logo

İstanbul Evliyaları “Gül Baba”

İstanbul Evliyalarından bazıları ramazan boyunca Çağdaş Develi gazetemizde yayınlanacaktır. Anadolu evliyalarını, Develimizin evliyaları zaman zaman gazetemizde anılacaktır.
Dev Ali, M. Asım Köksal, Ahmet İslamoğlu, Seyyid İmameddin, Seyyid-i Şerif, Şeyh Ümmi, Nebi Baba, Şeyh Çoban, Abdal İlyas, Evliya Dede, Aşık Seyrani, Kabak Şeyh, Epçe Sultan, Şeyh Hacı İbrahim, Akça Koca Develi ve Yöresinin manevi mimarlarıdır. Develi insanı üzerinde manevi etkileri vardır, saygı ve hürmetle anılmaktadırlar.
GÜL BABA
Sultan II. Bayezid sadrazamı ile ava çıkar. O za­manlar, Beyoğlu koruluklarında bir süre avlanırlar. Padişah kır atının gemini çeker. Boğazın mavi sularına bakarak havayı koklar. Akşama doğru sağanak halinde bir yağmur başlar. Sığınacak bir yer ararken, gül kokusu duymaya başlarlar. Atlarını kokunun geldiği tarafa doğru sürdüklerinde, bir gül bah­çesi ortasında, küçük bir kulübe görürler.
– Bu güzel kokular nereden geliyor? Diye yanındakilere sorar:
Paşalardan biri cevap verdi:
– Devletlüm, İstanbul kuşatmasında yaralanan bir yiğit var ki bugün ona Gül Baba derler. Aksakallı, nur yüzlü bir ihtiyardır. Tabiat aşığıdır. Şu yamaçları güllerle, türlü çiçeklerle donattı.
Bu hoş kokular onun bahçesinden geliyor.
Padişah avdan dönüyordu. Biraz yorgundu. O devirde av, bir eğlence olmaktan çok bir askeri manevra niteliği taşıyordu. Usta izciler, usta okçular, kurnaz taktikçiler av sırasında hünerlerini gösterir, gençlere örnek olurlardı. Padişah aynı zamanda başkomutan olduğu için her şeyle ilgilenir, at koşturur, manevrayı yakından takip ederdi.
-Merhum babamın bu gazi askerini ziyaret etmek isterim. Dedi.
Padişah ve veziri Gül Baba’nın kulübesine doğru yürüdüler. Kulübe birkaç yüz metre ileride idi. Gül Baba onları ayakta karşıladı. Padişah ona:
– Savaşta bastığı yeri sarsan, barışta oturduğu yeri sarı-kırmızı gül bahçesine çeviren yiğit asker sen misin? Dedi.
– Sen öyle diyorsan öyledir Sultanım. Senden iltifat görmek benim için en büyük şereftir.
– Hayır Gül Baba, sen İstanbul’u fethedenlerdensin bu daha büyük bir şereftir.
Padişah atından indi, kulübeye girdi ve Gül Baba’nın utana sıkıla gösterdiği basit bir minderin üzerine bağdaş kırıp oturdu.
Onun elceğizi ile pişirdiği kahveyi içerek yorgunluk giderdi. Kahvesini içtikten sonra Gül Baba’ya şöyle dedi.
-Dilersen seni Saraya alayım, artık çalışma. Yaşlılık devrini dinlenerek rahat geçir.
– Sağol Sultanım, ben burada oturmak isterim. Ama bana bir iyilik yapmak istiyorsan, şu kulübenin bulunduğu yere bir mektep medrese yaptır, ülke çocukları okusun, yurdu daha da yücelterek insanlar olarak yetişsinler.
“Arması sarı kırmızı olsun”
Padişah, Gül Baba’nın seçerek topladığı bir demet sarı, bir demet kırmızı gül karşılığında şu cevabı verdi.
-Gönlün rahat olsun, dilediğin olacaktır Gül Baba.
1481 yılında Gül Baba’nın kulübesinin olduğu yere büyük bir bina yapıldı. O günden bu güne kadar mektep oldu, hastane oldu, saray oldu…1868 yılında tekrar eğitim-bilim yuvası haline geldi ve “Mektebi Sultani” adını aldı. Cumhuriyet döneminde adı “Galatasaray Lisesi” olarak değiştirildi.
Galatasaray Lisesi’nin banisi işte bu yüce velidir. Gül Baba Galatasaraylıların sembolü, her şeyi. O şifa isteyeni murat isteyenleri boş çevirmez. Galatasaray’dan Tophane’ye inerken yolun sağında Gül Baba Sokak üzerinde metfundur. Giriş kapısının üstünde mermer üzerine gül resimleri işlenmiş ve güllerin ortasına da “ Maşaallah” yazılmıştır. Ulu ağaçların gölgesinde yatan Gül Baba’nın kabri dışında şu kitabe yazılıdır.
“Hüvel Hadi
Merhum ve mağfur
Elmuhtac ila rahmeti Rabbihi gafur.
Gül Dede ruhu için Fatiha”
Kabir Sultan Abdülhamit tarafından tamir ve ihya edilmiştir. Galatasaray Lisesi’nin 100. Yılı dolayısıyla tekrar tamir edilip onarılmış ve şu kitabe yazılmıştır:
Gül Baba, Galatasaray Külliyesinin 480 sene evvel kurucusudur. Türbesi Lisenin 100. Dönüm yılı dolayısıyla vakıflar himmetiyle onarılmıştır.(1968) Karagümrük Gül Baba Sokak üzerinde başka bir “Gül Baba” kabri vardır, burası ziyaretgâhtır. Yüce Allah sırrını mukaddes ve mübarek kılsın.

Kaynak: İstanbul Evliyaları/Şevket Gürel-Veysel Karani Hırka-i Şerif Camii Hizmet Vakfı Yayınları No:2 / 1998 Yılmaz Ajans.

Çağdaş Develi Gazetesi, 01 Mayıs 2020, Sayfa 7

Share
7.623 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Menderes Sevdalısı Develililer

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    1960 yılında Develi’nin ileri gelenleri Ankara’ya ihtilal öncesi bir heyetle Başbakan Merhum Adnan Menderes’in huzuruna İl olma taleplerini iletmek için çıkmışlar. İşte ihtilalden yirmi gün önce resmedilen bu fotoğrafın hikâyesi. Başbakan Merhum Adnan Menderes ve Develi’nin önde gelen insanları bu fotoğrafta yer almış. Kimler yok ki. 1960 yılı Mayıs ayının ilk günleri, orijinali bende muhafaza edilen bir fotoğraf. Merhum Av. Esat Cebeci ağabeyimin fotoğraf arşivinden bana ağabeyimin sağlığında verilmiştir. Menderes sevdalısı Develilerden vefa...
  • DÜNYA SİGARASIZLIK GÜNÜ

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl dünya genelinde milyonlarca kişinin ölümüne neden olan tütün kullanımının, küresel olarak sağlık üzerine etkilerine dikkat çekilmesi amacıyla Dünya Sağlık Örgütü, 1987 yılından bu yana 31 Mayıs tarihinde “Dünya Sigarasızlık (Tütünsüz) Günü” kutlama ve etkinlikleri yapılmaktadır. Bu günün kutlanmasındaki temel amaç, tütün tüketimini azaltmak, sigarayı bırakmak, bırakma iradesini ortaya koymak, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere tütün tüketimine başlamayı önlemek ve başkasının tükettiği sigara dumanından dolayı pasif etkilen...
  • DEVELİ’DE RESİM-II

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    Gerek Anadolu’daki ve İstanbul’daki tarihî okullarımızın duvarlarında okulumuzun bu kültür hazineleri genelde okullarımızın resim öğretmenleri tarafından yapılmıştır. Öğretmen olarak ilk görev yerim Kayseri Lisesi’dir. Okulun ana binası II.Sultan Abdulhamid döneminde Anadolu’da yaptırılan tahminen 60 (?) kadar İdadi / Liselerden biridir. Binaların içerisinde öyle binalar vardır ki haşmeti ve yapısının estetik değerleri her öğrencisini psikolojik olarak etkiler. Kayseri Lisesi de böyle liselerden biridir. Okula ilk girdiğimde binanın fark...
  • AZİZ MAHMUT HÜDAYİ HAZRETLERİ

    22 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    “Sağlığında bizi, vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde FATİHA okuyanlar bizimdir. Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça göçmesin.” Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri: 1541 yılında Şereflikoçhisar'da da doğdu. Çocukluğu Sivrihisar'da geçti. Medrese eğitimini İstanbul'da tamamladı. Edirne, Mısır, Şam, ve Bursa'da kadılık ve müderrislik Yaptı. Bursa'daki Muhyiddin Uftade Hazretlerinin müridi ve halifesi oldu. 1628 yılında Üsküdar'da 92 yaşında vefat etmiş,...