logo

KÖYLERİMİZ ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR-1

Milletvekilleri aday adayı olanların ortalığı tozu dumana kattığı, organize güçlerle sıkı ilişkilerin içinde olduğu, maddi imkanları ve sosyal statülerine göre adlarını duyurmağa çalıştığı, Develi’nin siyasi güçleriyle değişik kişilerle, gizli ve açıktan temasa geçtiği bir gerçektir.
Tüm samimi dileğimiz bir zamanlar üç milletvekili çıkaran Develi’mizin yine her partiden birer milletvekili çıkarması ve hizmetlerde siyasi iradeyi arkasına almasıdır!
Meramımız bir siyasi analiz yapmak değildir. Ancak tespitlerimiz de bir görüş bildirmektir.
Böyle bir ortamda köylerimiz hakkında bilgilenmek ancak siyasi getirisi ne olabilir, kaygısını geçmez. O bakımdan köylerimizin tarihçesi, sosyal ve kültürel gelişmeleri, ekonomik yapıları üzerinde bilgi vermek ve işin en önemli tarafı bu konular insanımızın ne kadar ilgisini çeker? Bu da ayrı bir konu. Ama biz bütün bu olumsuzluğa rağmen tarihe not düşürme adına Develi’ye bağlı köy/Mahalleleri hakkında bilgi vermeye gayret göstereceğiz.
Bildiğimiz kadarıyla Develi’nin Gaziköy, Sindelhöyük, Zile ve Şıhlı dahil olmak üzere dört belde ile kırk altı köyü vardır. Bunların bir kısmı, yer altı şehirleri, yazılı kayalar,kazılarla elde edilen kültür bulguları ışığında görüyoruz ki bazıları antik çağdan günümüze kadar gelebilen yerleşim yerleridir.Mesela Fraktın,Kiskos /Kiske,Matasa /Madazı,Pungolos /Pungu,Sinderemeke /Senderemeke gibi köyler bunlardan bazılarıdır
Kimisi kurucuları olan aşiretlerden almıştır: İvaz Hacılı,Kireyit /Girenit,Köseler, Kızık,Soysallı, Şeyhli / Şıhlı,
Kimisi şahıslardan ismini alır:Ebçe Sultan’dan Epçe,Kabak Şeyh’ten Kabaklı,
Kimisi de coğrafi yapısından alır:Meyilli dere/Milli Dere, Çukuryurt, Dereşim, Bakırdağ /Taşçı,
Hüseyinli.Bunlardan bazılarıdır.
Nerden aklınıza geldi böyle bir konuyu diyebilirsiniz? Doğrudur. Açıklayayayım.
Develi’nin en önemli su kaynağı Erciyes’ten sonra güneyinden akan Zamantı Nehri’dir.Son yıllarda altmış yıllık bir hasret sona ermiş ve bu nehir üzerine yapılan barajlar bu havza üzerinde kurulmuş olan köyleri etkilemiş ve bu bölgedeki sular altında kalan köylerin insanları Develi’ye göçmüşlerdir.
Son istatistiklere göre Develi son on yılın en çok göç veren ilçesidir!Yıllar önce iki binin üzerindeki bazı köylerimiz bile eski halini ancak yaz aylarının hasat zamanında zorlamaktadır.İşte bu konular üzerinde dostlarla sohbet ederken İlhami Şekercioğlu dostumuz lafı bizim “Oruza “ yazımıza getirdi ve :Ağabey herhalde bizim köylere hiç sıra gelmeyecek,diyerek bizi taşlamasın mı?Halbuki suya gömülen ve Atlantis’in dramını yaşayan ve nice hatıraları bulunan kendi köyü Çukuryurt Köyü hakkında özel bir heyetle gitmiş,değerli gazetecimiz Yüksel Kalkan Hakimiyet Gazetesi’nda tam sayfa fotoğraflı bilgiler vermiş ve biz de bu köyümüz hakkında yazımızı yazmıştık.Peki bu sızlanma ne demek oluyor?.İşin özü bizi gıdıklıyor ve dikkatlerimizi köylerimiz üzerine çevirmemizi istiyor.
İşte bu yazı serimiz böyle rahmani bir tartışmanın sonucudur.Kaldı ki ayrı ayrı olmasa bile üç dört yazımızla köylerimizi değişik biçimde ele almış,incelemiştik.İncesu,Girenit, Çukuryurt ,Şahmelik gibi.. Ancak bu yazı serimizde köylerimizi tek tek ele alıp bir ilki daha başarmaya çalışacağız.Tabii nice eksiklikleri içerisinde.Çünkü çok iyi biliriz ki bir yazarı elindeki bilgiler ve belgeler yönlendirir.Hatırı sayılır köylerimizin başka şehirlerimizde dernekleri var.Bu derneklerimiz köylerini, nice iyi niyetlerine rağmen,bilgisayar ortamına taşımaktalar ama ciddi bilgiler yerine bu siteleri hazırlayanların reklamı ile doludur. Dileriz ki bu siteler daha ciddi bilgiler içerir.
Önümüzdeki hafta Ayvazhacı’yı ele alacağız.Tabii görelim Mevla neyler?
18.02.2014.Çağdaş Develi Gazetesi

Share
1.577 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Derneğin Hafızası Kitabını Neden Yazmaya Gerek Duydum?

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimize hizmet eden değerli büyüklerimizi anmak ve bizden sonra gelecek yönetimlere ışık tutmak için bu kitap kaleme alınmıştır. Amaç derneğin yazılı hafızasına bir katkı sunmaktır. Çünkü toplumun hafızası olan kitaplar kültürel bir mirastır, kitaplar gönülden gönüle giden bir yoldur. Her dönemde Başkanların ve yönetimlerin karşılaştığı zorluklar, yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetler hiçbir zaman küçümsenemez. Dernekçilik bir gönül, sevda ve fedakârlık işidir. Hemşehrilerinin dertlerine ortak olmak, hastalara ve yoksul...
  • DÜNYA PİKNİK GÜNÜ

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarından itibaren piknikler, hafta sonlarının en keyifli aktiviteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pikniğe gitmek için kimimiz deniz kenarını, kimimiz ormanı, kimimiz su veya göl kenarını, kimimiz de parklar gibi doğal ortamlar veya bir açık alanı tercih ediyoruz. Piknik, yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezintidir. Piknik, kelimesinin kökeni Fransızca “pique-nique” kelimesinden gelmekte olup, anlamı “Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer” olarak tanımlanmaktadır....
  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...