logo

İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın!

“Her yardım cennete doğru bir basamaktır.” Durumu iyi olan insanlar, durumu iyi olmayanlara, dar gelirlilere, günlük işte çalışanlara, durumu daha iyi olan hayırsever, vefakâr, kadirşinas, insanlar yardım ediyor. Çünkü Hayırseverlik Türk insanının mayasında var. “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir.”(Hadis) Devlet bir vasıta “Biz Bize Yeteriz” kampanyası çığ gibi büyüyor.
“Yardımlar çiçek gibidir, ne kadar taze ise, insanları o kadar memnun eder.”(Chillon)
Dağlardaki canlıların, sokak hayvanlarının aç kalmamasını düşünen Türk insanı, elbette komşusu açken kendisi tok yatamaz. Kumbarasındaki harçlığını, oyuncak için, bisiklet için biriktirdiği parayı, emekli maaşını bu kampanyaya bağışlayan koca yürekli insanları kutluyorum. Kimi 9 yaşında, kimi 86 yaşında çok farklı kuşaklar yardımlaşma ve dayanışma örneği veriyorlar
İstanbul Rum Patrikliği ve Süryani Kadim Vakfı kampanyaya katılarak birlik ve dayanışmaya destek oldular. Tıpkı bizim gibi Avrupa’ya, İtalya’ya, Fransa’ya, Çin’e, Almanya’ya, İran dâhil 32 ülkeye yardım ederek dünyaya yardımlaşma ve dayanışma örneği verdiğimiz gibi.
“Gözü yaşlı, kalbi kırık her vatandaşımızın vebali sizlerin üzerinedir” diyen şükürler olsun bir Cumhurbaşkanımız var. “Panik yapmadan, dengeli ve gerçekçi adımlarla mücadelemizi yürütüyoruz. Türkiye bu salgını yenecek güce ve kapasiteye sahiptir. Bu projeyi dinamitlemeye çalışmak ise gafletten ötedir. Türkiye’de kimse hukukun ve kanunların üzerinde değildir. Bu mücadeleyi sulandırmaya kimsenin hakkı yoktur. Böyle bir dönemde siyasi rant hesabı yapanları, mahşeri vicdan asla unutmayacaktır.” Sözleri hiçbir zaman unutulmayacaktır. İçinde yaşadığımız bu süreç insanlık için en büyük derstir. Her insan kendini sorgulamalı.
Kula bela gelmez hak yazmadıkça,
Hak bela yazmaz kul azmadıkça.
Türkiye Covid-19 ile Mücadele’de Nerede?
Bu virüs din, dil, ırk, sosyal sınıf, siyasi görüş ayırmadan tüm dünyada insanlara bulaşıyor. Biz de insanlarımızı ayrıştırmadan el ele gönül gönüle vererek hep birlikte halkımızla başaracağız. Görünmeyen bir düşmanla savaşıyoruz. Türkiye birçok gelişmiş Avrupa ülkesine göre daha önce önlem aldı. Türkiye’de okullar ilk vaka görüldüğünden 1 gün sonra, İtalya’da 34, İspanya’da 38,İngiltere’de 47 gün sonra kapatıldı. Seyircisiz futbol oynanma kararı; İspanya’da 39 gün, İtalya’da 33 gün, Türkiye’de de 1 gün sonra seyircisiz futbol oynama kararı alındı.
ABD’de bir genç sigortası olmadığı için muayene bile edilmeyerek geri çevrildi ve koronavirüsten hayatını kaybedenler arasında maalesef yer aldı. İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles kan donduran açıklamalarda bulundu. Bakan, askerlerin bazı yaşlı bakım evlerini terk edilmiş halde bulduğunu ve hatta yatağında ölmüş yaşlıların da olduğunu söyledi.
Türkiye’de hastaneden geri çevrilen bir tek vaka yoktur. Çünkü Türk Halkı topyekûn sosyal güvence altındadır. Binlerce insanımız yurt dışından özel uçaklarla ülkelerine getirildiler, çoğu vatan toprağını öperek, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu bir kez daha anlayarak teşekkür ettiler.
Bu virüs süper devlet, zengin, fakir, sınıf tanımıyor. Türkiye’de son 18 yılda sağlık harcamaları 14 kat, sağlık çalışanlarının sayısı da 3 kat artmıştır. Bu da ülkemizin bir sosyal devlet olduğunu göstermektedir. Sosyal devlet insanına sahip çıkan devlettir. Devlet millete hizmet etmekle mükelleftir. Devlet millet için vardır. Millet güçlü olursa devlet güçlü olur. Devletin de dimdik ayakta durabilmesi ve güçlü olabilmesi, milletin güçlü, sağlıklı olmasına bağlıdır.
Dostuna da, düşmanına da yardım et; çünkü o zaman dostunla daha yakın dost, düşmanınla da dost olursun. (Cledbul)
Şeyh Edebali’nin Osmangazi’ye söylediği gibi “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Sözü sanki bugünler için söylenmiş.

Share
9.539 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...