logo

İbadet Kulun Zihnen ve Bedenen Münasebete Geçmesidir

İbadet, varlık alemini ve yaşam mucizesini yaratan Yüce Allah’a karşı bir sevgi ve tapma iradesi ile kulun zihnen ve bedenen münasebete geçmesidir.
İbadet, bütün varlığımızı, en değerli uzvumuz olan başımızı secdeye koyduğumuz an da bile Hak varlığında yok etmek, Hakk’dan başkasını terk ederek Yaratanla bütünleşmektir.
Şairin: “Sen çık aradan, hemen kalır Yaratn “ sözü bu gerçeği ifade eder. Çünkü yaratanla yaratanı bütünleştiren yegâne şey ibadettir. Onun içindir ki, Hz.Peygamber: “Namaz müminin miracıdır “, yani kulun Allah’a yükseldiği bir makamdır, buyurmuştur. Bu makam sonsuz varlık olan Allah aşkı ile insanlık aşkının buluştuğu noktadır. Bu buluşmada egoizm, ben, bencillik, korku, tamah, hırs, azgınlık, kıskançlık, yalan, hile, kabalık gibi noksanlıklar kaybolur. Bunların yerinini, sevgi, güzellik aşkı, güzel ahlak, hakkaniyet, barış ve huzur gibi değerler alır.
Bu makamda kul, birliğin ve tamlığın içinde sükun bularak insanlık idealine yükselecek, evrenle bütünleşerek gerçeği bulacak ve doğruya ulaşacaktır.
İbadette şekil önemli değildir. Önemli olan, her türlü “ beni” yok etmek, her türlü riya ve gösterişin ötesinde kalan ihlas ve ihsanı öne çıkarmaktır. Bunun için de her zaman ve her mekanda Hakk’ı yani Allah’ın kudretini görmeli ve böylece kul yaptığı ibadeti bile kendine isnat etmeyerek aradan çekilmelidir. Özetle: Kul aradan çekilmeli ve her şeyi Hakk’tan ibaret görmeli, Allah’ı düşünerek ona yükselmelidir. İşte böyle bir ibadet yapan kul, yaptığı ibadetin şekil ve içeriği yönüyle değil, kendini hak varlığında görebilmesiyle Arşa yükselecektir.
“Namazınla, niyazınla sücudun Kamu mahveylemek içindir vücudun” diyen Del-i Dâna yazarı İbrahim Efendinin de ifade ettiği gibi, namazın rükû ve secdeleri, dua ve niyazları şekil bakımından ne kadar tam ve mükemmel olursa olsun, namazı kılan, ibadet yapan mümin gururunu, egoizmini mutlaka yok etmeli ve kötü alışkanlıklardan arınmalıdır. İşte o zaman kul, gönlünü hakikat, güzellik ve hayırdan ibaret üç kaynaktan doyurabilir. Böylece kul birliğe ve kemale yükselebilir, aşk ve sevgi atmosferinde yaratanla yaratılan işte o zaman bütünleşebilir.
Kura’an-ı Kerim, hakikati asla sevmeyen, kötülüğün karanlığı içinde gönüllerini riya, gösteriş ve yalanla körleten Mekke müşriklerinin kıldıkları namazın şekilciliğine dikkat çekerek, özü ve değeri olmayan, mensuplarını her yerde erdemli, dürüst ve güzel ahlak sahibi yapmayan, ben ve bencilliklerini öne çıkaran ve kendilerini deşifre eden namazın bir değer ifade etmediğini ilan eder.
(Enfal Suresi, 35, Maun Suresi,5-7).
Buna göre, ibadette Allah ile ibadeti hangi dilde yapacağımız tartışması yapanlar, ya da Allah ile bütünleşmeyi şu veya dile endeksleyenler şu örneği çok iyi düşünmeliler:
Caminin en arka safında arapça bir duayı bilemeyen yaşlı bir kadına, namazda ne diye bir şey okumadığını sorana: “Ben O’na bakıyorum, O da bana bakıyor” diye cevap verir.
Yüce Peygamberimiz, gerçek ibadetin, gerçek ihsanın ve güzelliğin “ Yüce Allah’ı görür gibi kulluk yapmak “ olduğunu haber vermiştir. İşte, bu temel unsur yaratanla yaratılanı bütünleştirecek, insan ruhunu arındıracak, aydınlığa ve erdemliğe yükseltecektir.

Share
2.038 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...