logo

KİTAPLAR ARASINDA ÇIKAN NOTLAR

1573

Geçen haftaki yazımızda yıllar önce topladığımız Develi’ye ait notlardan bir kısmını bu sütuna taşımıştık.
Gördük ki okurlarımızın bir hayli dikkatini çekti.Demek ki insanımız yaşadığı coğrafyanın geçmişine ait bilgilere ilgi duyuyor ki bu bir yerde geçmişiyle yüzleşme, bir nevi hesaplaşmadır.Korkmadan bu hesaplaşma içerisinde olma da şuur işidir.Zira bu hesaplaşma ve hangi konuda olursa olsun geçmişiyle yüzleşme gerek millet,gerekse birey için bazen acı sonuçlar doğurur!
Bu hesaplaşma kolay bir iş değildir.!Niçin,bir 12.03.2012 tarihli bir notta şunlar yazıyor : ”Türkiye karanlık / Kilise karanlık/Papaz kör /Okuyan ağraz / Dinleyen sağır.” Bu beşlikteki ana düşünce nedir?Etrafında ve ülkesinde olan bitenden haberdar olmayan,bunca gelişmeler karşısında sağırlaşma veya sorumluluk altına girmekten korkma söz konusudur.Yargılama ve algılama özürlü bir toplumun özetidir.Yani hazır ve peşin kararlı olmanın özetidir ki çoğu insanıruhen rahatlatır.
Çocukluğumuzda bizler “Dinimden döneri,partimden dönmem” diyenleri görmüştür.Develi vilayet olacak diye,halılar üzerinde yürümeyi çok severmiş,diyerek bir buçuk km.ayağının altına halı döşeltilen zamanın DP. TBMM Başkanı Refik Koraltan’ı da görmüştür.Bir İstiklal İlkokulu 3.sınıf öğrencisi olan bu satırların sahibi de beyfendinin şerefine,hazırolda Türk Bayrağı sallamıştır.Hiç kimsa de bu saltanat neyin nesidir,diyerek sorgulamamıştır!
***
Bu yazımızın aslında adınıı “Eski Kitaplar arasında Çıkan Notlar” koymayı istemiştik.Fakat nedense bunun yerine yukarıdaki başlığı koyduk.Ünlü muharririmiz Ahmet Rasim’in çok önemli fakat dikkatlerden kaçırılmak istenen çok önemli bir kitabı var.Kitabın ismi:”Menâkıb-ı İslam,Darü’l-Hilafe 1325 / 1909”.Ahmet Rasim çok velut bir yazar.Bir çok eseri günümüz Türkçesine çevrilmesine rağmen bu kitap çoğu yerde yazarın eserleri arasına bile bazen konulmadığı gördük.Halbuki son derece önemli bir eser.İşte bu kitabımız elimize geçtiğinde iç.inde küçük bir kağıt parçasına şöyle bir notu gördük:
Makaradır makara
Hamid oldu maskara
Sıkılma Hamid Ağa
Rezil oldun vatana.
1908 ‘ den sonra Selanik’e mecburi oturmak üzere alıkonulan 2.Sultan Abdulhamid aleyhinde söylenen bir şarkı.” Düşenin dostu olmaz misali.Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra üzerinde en çok durulan ,stratejist ve Türkçü bir hükümdarSultan 2.Abdulhamid’dir. Yıllar önce bir İngiltere seyahatımızda Kıraliyet Sarayı önünde eski kıyafetleri ve atlar üzerindeki saray muhafızlarının ,kimi yayan entarili görevlilerin nöbet değişimi törenini görünce çok dikkatimi çekmiş ve ne yalan söyleyelim imrenmiştik. Haşmetli bir maziye en güzel bir saygıydı bu.Ama bizde ise uzun zaman kültür reddi olmuştu.Nitekim ünlü Fransız yazarı Viktor Hügo bir vesile ile:”Haşmetli bir mazi,zayıf bir devlete yüktür .” demişti! İşin ilginç ve sevindirici yanı artık Osmanlıyı Osmanlı yapan değerler ve yıllar içerisinde kurduğu sistemler manzumesi üzerine durmadan yayınlar yapılmakta ve bu eserler yok satmaktadır.Dün ecdatı yermek moda iken,bugün geçmişiyle doğrular üzerinde kafa yoran insanlarımızı ve yazarlarımızı gördükçe seviniyoruz.
Bu not kime aittir bilemiyoruz.İsmini yazmamış.Şarkı dediğine göre,musıki konusunda bilgisi olmaz.Eli mızrap tutan biri olarak,kütüphanemizdeki güfteler antolojilerine göz gezdirdiğimizde ,mesela Ethem Ruhi Üngör’ün iki ciltlik bir şaheseri olan:”Türk Musıkisi Güfteler Antolojisi,İstanbul 1981” adlı eserinde bu şarkının sözlerine rastlamıyoruz.Belki de Yüce milletimizin şuuru böyle bir aşağılamayı kabullenmediği için unutulmaya mahkum etmiştir!Tıpkı 27.Mayıs 1960 ihtilâli olduğunda “Tuna Nehri” serhat türküsünün bestesi ve sözlerinin naziresi ile:” Olur mu böyle olur mu / Kardeş kardeşi vurur mu?” diye başlayan marşın kısa sürede unutulması gibi…
***
Hep politik notlar olmaz ya.İşte size şairini tespit edemediğimiz bir gazelin ilk iki beyiti ki hangi duygularla not etmişiz,biz de bilmiyoruz.
Sordular Mecnuna Leylâ’nın saadet-hanesin Sineden bir âh çekip gösterdi dil virânesin Bir bakışla âşıkı meftun eder çeşmânesi
Neyleyim dil-dâre müştak kılmadı dil-hânesin
***
Bir üniversite Seçme Sınavı sırasında,Erciyes Üniversitesi’nde görevliyiz. Sıralar arasında gezinirken, sıralar üzerinde öğrenci yazıları…Şiirler,özlü sözler…İşte bunlardan iki şiir.Not tarihi;16,04.1997.Aradan 18 yıl geçmiş,daha dün gibi.Şiirlerden İstediğinizi okuyabilirsiniz:
Çiçek çiçek açmış ol günlerin dalı gibi
Kalbini yumuşak et ipek bir halı gibi
Yeri gelince konuş, öyle bir söz söyle ki
Millete şifa versin arının balı gibi.
İkinci şiir ise şöyle:
Selam Sevda Bacı
Hayatında her zaman
Mutluluk yağmurları altında
Şemsiyesiz olmanı dilerim
Bizi unutma sevgilerimle…
Biz kitaplar arasında çıkan okuyucu notlarından ve kendi derlediğimiz notlardan bir demet sunduk.İnanıyoruz ki sizlerin de ne derin böyle notlarınız vardır?Her biri bir ibret aynası değil mi?
Çağdaş Develi Gaz.22.10.2015

Share
963 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...