logo

KURBAN VE DEVELİ’DE KURBAN BAYRAMI

Kurban ibadet niyeti ile belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı kesmektir. Buna udhiyye denir. Kurban İslâmiyette mali bir ibadetlerinden biridir. Bu, yüce Allah’ın ihsan buyurduğu varlığa bir şükran borcudur. Kurban bu bakımdan Allah’dan Allah’a yakınlaşma vasıtasıdır.
Kurbanın ortaya çıkışı da ibretli olaydır. Anlatılır ki:” Hz.İbrahim Bir oğlu olursa Allah yolunda kurban edeceğini adamıştı. Aradan uzun zaman geçmişti ki oğulları olmuştu. Fakat adağını unutmuştu. Fakat rüyasında oğlunu kurban ettiğini gördü. Adağını hatırladı. Konuyu oğlu İsmail Peygambere açtı. Oğlu da bu karara büyük teslimiyet gösterdi. Hz.İbrahim eğilmiş oğlu İsmail’in boynuna bıçağı çaldı fakat bıçak kesmedi. Bıçağı taşa çaldı, taş parçalandı! Sonra Büyük Allah onun bu imanının büyüklüğü karşılığı olarak bir koyun gönderdi ve bunu kurban kesmesini bildirdi.”
…Kur’an-ı Kerim’de bu olay şöyle anlamlandırılır: ”Her ikisi de teslim olup; alnı üzerine yatırınca:
–Ey İbrahim, rüyayı doğruladın. Biz Muhsinleri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü bu, gerçekten çok açık bir imtihandır…Çünkü o bizim mü’mün kullarımızdandır.
Şüphesiz kurban Allah’ın insana yakınlaşma vesilesidir. Kestiği kurban değil, kuban kesen kişinin takvası ulaşır buyruğu Allah’ın bildirisidir. Zira amellerin kıymeti niyetlere göredir.
Kurban aynı zamanda büyük bir geçim kaynağı olan hayvan ticareti için bir teşvik olduğu kadar, aynı zamanda İslamiyette sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğidir.
Hükmüne gelince kurban İmam Ebu Hanife’ye göre vaciptir. Namaz kıl ve kurban kes! Delili ise :”Rabbin için namaz kıl, kurban kes. (Kevse:3)
Kurbanın bazı çeşitleri vardır. Bunlaran önemli bir kurban da akika kurbanıdır. Doğan çocuk üzerine kesilen kurbandır. Doğan çocuk adına bir koyun ve keçi keserek ziyafet vermek ve saçını traş ettirmek mubahtır. Bu kurban, çocuğun doğumunun yedinci, on düncü ve yirmi birinci günü kesilir. Fakat makbulü bir hafta sonrasıdır.
Şüphesiz dinî bayramlarımızın islâm aleminde ayrı bir yeri vardır. Şüphesiz Develi’de de özellikle bayrama hazırlık, camiye ve mezara gitmek, mezar dönüşü ailece bir sofrada bayram çorbası içmek ve kurban kesimi için meydana gitmek, kesildikten sonra etlerin dağımı… Hele bayramlaşmak için amcamları elleri öperek para beklemek önemli olaylardandır, Ha bir de şeker toplamak çok önemli olaylardandı..
Annem terzi idi bize elinden geldiğince özellikle yazları “ parça kumaş alarak pantolon dikerdi. Gece erken kaldırır, banyoyu yakar ve mutlaka sonunda temiz iç çamaşırları giydirirdi. Sonunda özellikle Everek ulu Cazmi’de namaz kılmaya niyet ederdik. Bizim çocukluğumuzda burada vaaizimiz Eyüp Cebeci Hoca, imamız ise “Dede Korkutumuz” Recep Bilici idi. Recep Hoca’nın minbere çıkıp göz yaşları içerisinde hutbesini okuması hala gözlerimin önündedir!
Evimizde huşu içerisinde kahvaltımız yapılırdı. Mahallemizde il masa yemeği bizde olmuştur !
Sofradan kalkmayı sabırsızlıkla beklerdik. Bir an evvel kurbanın kesilmesi ve alınlarımıza şehadet parmağı ile kesilen kurbanımızdan küçük bir kan alınır ve alnımıza sürülürdü. Bu iş bittikten sonra doğru amcamların evine gider onların eli öpülürdü.
Hemen eve dönülür kurbanın taksiminde anneme yardık ederdik Önce fakirlerin hakkı hemen dağıtılırdı. Daha sora komşulardan bazılarına koyun eti verilirdi. Hemen şunu belirteyim ki sokağımızın yarısı Ermeni idi kimseye muhtaçları yoktu. Ama annem mutlaka onlara da imkanımız nispetinde hatırlarını alırdı.
Dedem Abdulkadir Efendi İstanbul Hadim Paşa Medresesi icazetli bir müderrislidir. Fakat genç yaşta vefat etmiştir. (1927) Fakat bütün aileye etkisi sinmiştir. Öldüğünde babam yedi yaşındadır. Yani doğru dürüst Osmanlıca öğrenememiştir. Kur’an-ı Kerim’i 1936 baskılı ve latin harflidir. Sıkça bu Kur’an’ı okurdu.
Benim için önemli bir olay da ailemizin birbiriyle bayramlaşmasıdır. Çok etkilenirdim. Anlatılacak ve dini bayramların o duygu yüklü günlerini şüphesiz hep anlatmak çok zor. Bizim şu küçük denememiz bir denemedir. Dünden bu günlere bir şey taşıyabilmişsek ne mutlu bize.
Tüm okurlarımızın bayramını kutluyor ve sağlık, Yüce Mevla’dan sağlık sıhhat diliyorum. Nice bayramlarda buluşmak dileğiyle…

Çağdaş Develi Gazetesi 19.07.2021

Share
2.104 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...