logo

Kumpasçı Dindarlar

Sevgili Okuyucularım!
Bugün sizlere kumpas kuran dindarlardan söz etmek istiyorum.
Daha doğrusu ikiyüzlülük hırkası giyen dindarlar üzerinde durmak istiyorum. Toplumun manevi duygularını ve sermayelerini kardeşlik, dindarlık söylemi altında hiç çekinmeden kullananları hatırlatmak istiyorum. Yargıda, orduda, emniyette, hemen bütün devlet kademelerinde kendi adamlarını yerleştirmek için kumpaslar kuranlardan söz etmek istiyorum. Devletin en güvenilir kurumundan çaldıkları soruları kendi adamlarına dağıtarak sınavları kazananlardan bahsetmek istiyorum. Çalıntı sorular ve kumpaslarla binlerce gencin, binlerce insanın geleceğini karatanların en büyük günah olan kul hakkını yediklerinden söz etmek istiyorum. Kendi idealleri uğruna haksızlığı, zulmü, gaspı mubah sayanların, dürüstlük ve hakkaniyet gibi ahlaki ilkeleri ve hukuki kuralları çiğneyenlerin, ahlak ve hukuk dışı her türlü eylemi mubah görenlerin ihtiraslarından söz etmek istiyorum.
Değerli Okurlar!

Tüm bu ihtiraslar, acımasızlıklar ve kıtaller ne yazıktır ki halkımızın dindar, mütedeyyin, feragat ve fedakâr imanlılar olarak bildiği kimselerce yapıldı.
Peki dindar insan bunu yapar mı? Yani dindar insan açgözlü, bayağı, kıskanç, zalim, şiddet düşkünü, kaba, bencil, haksız, isyankâr olur mu? Devlete ve millete başkaldırır mı? Dindarların ölüme ve yıkıma karşı eğilimleri olabilir mi?
Oluyor maalesef. Peki neden?
Çünkü gerçekten inanmıyorlar.
Çünkü inançlarında sevgi yok.
Çünkü insanı sevmiyorlar.
Çünkü sevgi yerine silahı tercih ediyorlar.
Çünkü sürekli makam mevki hırs peşinde koşuyorlar.
Çünkü maddeyi seviyorlar.
Çünkü madde onları kör ediyor.
Çünkü kendi inançlarını kendi öfkelerini kutsallaştırıyorlar.
Çünkü halkımızın dindara, mütedeyyine destek verdiğini biliyorlar.
Çünkü halkın devlete değil cemaatlere, hiziplere, gruplara, tarikatlara itibar ettiğini biliyorlar.
Ama artık halkımız gerçeği görmeye ve anlamaya başladı. Bu arada acaba tüm dindarlar böyle midir diye de kafaları karıştı, inançları hırpalandı. Halkımızda yoğun bir güvensizlik ortamı oluştu. Birbirilerimize kuşkulu gözlerle bakmaya başladık. Çünkü Dinin altını oyanlar toplumda gün geçtikçe güvensizlik ortamının doğmasına sebep oldu, oluyor.
İşte Sevgili Okuyucular!
Bu ülkede düzensiz ve karmaşa dolu bir toplum oluşmasına böyle dindarlar sebep oldu. Burada bir gerçeğin de altını çizmek istiyorum. Eğer Devlet bir grubu, bir hizbi, bir cemaati siyasi amacı için kullanır ve güçlendirirse akıbet asla hayırla sonuçlanmaz. Dinde siyaseti siyasette dini arayanlar dinin de devletinde altını oyarlar.
Tarih bunun örnekleriyle doludur. Burada bütün dindarları aynı kefeye koymanın da haksızlık olduğunu biliyorum.
Bizim sözünü ettiğimiz, dindarlığını göklere çıkarıp ilahi doğaçlama konusundaki becerilerini rüyalarla, gözyaşları ile insanları etkilemeye çalışan dindarlardır. Bu dindarlar gördükleri rüyalarını unutuyor, aldıkları mesajları tersine uyguluyorlar, hiç tereddüt etmeden aynı inancı paylaşanlar üzerine yıldırımlar yağdırmaktan çekinmiyorlar.

Share
1.778 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...