logo

Hz. Peygamber’in Hastalığına Dair Rivayetler (3)

Bir gece Hz. Peygamber,(s.a.v.) Ebu Müveyhibe adlı azatlı kölesini erken saatlerde çağırdı ve: “ Mezarlıklar için af dilemem emredildi, benimle gel “ dedi. Birlikte gittiler ve baki mezarlığına vardıklarında Peygamber (s.a.v.):” Ey mezarlık halkı, selam üzerinize olsun. Halinize sevinin, durumunuz şimdi yaşayanlardan çok iyi. Kargaşalar en karanlık gecenin dalgaları gibi geliyor; birbiri arkasına, her biri bir öncekinden daha kötü” dedi. Daha sonra Ebu Müveyhibe’ye döndü ve :” Bana bu dünya hazinelerinin anahtarları ve bu dünyada ölümsüzlük, ardından da cennet sunuldu.
Bununla Rabbime ve Cennete kavuşma arasındaki seçim bana bırakıldı” dedi. Ebu Müveyhibe : “ Ey bana anamdan ve babamdan daha sevgili olan, bu dünya hazinelerinin anahtarlarını ve burada, ardından Cennet gelen ölümsüzlüğü seç “ dedi. Fakat Hz. Peygamber ona şu cevabı verdi :“ Ben Rabbime ve Cennete kavuşmayı seçtim”. Rasulullah daha sonra “baki” Mezarlığında yatanlar için Allah’tan mağfiret diledi.
O sabah Hz.Peygamber şiddetli baş ağrısına tutuldu. Zaman zaman ağrının şiddetinden baygınlık bile geçiriyordu. Hanımları hastalığı sırasında başından hiç ayrılmadılar özellikle Ümmü Seleme ve Meymune ile diğer eşleri Rasulullaha bakmak üzere seferber oldular. Ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiler. Bir ara Hz. İbn Abbas’ın da bulunduğu bir sırada eşleri Hz. Peygamber bayıldığında ona bir ilaç içirmeyi kararlaştırdılar. Hz. Abbas da bunu kabul etti. Rasulullaha ilaç içirildi. Hz. Peygamber ilacı içtikten bir müddet sonra kendine gelince, kendisine bir şey içirmiş olduklarını fark ederek hiddetlendi. Çünkü baygın iken içirmişlerdi. Eşlerine ceza olmak üzere hepsine birer yudum o ilaçtan içmelerini istedi. Hepsi de içti. Yalnız amcası Abbas bundan müstesna tutuldu.
Bu rivayet burada bitiyor başka bir şey söylemiyor. Hz. Peygamber kendisine içirilen bu ilaçtan zehirlenmeden şüphelenmiş mi ki eşlerine birer yudum içiriyor. Nakledilen bu rivayet Hz. Peygamberin Amcası Abbas müstesna olmak üzere herkesten şüphe ettiğini ispat maksadına yönelik bir rivayettir. İçirilen ilaç doğrudur ve Rasulullah da ilacı içtikten sonra kendisine gelmiştir. Ama eşlerine kızarak her birinin birer yudum almasını istemesi muhtemelen sonradan rivayete eklenmiştir.
(Devam Edecek)

Share
840 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...