logo

Kayseri ve Develi’nin İlk Hanım Şoförü : Ceyda AVCI

Ceyda öğretmen Develi’nin saygın Avcı ailesinin dört kız üç erkek evlatlarının dördüncü çocuğudur.
İlkokul ve ortaokulu Develi’de bitirdikten sonra, ailesi onu öğretmen olması için Adana Yatılı Kız Öğretmen okuluna gönderir. 1960 yılında buradan mezun olduktan sonra, öğretmen olarak Develi’ye döner. Adana’da beraber okudukları Ayşe Soylu ile ilk görevleri olarak da Soysallı Köyü’nün ilkokuluna tayin edilirler, Ceyda Avcı başöğretmen olarak bu okulda çalışmaya başlar.
Bir İlk’in Hikâyesi:
İlk dönemde eski okulları köyün içerisindedir. Daha sonra, köyün alt girişindeki meşhur Büğleyen su kaynağının yakınındaki çayırlık alanda yeni ve güzel bir okul ve hemen yanında da çok şirin bir öğretmen lojmanı yapılır. Bu arada, Ceyda öğretmeninin babası Dişçi İbrahim Amca’nın evinde 42 model bir Amerikan Jeepleri vardır.
O tarihlerde Develi’de çok az ailede özel vasıta ve sadece 3 veya 4 Jeep bulunuyordu. Madenci Sabri Bey’den yadigâr bu tarihi Jeep, diğerleri arasında en eski ve orijinal olanı idi. Dişçi Amca kendisi araba kullanmazdı. Önceleri Meterisli Sami’yi şoför tutmuştu. Şoför Sami başlangıçta bu Jeepleri ile Ceyda öğretmeni her sabah Develi’deki evlerinden Soysallı’ya götürüp gelir, akşamları da tekrar gider, okul çıkışı Ceyda öğretmeni Develi’ye geri getirirdi. Bazen köyde kalırsa, Yine şoför Sami Jeep ile Evden yemek götürürdü. Daha sonra Sami’nin yerine şoför olan Kurt Şahin Ceyda öğretmene araba kullanmayı öğretir.
Bu arada ailenin en küçük erkek evladı Cevdet’te o tarihlerde ortaokula başladığında, küçük yaşına rağmen, Jeep’i kullanmaya başlayınca, Ceyda ablasının Soysallı’ya gidip gelmesinde o da devreye girer.
Bu arada, Büğleyen’deki subaşı etrafındaki ağaçlar altı ve çayır alanı, Develi yolu üstünde önemli bir duraklama ve piknik alanı idi. Bir gün Develi’den dönen Kayseri Valisi, Emniyet Müdürü protokol Personeli ile Büğleyen subaşı da durakladıklarında, herkesin dikkatini çeken bu Amerikan Jeep’i ile gelen Ceyda öğretmeni görürler. Doğal olarak tanışırlar. Vali bey sohbet esnasında, Ceyda öğretmenin bu enteresan bulduğu yaşamı ile ilgilenir. Sohbet ederken, Ceyda Öğretmen’e ehliyeti olup olmadığını sorar. Henüz yok cevabını alınca, yanındaki Emniyet müdürüne de dönerek, Ceyda öğretmenimizin ehliyet alması konusunda gereğini yapalım, Kayseri’mize de “ İlk Hanım şoförümüzü” kazandırmış olalım der ve Ceyda öğretmeni Kayseri’ye davet ederler.
Ceyda öğretmenin şoförlük serüveni de bu şekilde başlıyor.
Ceyda öğretmen Vali Bey’in davetlisi olarak Kayseri’ye gidip gelmeye başlar, Vali Bey’in eşi ile de arkadaş olurlar.
Sonuçta, Büğleyen’deki subaşında tesadüfen tanıştığı Kayseri Valisi, Emniyet Müdürü, Protokolü ve eşleri ile aile dostları olduktan sonra, onların yönlendirmesi ile Şoförlük sınavı formalitelerini tamamlayıp, teorik ve pratik sınavları da kazanarak ehliyetini alır.
Kayseri ve Develi’nin İlk Hanım Şoförü:
Böylece, Vali Bey’in de arzu ettiği gibi; sadece Develi’nin değil, Kayseri’nin de “İlk Hanım Şoförü” unvanını alır.
Ceyda Öğretmen, Soysallı’daki bu ilk ama kendisine de “İlk Hanım Şoför” unvanını kazandıran nostaljik görevinden birkaç sene sonra, Develi’ye tayini çıkar, önce İstiklal sonra Seyrani İlkokulunda görev yapar. 70’li yılların başlarında da İstanbul’a, Yeşilyurt’taki tanınmış “ Hamdullah Suphi Tanrıöver “ Okuluna tayin edilir. Uzun yıllar orada görev yaptıktan sonra, 1984’te emekli olur, bir süre de Fransa’da yaşar. Şu an ikamet adresi İstanbul Erenköy’deki Evi gözükmesine rağmen, Paris’te ve Bodrum’da da ayrıca birer evi vardır.
Yani uzun seneler, Develi’mizdeki küçük bir köyden Yeşilyurt’taki büyük bir okula kadar, Milli Eğitim’e hizmet ettikten sonra, şimdilerde biraz İstanbul, biraz Paris, yazları da Bodrum’da emeklilik hayatını yaşamaktadır…
Develi’de İz Bırakanlar/2 kitabım için değerli hocam Prof. Dr. Cavit Avcı’nın kaleminden ablası Ceyda Avcı Hanım’ın bir portresi. Avcı ailesinden ahirete intikal edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı uzun bir ömür dilerim.

Çağdaş Develi Gazetesi, 03 Temmuz 2020, Sayfa 7

Share
8.920 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...
  • DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Günlük yaşantımızda ellerimiz, çevre ile sürekli temas halindedir. Ellerimiz en fazla mikroorganizma barındıran organımızdır. Ellerimiz temiz gibi görünse de, gözle görülmeyen bakteri, virüs ve parazitler gibi pek çok hastalık yapıcı etkeni üzerinde taşıyabilir. Çağdaş sağlık hizmeti anlayışı, öncelikle sağlığın koruması ve geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede ele alındığında, günümüzde toplumda hijyen uygulamalarının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Çocukların çoğu, sadece ellerini...
  • Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday’ın Albümünden

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday'ın Albümünden Dünyanın neresinde olursam olayım bu bayrak için ölürüm. (A.L.K) Rahmetle Anıyoruz... ...
  • DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Tüm dünyayı ve hayatımızı akıl almaz bir biçimde değiştiren Covid-19 salgını nedeniyle küresel olarak eşi görülmemiş bir sağlık önceliği taşımaktadır. Covid-19 virüsünden kendimizi korumaya çalıştığımız bugünlerde ruh sağlığımızı da ihmal etmememiz gerekiyor. Dünya virüsü kontrol altına almak ve çözüm bulmak için mücadele etmektedir. Bu arada yaşanan endişe, korku, izolasyon, sosyal etkileşimimizin temassız ve mesafeli niteliği, enflasyon sonucu ağırlaşan ekonomik koşullar, kısıtlamalar kendimizi sürekli tehlike ve tehdit altında hissetmemiz, ...