logo

İnsan Hakları Haftası ve Zulüm

Sevgili Okurlar!
10-17 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası olarak biliniyor. Bu haftada tüm dünyada insanların hakları ve özgürlükleri konusunda yazılar yazılacak, konferanslar verilecek, etkinlikler düzenlenecek. Amaç, şu dünyada insana yakışır bir düzenin kurulmasına katkıda bulunmak. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabulünün üzerinden tam 58 yıl geçti. Bu süre içinde devletler ve toplumlar nezdinde insan onuruna sahip çıkma adına demeçler verildi, zalim ve dışlayıcı güçlerle mücadele edildi. Ancak akıl almaz bir kibirle dünyanın yasalarına meydan okuyan emperyalist güçler yalanlar ve yanlışlar üzerine kurulu düzenlerini sürdürebilmek için insan aklının zayıflıklarından da yararlanarak kendi mutluluklarını sağlamlaştırmak için ülkeleri sömürdü, yakıp yıktı, milyonlarca insan savaşlarda ya öldürüldü ya da tutsak edildi. Ve hala tüm hızıyla aynı zulüm devam etmektedir.
Çünkü bu zalimler insan kanından ve insan emeğinden besleniyor. Adalet nedir bilmiyor. Adil olmak için de eğitilmemişler. Bunların ahlakı materyalist bir zihniyetin şeytani fıtratla birleşmesi sonucunda : “Her şey maddedir. O halde onun ardından git, hilekâr, hırsız, katil ol, senin babanın yasası budur,” zihniyeti ile şekillenmiştir. Bu emperyalistlere göre dünyada sözü geçer olmak büyük bir sermaye olarak algılanıyor ve yok olması da istenmiyorsa dilediğin yapacaksın, yoksa tek başına adalet sizi fazla ileriye götüremez.
İşte evrensel mutsuzluğun müsebbibi olan, kötülüğün çocuklarının yasası bunlardır. İnsanları her şeye inandıran, iradelerinin oluşmasına engel olan, baskın kararlarıyla, zalim ve dışlayıcı uygulamalarıyla insanlığa zulüm yapan emperyalistlerin zihniyeti budur. Peki, bu zihniyet daha ne zamana kadar sürecek? Tüm yaşamı acılarla dolduran bir dünyaya ne zamana kadar egemen olacak? Kendi gücüne terk edilmiş insanların onurları ne zamana kadar sahipsiz kalacak? İnsanları mutlu edecek bir dünya ne zaman kurulacak? İnsanların bir kısmı mutluluklar içinde yaşarken bir kısmı sürgün gibi mi yaşayacak? Tüm isteklerin yerine gelmiyor diye, kendi çıkarların için insanları sömürmek niye? Evrende en önemli olan şey insanın mutluluğu değil mi? Bu mutluluğa sahip olanların sahip oldukları şeye sahip olmayanların da hakkı da değil mi? Elbette hakkı. O halde kurtuluş manevi değerlere dayanan bir dünya kurmak, insanı ilahi sanatın bir tecellisi olarak görmektir diye düşünüyorum.

Share
1.220 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sana Bir Şiirim Var Dr. Yusuf Akça

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Şiir; büyük zekâların rüyalarıdır. Şiir, insanlara bütün hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir. Şiir, bir kavganın, bir mücadelenin, çiçek açan hayatın dilidir. Şiir, mavi bir gökyüzüdür. Şiir, zifiri karanlıkta parlayan bir ışıktır. Şiir, sessiz gecelerin, sessiz çığlığıdır. Değerli, hemşehrim Dr. Yusuf AKÇA Hocamın “Bir dost Arıyorum ve Gül Elması” şiir kitaplarından sonra “sana bir şiirim var” adlı şiir kitabı Kırmızı Yayınevi'nden yayınlandı. Kitabın gelirini Mehmetçik Vakfına bağışlayan hocamı kutluyorum. Aynı zaman da Çağdaş Develi G...
  • “Bisiklet Bir Kültür” Dedik, Katkıları İse Şöyle Oldu…

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Merhaba sevgili okuyucular, uzunca bir aradan sonra tekrar aranızdayım. Bu süre zarfı içerisinde birçok projelerle, birçok oluşumlarla meşguldüm. Yıllar önce kendime hedefler koymuştum. Ölmeden önce yapmak istediğim projeler diye. 4 projem var. 1.cisi tahmin ettiğiniz gibi Bisikletle ilgili :) ...Yalnız bu projenin olgunlaşması uzun zaman aldı. İç Anadolu Bölgesinin bir ilçesinde olduğundan mı, bayan olduğumdan mı, yaşantımdan mı yoksa hepsinden bir parça kaynaklı olduğundan mı nedir beni biraz yıprattığını söyleyebilirim. Daha önce defalar...
  • Pekmez Hikâyeleri (Develi’de Kaynatma)

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Develi'de ilk önce sergilik üzümler yetişir. Sergilikler serilir. Ekim Ayında üzümler olgunlaşınca bağlara girilir. Bağlara girilmesi kaynatmanın habercisidir. İsmail SAMUR Hocam Develi'de anılarda kalan bağ bozumunu pekmez hikâyelerini” kaleme aldı. Bize de bu güzel yazıyı yayınlamak düştü. Bağ Bozumu: Yine bağ bozumu mevsimi geldi memleketimde, şimdi her tarafta kazanlar kaynamakta, altın renkli pekmezler küplere dolmaktadır. Hatırlıyorum, çook küçükken Fenese'deki o zaman bana çook büyük gelen evimizin alt katındaki tandırlı evde(oda), bana...
  • DÜNYA STANDARTLAR GÜNÜ

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Standart kelimesi, günlük hayatta vatandaşların sıklıkla kullandığı kelimelerden bir tanesidir. (Standart dil, çifte standart, hayat standardı, yaşam standardı gibi). Standart kelimesi Fransızcadan Türkçemize geçmiştir. Dünyada yaşanan teknolojik gelişmelerin üretim ve tüketim yapılarını yeniden şekillendirmesi ve rekabet ortamı ürünlerde kaliteyi ön plana çıkarılması amacıyla uluslararası standartların getirilmesini zorunlu kılmıştır. Standart, belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan bir ürü...