logo

İsrail Bombalıyor Dünya Seyrediyor İnsanlık Ölüyor

Gazze’de bir insanlık dramı yaşanıyor. İsrail bombalıyor, dünya susuyor ve seyrediyor. Uluslararası hukuku tanımayan İsrail ölüm kusmaya devam ediyor. Gazze ölü bir şehir oldu. Gökten ölüm yağıyor.
Gazze Halkı nereye saklanacağız? Diye feryat ediyor. Bir Gazzeli kadın: ” Her bir bombada ev deprem olmuş gibi sallanıyor. Korkudan kalbim duracak gibi oluyor, tir tir titriyorum.” diyor. Beş yaşındaki çocuğu: “Ne oluyor? Ne zaman bitecek?” diyor. Üç aylık çocuğunu yatıştıramıyor. Nöbet geçiren çocuk hiçbir şey yiyemiyor ve içemiyor. Gazze’de bir evin hali… Hiç bir yer güvenli değil. Allah onların yardımcısı olsun. Dua etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok. ”Bir zulme engel olamıyorsanız onu herkese duyurunuz”(Hz. Ali)
Filistin’de adeta soykırım devam ediyor. 75 yıldır Filistin halkına zulüm yapılıyor, insanlar kan ağlıyor. Havadan, denizden, karadan saldırılar devam ediyor. Bu hem savaş suçu hem de insanlık suçudur. Uluslararası hukuk ihlal ediliyor. Savaş hukukunun en önemli amacı: Yersiz can ve mal kaybını önleyerek sivillerin ve savaşanların hukuki haklarını korumaktır. Savaşı insan hakları doğrultusunda ele alan savaş hukuku, aynı zamanda savaşı düzenleyerek oluşabilecek hukuksuzlukları engellemeyi hedeflemektedir.
Avrupa insan hakları sözleşmesi: 4 Kasım 1950’de İnsan Hakları Bildirisinde bulunan insan hakları topluca güvence altına akmak için Avrupa Konseyi üyelerinin imzaladıkları metindir. Avrupa İnsan hakları sözleşmesine aykırı davranan İsrail’dir.
Birleşmiş Milletler sınıfta kaldı. Sadece rakamları güncelliyor. İsrail; Filistinli kadınlar, çocuklarla ve bebekler ile savaşıyor. Hastaneler, bankalar, okullar, sivil yerleşim yerlerine misket bombaları atılıyor. Hastaneler yetersiz ve ilaç yok, yiyecek, içecek yok. Yaralı hastalar bakımsızlıktan ölüyor.
ABD, Fransa Doğu Akdeniz’e savaş gemileri gönderdi. ABD İsrail’e askeri yardım göndermeye başladığını duyurdu. ABD savunma bakanı Austin: “Diğer ülkeler gibi İsrail’in de kendini savunma hakkı vardır.” Diyerek İsrail’e desteğini açıkladı. Ortadoğu’da bir planları var. İran daha sonra da komşu ülkelere de sıçrayacak gibi. Orta Doğu’da Müslüman kanı akıyor. Müslüman ülkeler neden hala suskun! İsrail akıttığı kanda boğulacaktır, inşallah.
Türk Milleti İsrail’i lanetliyor, yürüyüşler, mitingler düzenleniyor. Dünya gözlerini kapıyor. Adeta üç maymunu oynuyor. Avrupa’da bazı ülkelerde katliamlar için protesto yürüyüşleri düzenleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünya liderleriyle görüşerek itidal çağrısı yapıyor. 14 ülke lideri ile görüşen Erdoğan, dünyada Filistin’in yanında duran tek lider. “İçerisinde kadınların, çocukların, masum sivillerin olduğu bir hastaneyi vurmak, İsrail’in en temel insani değerlerden yoksun saldırılarının son örneğidir. Gazze’de yaşanan ve tarihte benzeri olmayan bu vahşeti durdurmak için tüm insanlığı harekete geçmeye davet ediyorum.”(RTE)
Diplomatik girişimler, arabuluculuk ve esir takası görüşmeleri devam ediyor. Türkiye’den giden yardımlar uçaklarla Mısır’a, Gazze sınırına ulaştı. Derhal Refah sınır kapısı açılmalıdır.
Ortadoğu’ya düşen ateş çemberi bölgedeki ülkelere de sıçradı. İran, Ürdün, Suriye savaşa çekilmek isteniyor. İsrail uçakları Uluslararası Halep ve Şam havaalanını bombaladı. Amaç o havaalanlarından gelecek yardımları önlemek. Havaalanları hizmet dışı kaldı.
Gazze’deki çocuk ölümleri Ukrayna’yı geçti. Şehit edilenlerin çoğu suçsuz günahsız kadın ve çocuk. Savaşın başladığı ilk günlerden beri Birleşmiş Milletler gözlemcileri hala sahada yok. Hâlbuki Rusya ve Ukrayna savaşında sahadaydılar.
Gazze’de elektrik, su, yiyecek yok, internet kesildi. Maksat Dünyanın Gazze’de olan insanlık dramını ve savaş suçunu duymasının, görmesinin engellenmesi.
Gazze’de yetmiş beş ailenin tamamının nüfus kayıtları silindi. Her beş dakikada bir hayatlar kayboluyor, bir insan ölüyor.
Savaşın 10. gününde Filistinli suçsuz günahsız 3000 kişi şehit oldu, 10 000 den fazla yaralı var. 30 bin bina yerle bir oldu. Bombalanan binaların altında kalan insanlara hala ulaşılamıyor. Bu sayının daha da artması bekleniyor.
İsrail, göçe zorladığı Gazzelilerin çıkış yollarını bombalıyor. Yollardaki konvoylar vuruluyor. Ölenlerin yedi yüzü çocuk ve bebek. Savaşın da bir kuralı var ancak İsrail bu kurala aykırı davranıyor.
Gazze: 360 kilometre karede iki buçuk milyon insanın yaşadığı bir açık hava hapishanesi. Savaş; Ankara’nın Mamak ilçesi kadar çok dar bir alanda yapılıyor. İsrail’in yaptığı açıklamaya göre: Gazze’ye bin tondan fazla bomba atıldı.
İsrail Halkının büyük bir kısmı Başbakan Binyamin Natenyahu’ya tepki gösteriyor. Bu yapılanın savaş olmadığını tek taraflı bir zulüm olduğunu belirtiyorlar.
“Savaşın kazananı olmaz, ya ölürsün ya da öldürürsün ancak her ikisinde de kaybedersin. Ya kaybolarak kaybedersin ya da bir yaşamın kaybolmasına sebep olarak daha çok kaybedersin ve bunu bile bile bazen savaşmak zorunda kalırsın. En acısı da bu. Başkalarının kararları üzerine ya can alman ya da can vermen gerekir.” Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye: “Filistinliler topraklarını terk etmeyecek diyor. Biz buradayız siz gelin.” diyor.
Haçlı seferi devam ediyor. Ortadoğu kan gölü. Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları değişecek. Mazlum Filistinlilerin suçu sadece Müslüman olmak.
Batı medyası İsrail’in yaptığı katliamı gözardı edip meşrulaştırmak için çaba sarf ediyor. Çünkü bu batı medyasını Yahudi lobisinin iş adamları fonluyor.
Basın mensupları ve gazeteciler ölüyor. Bölgeden uluslararası yayın yapan gazetecilerin yayın yapması engelleniyor.
Palestine Action isimli grup, İsrail-Filistin savaşına yönelik yayın politikasına tepki için Britanya’nın kamu yayıncısı BBC’nin Londra’daki merkez binasının kapısını kırmızıya boyadı.

ELİNİZDE FİLİSTİNLİLERİN KANI VAR.
İşgalci İsrail’in savaş suçları için rıza oluşturmak elinizde Filistinlilerin kanı olduğu anlamına gelir.
Gazze 17 yıldır kuşatma ve abluka alıntında, sanki dünyayla irtibatı kesik bir işkence odası gibi. İsrail savaş suçu işlediği gerekçesiyle yargılanmalı. Suçsuz, günahsız, mazlum insanların kanı üzerine kurulan hiçbir devlet var olamaz. İsrail ve destekçileri insanlığın vicdanında mahkûm olacaktır.

Yüreğim kan ağlarken kaleme aldığım bu yazımı “ Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anlamlı bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir.”

Share
404 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHİT, TAKVA VE TESLİMİYETİN ADIDIR KURBAN

    14 Haziran 2024 Köşe Yazarları

    Sözlükte yaklaşmak, Allah’a (c.c.) yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana "udhiyye", hacda kesilen kurbana ise "hedy" denir. Kurban, Kur'ân-ı Kerîm, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadet olup hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kur'ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Allah’ın kendilerine rızık ola...
  • DÜNYA DİKİŞ MAKİNESİ GÜNÜ

    14 Haziran 2024 Köşe Yazarları

    Dikiş makinesi, kumaşları birleştirmek veya tamir etmek için kullanılan bir makinadır. İplikleri dikiş yerine takan ve bir iğne yardımıyla ipliklerin kumaşa geçmesini sağlayan bir mekanizmaya sahiptir. Dikiş makinesi, manuel olarak çalıştırılabileceği gibi modern modellerde elektrik veya bilgisayar kontrollü olabilir. Günümüzde çok çeşitli dikiş makineleri bulunmaktadır ve her biri farklı özelliklere sahiptir. Dikiş makinesi, giysilerin ve diğer kumaşların dikilmesini kolaylaştıran, pratik ve hızlı bir araçtır. Bu teknolojik cihazın icadı, t...
  • Edebiyatçı, Şair, Yazar ve Akademisyen Hocam Dr. Bekir Oğuzbaşaran

    14 Haziran 2024 Köşe Yazarları

    Bu haftaki konuğum, edebiyatçı, şair, yazar ve akademisyen değerli hocam Bekir Oğuzbaşaran. M. Bahaeddin Cebeci ağabeyimin üniversite yıllarından yakın arkadaşıydı. Talebelik yıllarında Fatih Vakıflar Yurdu'nda kaldıklarını hatırlıyorum. 1973 yılında Basının kalbi Cağaloğlu'nda Milli Gazete ve Yeni Devir gazetelerinde Sanat Edebiyat sayfaları hazırlarken tanışmak nasip oldu. Sanat ve Edebiyat Sayfasında tiyatro kritikleri yazmama izin verdi. O yıllardan Bekir Oğuzbaşaran ve merhum Mustafa Miyasoğlu ağabeylerimi asla unutamam. Miyasoğlu ağabeyim...
  • MERHAMETSİZLİK HELAK SEBEBİDİR

    07 Haziran 2024 Köşe Yazarları

    Merhamet “acımak, şefkat göstermek” anlamında olup, “acıma duygusu, bu duygunun etkisiyle yapılan iyilik, lutuf” anlamında isim olarak kullanılan merhamet, Allah’ın bütün yaratılmışlara yönelik lutuf ve ihsanlarını ifade etmekte, bunun yanında insanlarda bulunan, onları hemcinslerinin ve diğer canlıların sıkıntıları karşısında duyarlı olmaya ve yardım etmeye sevk eden acıma duygusunu belirtmektedir. (TDV. İslam Ansiklopedisi) Merhamet aynı zamanda Allah"ın Rahmân isminin bir yansımasıdır. (Tirmizî, Birr, 16) Var olan bütün mahlukatın yaratıl...