu hafta boyunca şehirlerimizde çeşitli etkinlikler düzenlenmekte ve bu vesileyle halkımıza kitap alma ve okuma sevgisi aşılamaya çalışılmaktadır.
Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Türklerde ilk kez Orta Asya’da Uygurların bir kütüphane oluşturduğu bilinmektedir. İpek yolu üzerinde bir vaha şehri olan Kara hoca ve Turfan şehirlerinde yapılan kazılarda 30 bin kadar yazma ortaya çıkarılmıştır.
Türklerin İslam dinini kabul ettikten sonra kurdukları ilk devlet olan Gaznelilerde ise Gazneli Mahmut’un büyük saray kütüphanesi ünü ile ön plana çıkmıştır. Osmanlılarda ise genellikle bir medrese bünyesinde yer alan kütüphanelerin ilki Orhan Bey döneminde İznik’te, ikincisi Lala Şahin Paşa tarafından Edirne’de kurulmuştur. İstanbul’un alınışından sonra kentteki ilk medrese Ayasofya yakınlarında açılmış ve bu medresenin kütüphanesi de 1464 yılında kurulmuştur. Bunu Zeyrek Camisi’ndeki, Eyüp Sultan ve Fatih külliyelerindeki medrese ve kütüphaneler izlemiştir. Eyüp Sultan Camisi’ndeki kütüphane halka açık olan ilk vakıf kütüphanesidir. İstanbul’dan başka Amasya, Edirne, Bursa, Taşköprü, Yozgat, Manisa ve Trabzon’da medrese kütüphaneleri kurulmuştur. 16 Ağustos 1948’de Ankara’da Milli Kütüphane açılmıştır. İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet kütüphaneleri, Ankara’da ise Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi kütüphanesi yurdumuzun belli başlı diğer büyük kütüphaneleridir.
20. Yüzyılda çeşitli bilim dalları, mühendislik, tıp, işletme, hukuk gibi alanlardaki gelişmelerin yakından izlenebilmesi amacıyla, özellikle süreli yayınların derlendiği çok sayıda uzmanlık kütüphaneleri kurulmuştur. Çoğunlukla sanayi ya da meslek kuruluşlarının mali desteği ile çalışan bu kütüphaneler, kitap ve dergi koleksiyonlarının yanı sıra, okurlara başvuru kaynakları ile kaynakçalara ulaşma imkânı sağlayarak bilgi verme hizmetini yerine getirmektedir. Bugün kütüphanelerde kitapların yanı sıra süreli yayın, film, dia, ses kaydı, teyp bandı vb. gibi düşünce ve sanat ürünlerine de yer verilmektedir.
Türkiye genelinde 1 Milli kütüphane, 1130 halk kütüphanesi, 555 üniversite kütüphanesi, 27836 örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi olmak üzere toplam 29 bin 522 kütüphane mevcuttur. Milli kütüphanede kitap sayısı ise 1 milyon 261 bin 696 adettir.
Öğrencilerin ödevlerini yaptıkları, ders çalışıp roman okudukları yer olan kütüphanelerin değeri her geçen daha azalmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ve internet kullanımı kütüphaneye gidenlerin sayısının düşmesine neden olmuştur. Artık ödevler bilgisayarla yapılması nedeniyle de katılım azalmıştır.
Kütüphanelerdeki kitap ve diğer eserler bizden önceki nesillerin bize bıraktığı paha biçilmez hazinelerdir. Kitaplar bilgimizi arttırmakta, dilimizi zenginleştirmekte, duygu ve düşüncelerimizi geliştirmektedir. Onlar zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmede bizim en yakın arkadaşımız ve dostlarımızdır. Unutmayalım ki okumayan nesil asla başarılı olamaz. Hem teknolojiden faydalanalım hem de kitapları ihmal etmeyelim. Bu nedenle bulunduğumuz yerdeki kütüphanelerden yararlanalım. Kütüphanelerin zenginleşmesi için kitap armağan edelim.
Okuma salonlarında kimseyi rahatsız etmeyelim ve kütüphanelerimizi temiz tutalım.

Share
809 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...