logo

Kaymakçının Hüseyin Ağabey Develi’de Âlemin Adamları

Gök kubbede hoş bir seda bırakanlara…
Âlemin adamları iz bırak ta gitti.
Anlı bir devrin neticesi onlarla bitti.
Bugün böyle nâdirata rastlanmaz niçin?
Serveti-Sâman, mal-mülk içinde yaşarız hiçin.
Vakit kalmıyor!! Güzelliği paylaşmak için.
Orhan Bey kardeşime güzellikleri bizlerle hep paylaşmaya devam dilek ve temennilerimle.
(3-Haziran- 2022) Dülgeroğlu Sabit
Kaymakçının Hüseyin Ağabey, 25 Kasım 1933 tarihinde Develi’nin Cami Kebir Mahallesi’nde doğdu. Babasının adı Yusuf annesinin adı Ayşe’dir.
Üç erkek kardeşi vardı. En büyük ağabeyi
Ali Hümmetoğlu Güney Amerika’ya gitmiş ve yaşamına orada devam etmiştir. Şükrü Hümmetoğlu Develi’de yaşamamış, Kore Savaşı’na katılmış, dönüşünden sonra vefat etmiştir. Mehmet Hümmetoğlu ise İzmir’de yaşamış, tramvayda biletçi olarak hayatını idame ettirip İzmir’de vefat etmiştir.
Hüseyin ağabey ise küçük yaşta gurbete çıkmış. Ayakkabıcılık başta olmak üzere çeşitli işlerde çalışmış. Genç yaşta şoförlük öğrenmiş. Zamanın sayılı şoförlerinden biri olmuştur.
Yukarı Develi’den Eski kapının Ahmet Kaptan’ın kızı Ayşe Hanım ile 1951 yılında evlenmiştir. Evliliklerinden (1953) Yusuf ve (1964) Kadriye adında iki çocukları olmuştur. Oğlu Yusuf 5 Ekim 2015 tarihinde Develi’de vefat etmiştir.
1955-62 yıllarında Ankara’nın meşhur kabadayısı Kürt Cemal’in özel şoförlüğünü yaptığı bilinir. Kürt Cemal’in 1962 yılında kalleşlikle karanlık bir ortamda öldürülmesiyle başta kabadayı Mehmet ve Dündar Kılıç sorumlu tutulur. Bu ikisi gider devlete teslim olurlar. Aradan bir yıl geçince ikisi de serbest bırakılır. Kabadayı Mehmet Kürt Cemali’nin yeğenini vurarak öldürür. Dündar Kılıç’ta Ankara’yı terk eder. Olaydan sonra Ankara ayağa kalkar. Beş bin kişi intikam yemini eder. Develili Kaymakçının Hüseyin Cemali’nin ölümünden sonra Ankara’yı terk eder. Bir müddet Develi’de kalır sonra İstanbul’a gider. Beyazıt Gedikpaşa’da gayri müslümlerin şoförlüğünü yapar.
Bir ara Develi’ye yeniden dönen Kaymakçının Hüseyin terminalde lokanta işletir.
Emin Bey’in oğlu Paşa Develioğlu’nun bir dönem şoförlüğünü yapar.
Şavrolet taksi sahibi olan Kaymakçının Hüseyin bir sürede taksicilik yapar.
Kaymakçının Hüseyin’in sesi o kadar güzelmiş ki İstanbul Gedikpaşa’da türkü okumaya başladı mı ev hanımları, gelinler, kızlar evlerin balkonundan onu dinler, onun sesine hayran olur, mest olurlarmış. Bu durum Kaymakçının Hüseyin’in hoşuna gitmiş ve Hümmetoğlu olan soyadını “Öter” olarak değiştirmiştir. Kaymakçı lakabı ise babası Yusuf’un dondurmacı olmasından gelir.
İstanbul’da fırıncılık yaptığı bu dönemde ekmek dağıtırken Develili bir hemşehrisine rastlar. Develi’de yeni gelen kişi hal hatır sorar. O esnada Kaymakçının Hüseyin,” Bana bak hemşehrim, ben bir İstanbul’u doyurdum da koca Develi bir Kaymakçı’yı doyuramadı”der.
Kaymakçının Hüseyin’i tanıyanlar eli dili ve burnu hünerliydi derler. Eliyle yapılamayacak işleri yapar, ağzı diliyle güzel türküler söyler, burnu ve eliyle de müzik çalardı. Derler.
Takım elbiseli, ütülü pantolon giyer ve kravatlı gezerdi. Bu haline tanık olanlardan biriyim.
Söylediği türkülerden biri:

Meksika fidnen Hollanda
Türkiye’nin başkenti Ankara
Vayle vayle vayle…
Kaymakçının Öğretmen kızı Emekli öğretmen Kadriye’nin kaleminden babası: Babam, ilçenin tanınmış simalarından biriydi. İnsanlarla iletişimi kuvvetli, her zaman ihtiyaç sahiplerini gözeten ve onlara yardımcı olan bir insandı. Develi’ye geldiği zamanlarda genellikle anneannemi ziyaret etmek için Epçe Köyü’ne giderdik. Babamla gurbette çalışıyor olmasından dolayı çok zaman geçiremedim ama kulağımda kalan sözlerinden biri ”Benim gönlüm Döndü ile Dönede senin gönlün inek ile danada” sözüdür.
Merhum Kaymakçı’nın Ayşe Abla Kara müftünün eşi (babaannemin) son günlerinde yardımcısıydı.
Allah ondan razı ve memnun olsun. Ailemizden Kadriye kardeşime notları ve aile fotoğraflar için teşekkür ederim. Bir teşekkürümde bu güzel insanları kaleme alan Emir Ali Özçakır kardeşime.
Develi’de âlemin adamlarından olan Kaymakçının Hüseyin ağabey 1987 yılında arkasında bir eş iki çocuk
bırakarak Develi’de vefat eder.
Cenazesi Trem mezarlığına defnedilir Nev-i şahsına münhasır güzel insan ruhun şad, mekânın cennet olsun.

Share
195 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...