logo

İKİ ÖNEMLİ KÖY MONOGRAFİSİ

1573

2015 yılı yazı planlamamızı yaparken “Develi Köy Monografileri” ni ele alıp incelemeyi önemsemiştik.
Nitekim üç-dört aydır haftada bir Develi’de yayınlanan Çağdaş Develi Gazetesi’nde yayınlamaya çalışıyoruz. Beklediğimizden de yakın ilgi gördü.Demek ki insanımız geçmişine karşı içten içe bir hasreti ,bir özlemi var.
Son yirmi yıl içerisinde İstanbul ve Ankara’da kurulmuş olan Develi Yardımlaşma Derneklerinin zaman zaman çıkarmış oldukları dergilerde Develi köyleri ile ilgili bazı yazılar yayınlanmıştır. Kitaplık çapta sadece Amerika’da Çomaklı köyünü ele alan ve kendisi de Çomaklı’lı olan bir Ermeni vatandaşımızın yayınladığı ”Çomaklı” (1930 ?)adlı bir eser ile Develi Belediyesi’nin özel hazırlattığı “Ayşepınar”dışında yakın zamanlara kadar bir eser yoktur.
2009 yılında da Köseler Köyü’nü anlatırken anmıştık,Saim Karaisalı’nın 2009 yılında 2 cilt olarak bastırdığı ”Köseler-Yanık Yürekler” adlı altında kitaplardan sonra ,Emekli hakim-idareci Ahmet Fırat’ın hatıralarını anlatırken ,doğduğu köyle de ödeşmeye çalışırken Sarıkaya köyünü ele aldığı ve 2015 ‘de yayınladığı ”Torosların Ehmedi” adlı anı-romanıdır.
Köylerimizde beyin gücü ve imkanlar arttıkça köyleri ile değişik alanlarda hizmetler artmaktadır.
Ağaçlandırma,kamu hizmeti gören okul,cami yapımı,sosyal yardımlar vb. gibi.Böylece insanımız doğup büyüdükleri köyleri ile bir vefa ödeşmesi içerisine girmektedirler.
İşte bu ay içerisinde Develi Belediyesi’nin 24. Ve 25. Kitapları olmak üzere iki köy monografisi yayınlandı.Bu eserler bugün bölgede yapılan gölet ve barajlar sebebiyle yakın zamanda, tamamen sular altında kalacak köylerimizdir.Zaten bir kısım alan da sular altında kalmaya başlamış durumdadır.İşte sular altında kalan veya kalacak olan bu köylerimizden ikisi :Yenice ile Çukuryurt köylerimizdir.
Bu iki köyümüzü yakın zamanda inceleme amacıyla bir hayli ziyaret etmiş ve epeyce de fotoğraf çekmiştik.Hatta Çukuryurt köyü hakkında düşüncelerimizi ve bildiklerimizi de bir yazımızla yarına kısa bir not düşmüştük.Hatta değerli gazetecimiz Yüksel Kalkan’ın büyük bir gayretiyle çalıştığı gazetede tam bir sayfa düzenlenmişti.
Çukuryurt eski bir Bizans köyüdür.Daha sonra 1823’lerde buraya Türk aşiretleri özellikle 1915 yılında Artvin bölgesi Rus işgaline uğrar.
Sonraları da Artvin Muhacirleri dediğimiz insanlarımız Moskof zulmünden kaçarak bir kısmı Develi’ye bir kısmı da Çukuryut’a iskan edilmişlerdi.
Bu bölgeler hakkında, yazılarımızla bilgi verirken bu göçlerin dramı ve nasıllığı hakkında hiçbir yazılı bilgi olmadığını görmüş,bu kuşağın çocuklarından mesela değerli öğretmenlerimizden İsmail Bakır gibi değerlerimizden bazı bilgiler almıştık.Daha sonra zorumuzla gazete yazıları yazan emekli öğretmen İlhami Şekercioğlu’na telkinlerimizle bu zorunlu göçü yaşayanlardan bir ailenin çocuğu olması dolayısıyla manevi bir görev vererek bu göç dramının hafızalarda kalanlardan bir kısmını derletmiştik.
İşte bu samimi gayret meyvesini verdi.Şekercioğlu hem Çukuryurt ve hem de bu hazin göçden yakalayabildiği bazı bilgileri,hatıraları kitaplaştırdı.Develi Belediyesi’nin 25.kitabı olarak “Develi –Çukuryut,100.Yılında Hazin Bir Göç Hikayesi,Develi 2015” adıyla yayınlandı.
122 sayfalık bu eserde takrizlerden sonra göç hakkında kısa bir tahlil ve değişik tanıkların dilinden derlenebilen ibretli hatıralar yer almaktadır.Eserin ikinci bölümü ise Çukuryurt Köyü’nün kültürel yapısı ve insan unsurunun güzellikleri ele alınmıştır.Görülecektir ki göçün çocukları onca ıstıraba rağmen kendilerini nasıl yetiştirmişler ve nasıl geliştirmişlerdir.
Böylece Develi ve genel kültürümüz için önemli gördüğümüz bu eseri,sabırla çalışarak hazırlayan İlhami Şekercioğlu’na teşekkür ediyoruz.
İkinci eser ise yine sular altında kalmaya başlayan Yenice Köyü üzerinedir.Eğitimci-Yazar Kemal Yücel’in hazırlayıp Develi Belediyesi’nin yayınları arasında çıkan “Sular Altında Kalan Anılar,Yenice Köyü,Develi 2015.Eser İçindekiler,Takdim ve Önsözden sonra Köyün geçmişi bazı başlıklar altında verilmeye çalışılmıştır.
Özellikle Osmanlı Arşivi belgelerinden yararlanarak net bilgiler içeren köyün tarihi dikkat çekicidir.175 sayfalık eserde 50 sayfayı bulan bu bölümden inanıyoruz ki araştırmacılar çok faydalanacaklardır.
Eserin ikinci bölümü Yenice Köyü’nün folkloru ve kültürel yapısı ile köyden bazı simalar ve yetişen değerleri ele almaktadır.Bu bölümler ayrıca fotoğraflarla desteklenerek zenginleştirilmiştir.
Eserin bize ibretli bir bölümü son cümleleridir.Yazar Menderes döneminden beri köyün yerine baraj yapılacağını biliyordu.Bu bilgi ister istemez köyü bazı yatırımlardan uzak tuttu.
Ama bakın buna rağmen köyünün sular altında kalacağını bilmesine rağmen tarlasını ekmesini yazar şu son sözleri olarak nasıl ibretle sona erdiriyor:
Bu ,köyünden, toprağından kopamıyordu,
Bir, devletiyle ilgili “acabası” vardı,
Anadolu köylüsü bu.
Her şeye rağmen, devletine ölümüne bağlı!
Ha,ekmeğini yemiş!Ha uğruna kurşun !
İkisi de hoş!
Bize , “Develi Kütüphanesi“ ve Türk kültürüne iki eser kazandıran her iki kardeşime vebu eserlerin basımı ile büyük bir kültürel çalışma yapan Develi Belediyesi ’ne teşekkürü zevkli bir borç biliyoruz.
e-Haber Kayseri,21.07.2015

Share
1.717 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...