logo

İŞÇİLERİN MOBBİNG’E (PSİKOLOJİK ŞİDDET) KARŞI KORUNMASI

Hepimiz mobbing kavramını bir yerlerden duymuşuzdur. Biz avukatların da en çok maruz kaldığı sorulardan biri de mobbing nedir ve hangi koşullar mobbing sayılır? Birçok işçi çalıştığı işyerinde mobbinge maruz kalmıştır. Peki her işçi bu kavramın içeriğini ne kadar biliyor? Örneğin bir işçi kendisine karşı işveren tarafından mobbing uygulandığında ne yapabilir? Hakları nelerdir? Tüm bu soruların yanıtına geçmeden evvel mobbing ne demektir, hangi kanuni düzenlemelerde yer almaktadır, onlara kısaca değinelim.
Türk Dil Kurumu mobbing (psikolojik taciz)’i, ‘’İş yerlerinde, okullarda vb. topluluklar içinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyip huzursuz olmasına yol açarak yıldırma, dışlama, gözden düşürme’’ şeklinde tanımlamıştır. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu, mobbingi ‘işyerinde yıldırma’ başlığı altında ‘…ayrımcılık temellerine dayanılarak kişiyi işinden soğutmak, dışlamak, bıktırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan eylemleri’ olarak ifade etmiştir. Yine, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), mobbing kavramını “intikamcı, acımasız, şeytanca ve onur kırıcı eylemler aracılığıyla bir işçiye ya da bir grup işçiye zarar vermeyi amaçlayan saldırgan davranışlar” olarak tanımlamıştır. Yargıtay ise mobbingi tanımlamaktan çok örneklendirme yoluna gitmiş ve taciz konusu hareketleri tek bir tanımla sınırlandırmamıştır. Önemle belirtmek isterim ki mobbingin konusu olan eylemler çeşitlilik gösterse de bu eylemler tek bir amaca hizmet eder, o da işçinin işyerinden uzaklaşmasını, istifasını sağlamaktır. Hem kanuni düzenlemelerde hem de Yargıtay’ın ifade ettiği gibi sayısız eylem mobbinge konu olabilir. Bunları tek tek saymak mümkün değildir ama konunun daha somutlaşması açısından birkaç örnek vermek de fayda var: aşağılama, ayrımcılık, küçük düşürme, görmezden gelme, yok sayma gibi hareketler mobbing kapsamındadır. Bunların yanında işçinin görev yerinin değiştirilmesi ya da yaptığın işin değiştirilmesi de mobbing olarak değerlendirilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında, ‘Somut olayda, 56 yaşında evli bir kadın olan davacının, 14 yıl aralıksız olarak davalı bankanın İstanbul işyerinde avukat olarak çalışmasının ardından Adana ve farklı illerde kısa sürelerle 9 ay boyunca ve 30 kez yer değiştirmek suretiyle görevlendirildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı işçi, davalı işverenden maruz kaldığı psikolojik taciz nedeniyle, hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği gibi, işe devam etmek suretiyle diğer yasal haklarını kullanma konusunda seçimlik hakka sahiptir (Örneğin; eldeki maddi ve manevi tazminat davası açması gibi).Şu durumda, psikolojik taciz olgusunun somut olayda gerçekleştiğinin kabulü ile davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir’ diyerek işçinin sürekli olarak yer değişikliğini haklı olarak mobbing kapsamında değerlendirmiştir.(T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu,Esas: 2012 / 9-1925, Karar: 2013 / 1407, Karar Tarihi: 25.09.2013)
Mobbing işçilerin kişilik haklarına yapılan haksızlıktır ve işçilerin bu haksızlık karşısında ne yapması gerekecek ve kişilik haklarına yapılan bu haksızlığı nasıl ispat edecektir? Yukarıda verdiğimiz tanımlar da dikkate alındığında mobbingden söz edebilmek için birtakım unsurların bir arada olması gerektiği sonucuna varabiliriz. Bu unsurlar nelerdir? İlk olarak yapılan eylemin kasıtlı olarak yapılmış olması gerekir. Bu kasıt mağdur işçinin işyerinden uzaklaşması, bezdirme ve sonucunda istifa etmesi amacına yönelik olmalıdır. İkinci olarak, mobbing konusu eylemelerin sistematik şekilde tekrarlanması gerekmektedir. Tekrarlanmayan hareketler mobbing olarak değerlendirilemez. İşyerlerinde meydana gelen olağan tartışmalar ve günlük yaşanan tatsızlıklar mobbing olarak düşünülemez. Zira bir süreklilik yoktur. Üçüncü olarak da tekrarlanan bu eylemlerin sistematik olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yani mobbinge konu olana kasıtlı eylemler belirli bir süre devam etmelidir. Bu sürenin tespiti her somut olay için ayrı değerlendirilmelidir.
Bir hukukçu olarak en çok karşı karşıya kaldığımız sorulardan biri de işçi mobbinge uğruyorsa nasıl ve hangi delillerle ispat edebilir? Pek tabiki burada ispat yükü mobbinge maruz kalan işçidedir. İşçi mobbinge uğradığını her türlü delil ile ispatlayabilir. Bunlar; kamera kayıtları, e-postalar, işyerindeki yazışmalar, sağlık raporu, kullanılan ilaçlar, reçeteler ve tanık. Mobbingi ispat etmek kolay olmayacaktır, bu nedenle Yargıtay kesin ispat yerine yaklaşık ispatı yeterli görmüştür. İşçinin mobbing iddiasının tutarlı olması ve güçlü emarelerin varlığı yeterlidir. Sadece tanık deliline başvurulması halinde, duyuma değil görgüye dayalı beyanların dikkate alınması gerektiği içtihatlarda vurgulanmıştır. Zira bazı kişiler yapı itibariyle kırılgan ya da alıngan olabilirler, işyerinde karşılaşılan her olumsuz davranış belki de kendisine yöneltilmiş bir mobbing olmayabilir. Eğer mobbinge maruz kaldığınızı düşünüyorsanız; dava yoluna başvurmadan önce ya da iş sözleşmenizi feshetmeden önce bu husustan emin olmalısınız. Aksi halde hak kayıplarına uğrayabilirsiniz.
Mobbinge maruz kalan işçinin hakları nelerdir? Bu konuda işçinin başvurabileceği yollar nelerdir? İşçinin başvuracağı ilk yol iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshidir. Mobbing nedeniyle iş ilişkisinin devamı mümkün olmayan bir hal aldığında işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Mobbing mağduru işçi durumu işverene bildirmesine rağmen işveren herhangi bir önlem almıyorsa haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir. Ayrıca işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse, bir yıldan fazla çalışmış olmak şartıyla kıdem tazminatına da hak kazanır. Bunun dışında ödenmeyen ya da noksan ödenen diğer işçilik alacaklarını da talep edebilir.
Mobbinge maruz kalan işçi maddi ve manevi tazminat davası da açabilir. İşçinin mobbing nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açabilmesi için bir zarara uğraması gerekmektedir. Ayrıca oluşan zarar ile mobbing olarak düşünülen eylem arasında uygun illiyet bağı (nedensellik ilişkisi) olmalıdır. Mobbinge maruz kalan işçi koşulları varsa ayrımcılık tazminatı da isteyebilir. Söz konusu mobbing davranışı aynı zamanda suç mahiyetinde ise işçinin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma hakkı da vardır.

KAYNAKÇA
Akyiğit, Ercan, İş Hukuku, Seçkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2021.
Çelik, Nuri, İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, Yenilenmiş 34. Bası.
Ekmekçi,Ömer/Yiğit, Esra, Bireysel İş Hukuku Dersleri, On İki Levha Yayınları 3. Baskı, İstanbul 2021.
Kenan Tunçomağ-Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları, Beta, İstanbul, 6. Bası, Nisan 2013
Mollamahmutoğlu, Hamdi/Astarlı, Muhittin/Baysal, Ulaş, İş Hukuku Ders Kitabı ,Cilt 1, Güncellenmiş 5. Baskı, Ankara 2021.
Sümer,Haluk Hadi; İş Hukuku, Ankara 2016.
Süzek, Sarper, İşyerinin Devri Ve Hukuki Sonuçları , Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Özel S., 2013

Share
1.912 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...