logo

KADINA ŞİDDET ve ÇÖZÜM

Her 4 saatte 1 kadın, tecavüze uğruyor veya erkek şiddetine maruz kalıyor ülkemizde…
Dehşet verici bur rakam.
Müslüman görünen bir ülkede bu istatistik.
2014 “Kadına Yönelik Hak İhlalleri” raporuna göre ülkemizde geçtiğimiz yıl 575 kadına erkek şiddet uygulamış. 282 kadın ise hem taciz hem tecavüze uğramış, 257 kadın öldürülmüş.
Cinayete kurban giden kadın sayısı 2002’de 68 kişi iken 2007’de bu rakam 1126 gibi rekor bir seviyeye ulaşmış.
2014 verileri de hiç iyi değil…
Ülkemizde her yıl yaklaşık 10 bin kadın taciz ediliyor.
Yarısına yakını (yüzde 40’ı) hiç şikâyetçi olmamış.
Sebep korku…
Büyük kısmı da tecavüze maruz kalmış olmakla beraber korkudan ve utançtan suskun kalıyor. Tecavüze uğrayanların % 80’i yaşları 12-17 arası kızlar oluşturuyor.
Hiç de hoş ve kabul edilebilir olmayan bu durum yalnızca bizde değil, bütün dünyada üzerinde ciddiyetle durulması gereken sosyal bir olgu..
Bütün gelişmelere, eğitimin, kültürün, sanatın, bilimin en üst noktalara ilerlediği dünyamızda hala kadına şiddetten bahsederken, konuyu tarih açısından irdelediğimizde de karşımıza pek parlak olmayan bir tablo çıkar.
Şöyle ki;
-Hint geleneğinde kadın, erkeğin mutlak egemenliği altındaydı. Kayıtsız şartsız itaat ve sadakat göstermek zorundaydı. İnsan ilişkilerinde tercih ve söz hakkı yoktu.
-Japon ve Çin geleneğinde, eşine ve onun akrabalarına sunduğu hizmetle değer kazanırdı. Erkek özellikle de aile yaşantında her şeye hakimdi.
-Kadın, Yunan geleneğinde alınıp satılan, adeta devredilen bir eşya niteliğindeydi.
-İslam öncesi toplumlarda, kız çocuklarının diri diri gömülmesi korkunç bir insanlık dramıydı.
Günümüz modern yaşamında ise kadın erkek eşitliği tam anlamıyla söz konusudur.
Modern kadın iş, aile ve toplumsal hayatta özgürdür ve eski dönemlere kıyasla önünde pek çok imkan vardır.
Ancak günümüzde çalışan kadın hem iyi bir eş hem iyi bir anne hem de iş dünyasında başarılı bir eleman ya da yönetici olmak zorundadır.
Düşünün ki, bütün bunları başarıp, artan zamanında da şayet zaman artar ise, kendi gereksinimlerini halledecek, kendisiyle ilgilenecek, yorgun düşen bedenini ve ruhunu dinlendirecektir.
Fakat gerçekler ne yazık ki her alanda kadına şiddet, sanki normal bir yaşam davranışı kabul edilmiş gibi bütün yaygınlığıyla yine devam ediyor.
Oysa unutmamalıyız ki, kız çocuğundan yaşlı nenemize her kadına atılan en küçük bir tokat bile apaçık terördür.
Çünkü onlar kızlarımız, bacılarımız, eşlerimiz ve “Cennet ayaklarının altındadır” dediğimiz annelerimizdir ve de bu dünyanın meşakkati onların omuzlarındadır.
ÇÖZÜM
Okul hayatında çok ciddi bir eğitim verilmeli ve psikolojik destek merkezleri kurulmalıdır.
Okuldaki en önemli ve puanı en kıymetli ders “İnsan ilişkilerinde kul hakkı ve insanlarla yakından ilgilenmek” dersi olmalıdır.
Eğitim, Sağlık ve Psikoloji alanında çalışanlara büyük imkanlar verileek adeta bir seferberlik başlatılmalıdır.
Birey olarak da ilgi göstermeli birbirine herkes…
Aslında bir diğer büyük çözüm de “Birbirimize olan ilgisizlik hastalığını yok etmektir”

Share
2.757 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Derneğin Hafızası Kitabını Neden Yazmaya Gerek Duydum?

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimize hizmet eden değerli büyüklerimizi anmak ve bizden sonra gelecek yönetimlere ışık tutmak için bu kitap kaleme alınmıştır. Amaç derneğin yazılı hafızasına bir katkı sunmaktır. Çünkü toplumun hafızası olan kitaplar kültürel bir mirastır, kitaplar gönülden gönüle giden bir yoldur. Her dönemde Başkanların ve yönetimlerin karşılaştığı zorluklar, yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetler hiçbir zaman küçümsenemez. Dernekçilik bir gönül, sevda ve fedakârlık işidir. Hemşehrilerinin dertlerine ortak olmak, hastalara ve yoksul...
  • DÜNYA PİKNİK GÜNÜ

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarından itibaren piknikler, hafta sonlarının en keyifli aktiviteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pikniğe gitmek için kimimiz deniz kenarını, kimimiz ormanı, kimimiz su veya göl kenarını, kimimiz de parklar gibi doğal ortamlar veya bir açık alanı tercih ediyoruz. Piknik, yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezintidir. Piknik, kelimesinin kökeni Fransızca “pique-nique” kelimesinden gelmekte olup, anlamı “Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer” olarak tanımlanmaktadır....
  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...