logo

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI

Ülkemizde iş hayatında oldukça yüksek oranlarda iş kazası olmasına rağmen, birçoğumuz iş sağlığı ve güvenliği nedir tam olarak bilmiyoruz. Tersanelerde ölen işçiler, göçük altında kalan madenciler ve inşaatlardan düşen işçiler ile daha pek çok iş kazaları ile ilgili haber ve görüntüleri televizyonlarda sıklıkla görmekteyiz. Gerçekten bu iş kazalarının önüne nasıl geçilebiliriz? Bunları önlemek mümkün değil midir?
Dünya’da iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı işçilerin korunması amacıyla ilk yasal çalışmalar ve düzenlemeler 19.yy’ın sonlarında yapılmaya başlanmıştır. Sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan ve gelişen toplumsal refahın bedelini çalışan işçiler ödemeye başlamıştır. Bu durumun sosyal adaletle örtüşmediği görülerek iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda yasal düzenlemeler meydana getirilmiştir. Yasal düzenlemelere karşın, sanayileşme sürecine giren tüm ülkelerde, teknolojik gelişmelerle eş zamanlı olarak iş kazaları, en önemli toplumsal sorunların başında yer almıştır.
Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının bir bölümü ölümle, bir bölümü ise sakatlanma ve yaralanmalarla sonuçlanmaktadır. Bu olayların manevi üzüntüsü ve meydana gelen maddi zararın ve milli servet kaybının büyüklüğü, insanların iş sağlığı ve iş güvenliği üzerinde önemle durmalarına neden olmuştur.
Bizim tarihimizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ilk yasal belge olması açısından 100 maddeden oluşan Dilaver Paşa Nizamnamesi önemlidir. Dilaver Paşa Nizamnamesi, çalışma koşullarına ilişkin olarak getirdiği düzenlemeler yanında, her madende bir hekim bulundurulmasını da hükme bağlamıştır.
Ülkemizin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yakın tarihine baktığımızda durumun çokta iç açıcı olmadığı ve gerçekten sicilinin kötü olduğunu görmekteyiz. İş kazalarında ölenler, tersanelerde, inşaatlarda, maden ocaklarında ve sanayinin birçok alanında çalışan aktif iş gücümüzü çok değerli insanımızı eğitimsizlik ve çok küçük hatalar yüzünden gerekli tedbirleri zamanında alınmamasından dolayı ya sakat bırakmaktayız ya da kaybetmekteyiz.
İş Sağlığı ve Güvenliğinde temel amaç, çalışanların sağlığına zarar verebilecek risk oluşturan hususların önceden belirlenerek, gereken önlemlerin alınması, rahat ve güvenli bir çalışma ortamı sağlanması, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çalışanların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması ve bu konuda eğitilmesidir. Tüm bu konularla ilgili sistemli ve bilimsel çalışmalara “İş Sağlığı Ve Güvenliği” denilmektedir.
Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının usulleri ve asgari şartlarını belirleyen kurum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır. Bakanlık tarafından 1987 yılından bu yana her yıl 4-10 Mayıs tarihlerinde “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” düzenlenmektedir. Hafta etkinlikleri kapsamında çeşitli sempozyum ve toplantılarda “İş Sağlığı ve Güvenliği” bilincinin geliştirilmesine ve iş kazalarının önlenmesine yönelik çeşitli faaliyetler yapılmaktadır.
İşyerlerinde birinci önceliğin İş Sağlığı ve Güvenliğine verilmesi, çalışanlar ile işverenler arasında bu duyarlılığın ve bilincin oluşması ve geliştirilmesi mutlaka sağlanmalıdır. Hem işçilerimizin daha sağlıklı bir ortamda çalışmalarını sağlamak, hem de beden ve ruh sağlıklarını korumak için mutlaka mevzuatta belirtilen iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması gerekmektedir. Bu itibarla ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışan, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayan kurum, kuruluş, bireylerin ve tüm çalışanların “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasını” kutluyorum. Kazasız, sağlıklı ve güvenli bir yaşamı hep beraber paylaşmak dileğiyle…

Share
1.406 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir Portre Tevfik Yüksel Suyolcu ve Ailesi

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    1934 yılında Develi'de doğdu. Babası Öğretmen Hasan Suyolcu, annesi Mısırlılardan Şerife Suyolcu'dur. İlk ve orta öğrenimini Develi'de tamamladı. Kayseri Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1957 yılında askere gitmeden önce Develi Dumlupınar İlkokulu'nda iki yıl öğretmen vekilliği yaptı. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde yükseköğrenimini tamamladı. Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'nde çalışma hayatına atıldı. Aynı kurumda uzun yıllar Satış Organizasyon Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı yaptı. 1964 yılında Mısırlılar ailesinin kızı F...
  • DÜNYA KEKEMELİK GÜNÜ

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Kekemelik, en genel anlamıyla konuşmanın akıcılığında, ritminde, vurgularında, tizliğinde ve ses birimlerinin çıkarılmasında ortaya çıkan bir bozukluktur. Kekemelik insanın içyapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla iletişimini etkileyen çok önemli bir olaydır. Diğer bir ifadeyle kekemelik, bireyin konuşmasının akıcılık ve zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan bir biçimde bozulmasıdır. Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik üzerine çok...
  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-2

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Geçici Sevk ve İskân Kanunu Ermeni milliyetçiliğinin önemli propaganda unsurlarından biri olan okullarda, muallimler gerek derslerde yaptıkları sözlü anlatımlar gerekse kullandıkları ders kitapları ve araç-gereçleri vasıtasıyla, genç zihinleri biçimlendirmeye ve talebeleri milliyetçi hareketlerin öncüleri yapmaya büyük çaba sarf etmişlerdir. Ermeni komitacıları 1892 yılında Ermenileri isyana yönlendirme amacıyla yurt dışında bastırdıkları bildirileri Samsun, Merzifon, Yozgat ve Kayseri'de dağıtıp astılar. Bu gelişmeler üzerine Hükûmet gerekli...
  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...