logo

KÜRŞAT İSTANBULLU

Develi’de ideolojik olayların tarihçesi ve temsilcileri üzerinde yeni yeni kıvılcımlar ortaya çıkmaktadır.Develi’de siyasi gelişmeler üzerinde kalem oynatırken ister istemez bu konuya da çok kısa da olsa temas etmiştik.
Türkiye Kominist Partisi temsilcilerinden biri de şair-ressam Abidin Dino’nun kardeşi şair-ressam Arif Dino’dur.İşte Arif Dino Marksist düşüncelerinden dolayı beş yıla yakın “Bakkal Hamdi Dığış”’ın evinde mecburi ikamette bulunmuştur.Yengesi Güzin Dino, Türk dilbilimci, öğretim üyesi, çevirmen yazar kocası Abidin Dino hakkında ve yaşadıklarını anlattığı kısa ama önemli “Gel Zaman Git Zaman” hatıratında Arif Dino hakkında ancak birkaç cümle ile o yılların Develi’si hakkında bilgi verir.Nedense kaçınır veya dikkate değer bulmaz.
Yazarlığı,hikayeciliği ve şiirleriyle Türkiye çapında bir şöhreti olan kişi 50-1960 yılları arasında Develi’de ikamet eden Nevzat Üstün’dür.Ailesi ,çok sevdiği dedesi O. Faik Üstün Develi Kuvva-i Milliye teşkilatının önemli başkanlarındandır.Nevzat Üstün bir ara Develi CHP milletvekili adayı olmuş fakat kazanamamıştı.Ama Develi sosyal hayatı ile özellikle Zamantı havzası köyleri hakkında yazdığı hikayelerde ele aldığı olaylar ve yazdığı tahliller önemlidir.

4017
1954-1955 yılları Develi’de ilk özel gazeteler çıkmaya başlamıştır. Milli kütüphane’den getirttiğimiz bu gazete koleksiyonlarını incelediğimizde Develi sosyal ve siyasi hayatı hakkında ciddi yazılar göze çarpmaktadır. Bu alanda bir ara eşi Ferhan İstanbullu ile Güngör Yurtgüven’in sahipliğini yaptığı Develi Postası Gazetesi’nde yazıları dikkat çeken Hayrettin İstanbullu’yu hatırlamamız gerekir. Ne yazık ki bu değerli hocamız siyasi bir suikasta kurban gitmiştir ki hala bu cinayet fail-i meçhuldür.Kısa da olsa bir ara Develi Belediye Başkanlığı yapmıştı.
Hayrettin İstanbullu çok okuyan,ülke meselelerinde çok hassas, Develi’nin münevver bir hocası olarak hafızalarda ve gönüllerde yer almıştır.
1965’lerden sonra Develi’de CHP ve AP çekişmeleri yerini sağ-sol, faşist-komünist çekişmelerine bırakmış ve 12.Eylül. 1980 darbesine kadar ülkemizin nice değerli beyinleri bu hengamede ya öldürülmüşler veya kaybolup gitmişlerdir. Henüz daha hesaplaşması yapılmayan bu karanlık günlerin ne ciddi bir eleştirisi ve ne de edebi türleri yazılmamıştır.
Elbette böyle ciddi bir siyasi hesaplaşmadan tüm ülkemizde olduğu gibi Develi de nasibini almıştır.İşte zamanın gençlerinden yani meşhur “68 Kuşağı”ndan Ali Batman,Orhan Köksal, Sabit Çelik ülkücü hareket içerisinde lider olarak yer alırken soldan da Şaban İba, Şahin Selçuk Polat ve Kürşat İstanbullu öne çıkmış isimlerdir.Şöyle veya böyle Türkiye’ye çok zaman kaybettiren fakat aydınlanma konusunda da çok değerli hizmetleri olan bu olayların içerisinde yer alan Develililer içerisinde Şahin Selçuk Polat ‘ Mahşerin Beyaz Atlısı (2009) ile Kürşat İstanbullu’nun “Ölümün Koynunda Biter Ağlarız(1987),Göz Altında Kaybolanlar(1988) adlı hatıratları Develi fikir hayatı bakımından önemli birer kaynaklardır.Ayrıca aksiyon adamlarının kendileriyle yarına belge bırakan hesaplaşmaları da yarınlar için ibretli çalışmalardır.
İşte bu aksiyon adamlarımızdan Kürşat İstanbullu geçtiğimiz ay nice çileli bir hayattan sonra ve ardında üç eser bırakarak vefat etti.Babası gibi çok genç yaşta.Doğup büyüdüğü Develi’ye doymadan…
Marksizmi hiç sevemedik fakat bir fikir olarak saygı duyduk.Bu konuda çok da eser okuduk.Yıllar sonra Rusya’yı da gördük.Yetmiş yıldır Türk yurtlarını avucunun içinde inim inim inleten kominist rejimin nasıl bir şey olduğunu gezerek ve burada görev yaparak gördük.Ama bize göre bu aykırı düşünce sahipleri de “Bizim adamlar,bizim insanlar !”Bu şuurla bunları da değerlendirmenin gerekli olduğuna yürekten inanıyoruz.Zira Sovyetler dünyasında çok şöhretli olan Nazım Hikmet’in meşhur dostu Zekeriya Sertyel’e söylediği şu söz :”Ulan ne b.k yedik de biz Türkiye’den kaçıp buralara geldik !” aklımızdan çıkmadı.Nitekim zaman zaman yurt dışı gezilerimizde “vatansız” insanlarımızın inci gibi döktükleri pişmanlık göz yaşlarını görüp,biz de ibretle gözlemledik.Vatandan ayrılışı ıstırabı zordur.dostlar.Ç eken bilir.
Kürşat da iki – üç yıl bir süre ,İstanbul Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü’nde okurken “Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu” yöneticiliğinde bulunmuştu.Bir müddet öğretmen olarak çalıştı.Yüksek lisansını tamamladı.Doktorasını tamamlayamadan ,12 . Eylül darbesi oldu önce uzun süre göz altı geldi ve arkasından da öğretmenliği iptal edildi.Kader artık ağını örüyordu.Gazeteciliğe başladı.Yazdığı eser toplatıldı.hakkında dava açıldı.
Belli ki Türkiye’de artık Kürşat’a ekmek yoktu.Çoğu aksiyon adamı gibi o da Almanya’ya gitti. Doktorasını tamamlamak isterken geçirdiği trafik kazası burada da yakasını bırakmadı.Dolayısıyla doktorası yine yarıda kaldı.
Keşke kelimesini hiç sevmedik. Ama bazen öyle lazım oluyor ki. Şimdi diyoruz ki :Keşke,Kürşat yaşasaydı da yazı hayatına devam etseydi.Birikimlerini yazsaydı,ne kadar iyi olurdu.
Bazı ölümler ne kadar ibretlidir!İnanıyoruz ki şimdi değerli babasıyla ve sevdikleriyle beraberdir. Ne diyelim! Ama inanıyoruz ki bir değerimiz daha yok oldu.
Çağdaş Develi Gazetesi, 5.5.2016

Share
10.664 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

#

KÜRŞAT İSTANBULLU” için 2 Yorum

  1. Avatar Burak istanbullu : diyor ki:

    Kursat abim
    Yüreğinde vatan sevgisi ve özlemi ile bu hayata veda etti
    12 eylülün kardeş katlı politikasının vatandan ayrı düşürdüğü tüm ülkemizin birikimli aydınları gibi abim de en verimli zamanında aramızdan ayrıldı
    Ruhu şad olsun

  2. Avatar Burak istanbullu : diyor ki:

    Kursat abim
    Yüreğinde vatan sevgisi ve özlemi ile bu hayata veda etti
    12 eylülün kardeş katlı politikasının vatandan ayrı düşürdüğü tüm ülkemizin birikimli aydınları gibi abim de en verimli zamanında aramızdan ayrıldı.Ruhu şad olsun
    Siyasi düşüncesi farklı da olsa aydın nezaketi ile bu yazıyı kaleme alan Kadir hocama ve Çağdaş Develi gazetesi ne çok teşekkür ederim

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...