logo

İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ -1

Men’-i Tese’ül Cemiyeti
(Dilenmeyi Men Eden Cemiyet)
İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ -1

1.BÖLÜM
Yıllar içerisinde önemsediğim, kadınlarımız ve sosyal, kültürel çalışmaları ile ilgili gazete küpürlerini arşivime yapıştırırken Tarih ve Toplum Dergisi, 39(231) 3 / 2003, elime geçti. Yukarda ismini andığım cemiyet hakkında ilk defa bu dergide rastladım. 19.Asır gerçekten Osmanlı imparatorluğunun en uzun ve yorucu asrıdır. Hele Kırım harbinden sonraki devreler. Savaşlar, yokluklar, toprak kayıpları, insanlarımızın çektikleri sıkıntılar, çözüm yolları…vs. Hepsi birbirini kovalayan sıkıntılardır. İşte İslâm Şubesi ve Saadet Mektepleri de bu sıralar ortaya çıkan bir cemiyettir.
İmparatorluk dağılmak üzere…Özellikle İstanbul’daki reaya denilen azınlıklar, kendi insanlarını korumak amacıyla çeşitli dernekler kurarak, bir yardımlaşma duygusu içerisinde dernekler kurmuşlardır. Bu dernekler özellikle 1.Dünya Savaşı içerisinde ve sonrasında artmıştır.

Bunlardan bazıları şunlardır:
A.Dünya Savaşından önce kurulan dernekler
1.Hanımları Hayra Davet:Bosna ve Hersek’te savaşan askerlere yardım.
2.1876.Ermeni Kadınlar Komitesi:Savaş yaralılarına yardım amacındadır.
3.1876. Yaralılara Yardım Komitesi.Başkanı Mithat Paşa’nın eşidir.
4.İstanbullu Bulgar Hanımlar Komitesi.Başkanı Neda Papasov’dur.
5.1879.Azkaniver Ermeni Maarifperver Kadınlar Cemiyeti.Başkanı Madam Hustiyani Dilber’dir.Çalışmaları hep okul açmakla geçmiştir.Bu cemiyet kendilerine yardım sağlayan kadın ve erkeklere yardım sağlayan ve kızların gelişimi üzerine hizmet veren
6..1897.Cemiyet-i İmdadiye:
Bu dernekler ürettikleri sargı bezi, elde ettikleri paralarla hastahane yatakları vs. ihtiyaçları karşılamışlardır.2.Meşrutiyet’ten sonra ise Türk hanımları da çeşitli cemiyetler kurarak, okul, yetimhane, eğitim konularında önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1.Selanik 1908.Osmanlı Kadınları Şefkat Cemiyeti-i Hayriyesi. Başkanı Zekiye Hanım’dır.
2. Edirne 1908.Hizmet-i Nisvan Cemiyeti.Başkanı Emine Semiye. Askerlere yardım.
3.Selanik 1910.Teal-i Vatan-ı Osmani Hanımlar Cemiyeti.Başkanı Naime Yusuf Hanım’dır.Amaçları orduya Nevzad-ı Vatan() adlı bir gemi hediye etmektir.Doğumevleri ve kız okulları açmaktır.
4.İstanbul 1912.Esirgeme Derneği.Başkanı Süleyman Paşa’nın kızı Sabiha Hanım ve sekreteri Nezihe Muhittin Hanım’dır.Amaçları Kız Sanayi Mektebi’ne maddi yardımda bulunmaktır.
Zannetmeyiniz ki bu cemiyetler kolaykurulmuştur. Çoğu işgal kuvvetlerinin 5.kol kuvvetleridir. Kendini İstanbul sosyetesinden sayan çoğu kadın işgal kuvvetleri subaylarının kollarında vakit öldürürken çoğu kadınlarımız da çeyiz sandıklarından çeyizliklerini çıkarıp amacında çalışan derneklere aşkla vermişlerdir. Samiha Ayverdi’nin, Safiye Ayla’nın, Münevver Ayaşlı’ nın eserleri yanında, Y.K.Karaosmanlı’nın Hüküm Gecesi ve H.E.Adıvar’ın Ateşten Gömlek romanları bu konunun sanki dipnotlarıdır. İşte bu cemiyetler içerisinde dikkat çekici bir cemiyet vardır ki o da “Birinci Dünya Savaşı’nın ardındanyaşanan acıların ,açlığın ve sefaletin önünü alma;dilenciliği engelleme,kimsesiz kalıpsokaklarda barınan dul ve yetim çocukları,dul kadınlarıve yaşlıları koruma, okullar açmak amacıyla kurulan Saadet Mektepleri’dir. Bu okulların uluslararası olması ve ilk kez bir ecnebi kadın tarafından kurulması ve buna bağlı olarakİslam Şubesi’nin açılmasıdır.Okulun kurucusu Amerikalı Musevi asıllı Madam Rachelle Naar’dır.İngiliz siyasilerinden H.Rumbold’dun eşidir.Belli ki o yıllarda kurulan İngiliz Muhipler Derneği’nin de üyesidir.Zaten bu okulda İtilaf devletlerinin teşvikiyle olmuştur.Önce Musevi çocuklar Uluslararası Yetimhane açması(1919-1921)sonra Rum Okulu açması en son da İslam Şubesi’nin açılması bunun bir göstergesidir.
Bu okulun başkanı Beyoğlu Mutasarrıfı Saadettin Bey,Bşk.Vekili de Müsteşar Enver Bey getirilmiştir.Cemiyetin tahsildarı Misbah Hanım’dır.Bu okulun ern öenenli yanı ise İstanbul’daki dilencilerin toplanıp,eğitilmeleri ve iş-güç sahibi yapılması amacıyla bir de Islahhane açılmasıdır.
Ayrıca bir dergi çıkararak çalışmaları hakkında bilgi vermeleridir.

Çağdaş Develi Gazetesi 26.08.2020

Share
7.153 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...