logo

KOPÇULU MAHALLE ÇEŞMESİ

1573

11-13.Kasım.2011 tarihleri arasında Uluslararası Malatya Türk Halk Müziği Sempozyumu olmuştu. Biz de bu sempozyuma “Ak Gelin Efsanesi ve Türküsü” konulu bir bildiriyle katılmıştık.Bizim bu bildirimimiz geniş bir yankı bulmuş,fakat Kırşehir ve Yozgat’tan katılan katılımcılar bu tebliğimizden huzursuz olmuşlardı.
Onlara göre bu türkü “doğrudan Develi’ye mal edilemezdi.Geniş bir alanın türküsü idi.vb.”Fakat tarihi ve edebi bilgilerle inşa ettiğimiz tebliğimiz bu itirazları çürütmüştü!Fakat acıdır,bu sempozyumda sunulan tebliğler maalesef kitaplaştırılamadı.Halbuki her bir bildiri türkü dünyamız için ne büyük hazine idi.
Sempozyumlar aynı konularda uzman olanların birbiriyle kaynaştığı, fikir alışverişlerinde bulunduğu, yayınlanmış kitapların paylaşılması vb. güzelliklerin sunulduğu bilimsel toplantılardır.
Elimizde Tarık Kip’in hazırladığı “TRT Türk Sanat Musıkisi Sözlü Eserler Repertuarı, Ankara 1989” adlı kaynak eser yanında ;işte yukarda bahsettiğimiz sempozyumda tanıştığımız, Malatyalı Av.Selami Yücel’in hazırlamış olduğu “Tüm Türküler,En Geniş Türkü Sözleri Arşivi,Uzun Havalar,Bozlaklar, Marşlar,Ankara 2009” adlı imzalayıp şahsımıza verdiği kaynak kitap mevcuttur. Şarkılar yanında canımız hangi türküyü söylemek istediğinde bu kitabı açıyoruz,türkünün metnini buluyor,yeri gelip bağlamamızla çalıp söylüyoruz.
Radyoların evlerimize girdiği zamanların ve has Anadolu türkülerinin yetkin sanatçılarımız tarafından icra edildiği dönemlerde ne güzel türküler öğrenmiştik.Türkün romanı olan bu türkülerden bazıları da özellikle genç kızlarımızın en çok buluştuğu,hanımların bilgilendikleri mekanların başında çeşmeler gelir. Av.Selami Yücel’in kitabından aldığımız ,merhum bağlama ustası ve derlemeci Emin Aldemir’in Orta Anadolu’da derlediği böyle bir türkü şöyledir:
Hey hey pınar başı burma burma
Yar yar yar yar yar yar aman
Yaz gelince ötre turna
Leylim leylim leylim aman
Çayırda buldum seni
Ellere vermem seni
Kendime alsam seni
Sinem sarsam seni
Dört kuplelik,mani tarzı bu türkü aynı zamanda Develi ve köylerinde bir düğün türküsüdür.İşte ne zaman mekanı çeşme olan böyle bir türkü dinlesem veya aklıma düşse manevi havasını her zaman hissettiğim Yukarı Develi ve Kopçulu Mahallesi Çeşmesi aklıma hemen gelir. 1989’lardaki yukarıdaki fotoğrafa,şimdi siz bakmayın. Fotoğraftakiler, çocuklarım Taha ve Şeyma ile Hakk’ın rahmetine kavuşmuş annem’dir. Ne acıdır ki ,İcim Yaylası’nın soğuk suları ile beslenen Kopçulu Çeşmesi bugün yok!Evet yok.Yok etmeyi çok severiz ya, aynen öyle.

3047
Kopçulu Çeşmesi Kopçulu mahallesinin ne tatlı hatıralarının geçtiği mekanıdır.Çifte kurnasından gürül gürül akan sular, sallarında nice Kopçulu gelinlerin ve genç kızların “esvap deptiği” ,hemen bitişiğindeki küçük havuzda toplanan suyun boşaltılıp,sırayla sebze bahçelerine akıtılması birer komşular arası samimi bölüşme örneğiydi.
Çeşme’nin hemen arkasında küçük bir medrese vardı. Burada uzun yıllar mahalle çocukları namazlıklarını öğrenmişlerdi.Bu bilgiyi yıllar sonra burada okuyan merhum Halim Amcam’dan öğrenmiştik.
Bir ziyaretimizde o güzelim tunç kurnalarının sökülüp yerine demir kurnaların takıldığını görmüştük.Anladık ki artık Kopçulu çeşmesi misyonunu tamamlıyor. Nitekim yine bir başka ziyaretimizde bu çeşmenin yıkılmaya çalışıldığını gördük. Merakla sormuştuk:
-Niçin yıkıyorsunuz?
-Lüzumu kalmadı.
-Şu küçük medrese ile korunmaya alınsa daha iyi olmaz mı?
Cevap kısa ve kesindi:
-Ölmüşün nesini koruyacaksın,Emmioğlu?
Tarih şuurundan yoksun, geçmişiyle hiç hesaplaşmayı düşünemeyen,değerlerini yarına iletme gibi bir sorumluluğu taşımayan yetkili ve kişilerden,toplumdan ne bekleyeceğiz?
Kopçulu çeşmesi… Canım anamdan ve çocukluğumdan neleri alıp gittiğinin farkında mısın?Değerli sanat tarihçi ağabeyimiz Kadri Sayılgan,Develi’de Su Medeniyeti adlı yazısında Hasilli ve Meteris çeşmelerini yok eden eller için:” hain eller” diyordu. Hangi şuursuz,ve ucuz kafalılar bizlerden bu değerler hazinelerini çalarlar ki ?
Ucuz kafa diyoruz,çalma diyoruz ! Üretken olsa ona zaten şaşmak lazım.
Çağdaş Develi,21.01.2016

Share
1.092 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

#

KOPÇULU MAHALLE ÇEŞMESİ” için 2 Yorum

  1. Avatar ADEM BAKMAZ : diyor ki:

    Sayın hocam kopculu çeşmesi çocukluğumun önünden geçerken hep susadığım ama ayğözmeden gelip at aayağından sona ya geçip gelirkende kopculu çeşmesinin önünden geçip su içtğim günler gelidi aklıma kırk yıl öncesine gittim .Gönen saygılarımla.

  2. Avatar ADEM BAKMAZ : diyor ki:

    MErhum NECATİ AĞABEY’ E rahmet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...