logo

İTFAİYECİLİK (YANGINDAN KORUNMA) HAFTASI

Yurdumuzda Yangından Korunma Haftası her yıl 25 Eylül günü başlayıp 1 Ekim tarihlerini içine alan hafta “Yangından Korunma Haftası” olarak düzenlenmektedir. Bu hafta boyunca okullarda, televizyon, radyo ve gazetelerde yangının yol açacağı zararlar, yangını önleme ve yangından korunma yolları anlatılmaktadır. Çeşitli tatbikatlarla yangın esnasında yaşanabilecek muhtemel gelişmeler insanlara gösterilmektedir.
Yangından Korunma Haftası‘nın amacı çok büyük mal ve can kayıplarına yol açan ve önlenebilir bir afet olan yangın ile mücadele etmektir. Ayrıca, itfaiye hizmetlerinin ne olduğunu halkımıza anlatmak, yangın güvenlik önlemlerinin önemi konusunda halkımızı aydınlatmak ve yangından korunma şekillerini açıklamaktır.
Yangın, ateşin kontrolden çıkarak büyümesi ve çevresine yayılmasıdır. Daha çok insanların dikkatsiz, tedbirsiz ve bilgisiz davranışlarının acı sonudur. Yangın, insanlığın karşı karşıya kaldığı felaketlerden biridir. Ev¬de, iş yerinde, ormanda yangın çıkabilir. Yangın sonunda mal ve can kayıpları yaşanabilir. Bunlara büyük mal ve can kayıpları da eklenince yangının ne büyük bir felaket olduğu gerçeği ortaya çıkar.
Hiç arzu edilmediği halde çevremizde, yurdumuzda sık sık yangınların çıktığını görür veya duyarız. Ülkemiz yangın felaketiyle çok sık karşılaşan ülkelerin başında gelmektedir. Ülke için felaket olan bu yangınlar genellikle elektrik kontağından, çocukların kibrit, soba, ocak gibi şeylerle oynamasından, tüp gaz patlamasından, piknik, anız yakma, enerji nakil hatlarından ayrıca dikkatsiz ve bilinçsiz davranışlardan çıkmaktadır. Yangınlara deprem, kasırga, yıldırım düşmesi gibi doğa olayları da sebep olabilmektedir.
İnsanlığın en önemli buluşlarından birisi ateştir. Günlük hayatta pek çok yerde onu kullanmakta, onun sayesinde hayatımızı kolaylaştırmaktayız. Ancak ateşi kontrol edemediğimiz zaman da pek kötü sonuçları olan yangınlara yol açmaktayız. Her gün televizyon, radyo ve gazetelerde (Ormanlar, fabrikalar ve evlerin yanması) yangın haberleri duyarız ve üzülürüz. Yangın, hem bireysel hem de toplumsal kayıplara neden olan bir felakettir. Hatta bazen insanların ölümüne bile yol açmaktadır.
Evimizin, iş yerimizin, okulumuzun, komşularımızın evinin ya da bir ormanın yanması hepimiz için bir acı bir kayıp ve yıkımdır. Yangının verdiği maddi zararların yanı sıra can kaybımıza da sebep olabilmektedir. Yangınların en önemli sebebi insanların dikkatsizliği ve ihmalkârlığıdır. Önemli olan yangının çıkmasını önlemek bu konuda dikkatli olmak, gerekli koruyucu tedbirleri almaktır. Öğrencilere ve çevre halkına verilecek eğitimlerle bu dikkatsizliğin ortadan kaldırılması mümkündür.
Bir yangına müdahale edip onu söndürecek, çevrede önlem alarak zararı aza indirecek kuruluş itfaiye örgütüdür. Her kentte bir itfaiye örgütü vardır. Eski Mısır’da ve Romalılarda itfaiye örgütünün görülmeye başlandığı bilinmektedir. İtfaiye asıl gelişmesini Avrupa’da göstermiştir.
Bizde ilk girişimler Osmanlı döneminde 16. yüzyılda İstanbul’da görülmektedir. Bu yıllarda İstanbul’un evlerinin çoğu ahşap olduğu için yangınlar felaketle sonuçlanma ve bir mahalleyi yok edebilmektedir. 1717 yılında Davut adlı bir Fransız’ın girişimleri sonucu tulumba ile yangınlara müdahale edilmeye başlanmıştır. Bu bizdeki ilk itfaiye örgütüdür. Bir süre sonra Yeniçerilerden bir “Tulumbacı Ocağı” oluşturulmuş ve zamanla İstanbul’un birçok semtine tulumbacılar ocağı kurulmuştur. İstanbul’daki yangınları takip edebilmek için 1828 yılında bugün halen İstanbul Üniversite’nin Beyazıt’taki bahçesinde bulunan yangın gözetleme kulesi inşa edilmiştir. 1868’den sonra tulumbacılar belediyeler tarafından kurulmaya başlanmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edilmiştir. Bu yüzden 25 Eylül tarihi, Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası) olarak kutlanmaktadır.
Günümüz teknolojisine paralel olarak yangın söndürme teknik ve yöntemlerindeki hızlı gelişmeler sonucunda çağdaş bir itfaiye teşkilatları kurulmuştur. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütleri son teknoloji ile donatılmıştır.
Yangın söndürmekle yükümlü devlet memurlarına itfaiyeci denilmektedir. Bir itfaiyeci yangınları söndürmek için eğitilmiş ve buna göre donatılmıştır. Yangınların yanında itfaiyecilerin araba kazalarına müdahale etmek, çöken binalarda mahsur kalan insanlara yardım etmek vs. gibi görevleri de vardır. Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır. İtfaiyeciler sürekli hazır vaziyette bulunarak, meslek yaşamları boyunca eğitim ve tatbikatlarla iç içedirler. İtfaiye ile özdeş olan yangın ile mücadelenin 3 temel amacı vardır. Bunlar, hayat kurtarmak, mal kurtarmak ve çevreyi korumaktır.
Yılın 365 günü, bayram, yılbaşı, hafta sonu, gece gündüz demeden nöbet bekleyerek vatandaşımızın imdat çağrısına cevap vermek için hazır bekleyen, gözünü kırpmadan ateşin, dumanın içine dalan, en zor koşullarda bile her türlü zorluğa göğüs gererek tanımadıkları hayatları kurtaran itfaiyecilere teşekkür etmeliyiz.
Biz de yangından korunmak için önce dikkatli olmalıyız ve elimizden geleni yapmalıyız. Unutmayalım yangını önlemenin en önemli kuralı “Dikkat” tir.
Bu vesileyle yangınlar başta olmak üzere her türlü doğal afette hep yanımızda gördüğümüz, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği için gece gündüz demeden canları pahasına görev yapan itfaiyecilerin, “İtfaiyeciler Haftası” kutlu olsun.

Share
996 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...
  • Merhum Mehmet Özdemir ve Milli Mücadele’de Develi

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Milli Mücadele'de Develi konusunu araştırırken merhum Develi Belediye Başkanı Mehmet Özdemir'in "Milli Mücadele'de Develi" isimli kitabını görmüş lakin kitabı edinememiştim... Kurban Bayramında M. Orhan Cebeci Amcayı babam, (Emekli Öğretmen Hakkı Kalkan) arayarak konuyu iletti... Sağ olsun kendi kütüphanesinden okumam için kitabı Orhan Amca kitabı bana gönderdi. 1973'te Cumhuriyetin 50. Yılı kutlamaları münasebeti ile Mehmet Özdemir'den kitabın yazılması talep edilmiş ve kitap 50. Yıl kutlamalarına yetişmiş... Okuduğum nüsha muhtemelen ilk ...
  • DÜNYA KAPLAN GÜNÜ

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Kaplan (Pantheratigris), kedigiller (Felidae) familyasından etçil bir memeli hayvan türü ve büyük kediler ailesinin dört üyesinden birisidir. Panthera cinsinin en büyük kedisidir. Doğadaki en büyük kedi türü olmasının yanı sıra kaplanlar, yaban hayatın da simgesi haline gelmiş vakur canlılardır. En bilindik ve popüler kaplan çeşidi ise Bengal kaplanlarıdır. Turuncu- Kahverengi renge sahip kürkünün üzerindeki koyu dikey çizgileri ile kolayca tanınabilir. Genellikle geyik ve yaban domuzu gibi toynaklıları avlayan süper avcılardır. Kaplanlar su t...