logo

Hz. Peygamber’in Hastalığına Dair Rivayetler (2)

Hz. Peygamber (s.a.v) Mescid-i Nebevide başı bir bezle sarılı olduğu halde minbere çıktı ve Uhud’ta şehit olanlar için dua ettikten sonra şu sözleri telaffuz etti : “ Rabbim kulunu bu dünya ile ahiret arasında muhayyer bıraktı. Ben de Allah’a yakın kılan ahireti tercih ettim.” Bu sözleri Hz. Peygamberi en yakın yerden dinleyen Hz. Ebu Bekir bu ayrılık işareti veren bu sözlere dayanamayarak oturduğu yerden: “Canlarımızı ve evlatlarımızı sana feda ederiz Ya Rasulallah” dedi ve ağlamaya başladı.
Ebu Bekir’in ağladığını gören Rasulullah onun ağlamamasını söyledikten sonra şunları söyledi: ”Kafi, kafi” dedi sonra ilave etti: “ Mescide açılan kapılara nezaret ediniz, hepsini kapayınız, yalnız Ebu Bekrin ikametgâhına bitişik olanı bırakınız, çünkü ashabım içinde hiç biri bana onun kadar muhabbet göstermemiştir. İnsanlar arasında arkadaşlığı ve ihsanı ile bana en lütufkâr davranan Ebu Bekir olmuştur”. Sonra ilave etti : “Ben sizden önce gidiyorum ve sizin şahidinizim, şimdi şu durduğum yerden gördüğüm Havuz’da buluşacağım. Sizin Allah’ın yanında ilahlar edineceğinizden korkmuyorum. Sizin için bu dünyadan korkuyorum, ola ki dünyaya olan tutkunluğunuz nedeniyle birbirinizle rekabet edip savaşırsınız”
Hz. Peygamber hastalanmadan önceki sağlıklı olduğu zamanlardaki gibi davranmaya çalışıyordu ve her zamanki gibi Mescitte namazları kıldırıyordu. Fakat hastalığı öyle nüksetti ki, sadece oturarak namaz kılabilecek hale geldi.
Cemaate de oturarak namaz kılmaları gerektiğinin söyledi. O gün sırası gelen hanımının yanına gittiğinde:” Yarın neredeyim”? diye sordu. Hanımı da ertesi günü sırası gelen hanımın adını söyledi. Peki, yarından sonraki gün neredeyim?” diye sordu.
Hanımı yine cevap verdi. Peygamberin bu kadar ısrar etmesine şaşırarak ve Hz. Aişe ile birlikte olmak istediğini anlayarak diğer eşlerine bunu haber verdi. Onlar da hep beraber geldiler ve :” Ey Allah’ın Rasulü! Seninle geçireceğimiz günlerimizi kardeşimiz Aişe’ye veriyoruz” dediler. Hz.Peygamber bu hediyeyi kabul etti. Fakat yardımsız yürüyemeyecek kadar zayıflamıştı. Hz. Ali ve İbn Abbas, Hz. Aişe(r.a)’nin odasına kadar gitmesine yardım ettiler.
(Hz.Peygamberin vefatıyla ilgili farklı rivayetleri yazmaya devam edeceğiz.)

Share
767 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...