logo

KÜPÜRLER ARASINDA:2 HİKMETLİ SÖZLER

İnsanlara ders vermek,anlatımlarını etkili kılmak ve akılda etkisiyle kalmak için ele aldığı konu ve anlatımı bakımından önemli sözler ,kalıp ifadeler vardır.Bunlar, ayetler,atasözler, deyimlerdir.Bunlar yanında bir de halk tefekkürünü belirleyen ,insanlara ders veren, düşündüren sözler vardır ki böyle sözlere de hikmetli sözler denir!
Kayserimizin yaşayan şair, bestekar ve tanbur sanatçısı Sabit Özdemir Özenç’ten bir hikmetli söz not etmişim.Kendisi uzun yıllar Almanya’da çalışmış ve bu ülkede emekli olmuştur.Altı ayda bir gidip gelmektedir.Tarih atmamışım ama iki üç yıl öncesine ait olmalıdır.Bir dostuyla sohbet anında ,bizim klasik sorularımızdan olan:
-Ne var, ne yok?
Diye sorduğunda ,dostu,şöyle bir gözüne bakmış ve yorum yapmadan şu hikmetli şiiri söylemiştir.Eskiler böyle öğüt veren,düşündüren şiirlere hikemi şiir adı verirlerdi. Bu anlam yüklü şiir şöyledir:
Hayat denen bir karışık muamma
Muamma olduğu kadar hakikat ama

İnsan yaşadığı kadar çalışsa
Bir de değerli eser yaparsa

Yarın o eser durduğu zaman
Ölmüş sayılmaz insan işte o zaman
Yıl 1967.Bavulumu elime almış,Develi Otobüs terminaline gelmiştim.Ankara’ya gideceğim. Allahtan yol arkadaşım bir dost benden önce gelmiş .Ayak üstü biraz sohbetten sonra otobüse bindik.Gurbete ilk düşüşümüz.A.Ü.DTC F’sini kazanmışız.Edebiyat bölümüne kayıt yaptıracağım.Ağlamaktan gözlerim petek gibi.Cebimde sabit bir para,nerde kalacağım,belli değil.Nasıl geçineceğim belli değil!Ana hedefim akşam okuyup,gündüz de bir iş bulup çalışmak.Yahya Kemal’in deyimiyle “Meçhule giden bir gemi” misali.İşte bu karışık ve ürkek bir tavırla Ankara’ya giriyoruz.
Elimizde Develi’de elimize tutuşturulan bazı adresler var.Bunlardan birine elimizdeki hediye yiyecek ve hediyelerle Ankara içi seyahatlara daha ilk günden başlamış olduk !Bir iki gün dst evlerinde misafireten kaldık ama gördük ki Develi gerçeği ile Ankara gerçeği çok farklı.Baktık ki ben mutlaka Develi yardımlaşma Derneği’ne girmem lazım.Buna karar verdiğim gün de severek ve büyük bir arzuyla tercih ettiğim Fakülteye kayıtımı da yaptırdım.Mutluluktan uçuyordum.Artık biz de fakülteli olmuştuk.Hemen bir mektup yazarak anne ve babama bu mutluluğumu haber vermiştim.İnanıyorum ki ailem mutluluktan ağlamışlardır!
Bir öğrenci için yurt hayatı bambaşka bir dünyadır!Bizden önce Göksel Suyolcu,Kadir Kabadayı,Fahri Soykan,Ufuk Oral,Alaattin Soydemir (Cici Bey’in Ali) Ahmet Ganioğlu,Ahmet Etyemez Küflü’nün Şadi vb.Bizden çok yaşlı olan Yaşar Okur,Ülkü Celayiroğlu gibi gelip giden birbirinden değerli ağabeyler.Sevgi ve muhabbet dolu günler.Çoğu gündüz çalışıp ,sınav günleri sınavlara giriyorlar.Öyleki 18 yılda fakülteden mezun olan ağabeyler oldu.Ancak 10 ay sonra iş bulup bir eve üç arkadaşla(Şahin Berk,Zeki Kahya,ben ve Niğdeli bir dost İlhami Şimşek ) bir eve çıktık ki keyfimize diyecek yok.Bir tarafta huzurlu bir ortam ,cebimiz dolu ,düzenli ve ahenkli bir hayat.
İşte böyle bir ortamda iken Develi’den bir dosttan.Mustafa Toksoy’dan bir mektup.Aman Allah’ım tam kendi rind üslubuna yakışır satırlar.Bir hikmetli şiir var ki okunmaya değer:
Allah yaparsa bir kulun işini
Mermere geçirir dişini.
Allah istemezse bir kulun işini
Muhallebi yerken kırar dişini
Şimdi gerçekler böyle özlü bir biçimde Toksoy’un diliyle dillenmişse ben ne diyeyim?İşin gerçeği o günlerde bana ilaç gibi gelmişti.
Ölenlere rahmet,kalanlara sağlıklı bir ömür diliyorum.
Çağdaş Develi/08/12/2016

Share
1.113 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...