logo

HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir.
Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda yeri geldiğinde münazaralarda dahi bulunurlardı. Böyle bir geleneğin elbette bir sebebi vardı.
Osmanlı şehzadelerinin eğitimi, sarayın en kritik süreçlerinden birisiydi. Öğretmenler standart eğitimin yanında müstakbel padişahın padişahın düşünce biçimi üzerinde de etkili olmuşlardır. Bir çok padişah, şehzadeyken hocası olan isimlerden danışman olarak faydalanmışlardır. Bu konuda Osman Gazi-Şeyh Edebali ilişkisi bir örnektir.Lala Şahin Paşa,Emir Sultan,Hacı Bayram-ı Veli,Molla Fenari, Molla Gürani,Akşemseddin,Hasan Can ve oğlu Hoca Sadettin,İbn-i Kemal,Zenbilli Ali Efendi,Yahya Efendi,Ebussuut Efendi, Aziz Mahmut Hüdai gibi isimlerden bazıları padişah hocasıyken , bazıları dailmî,dinî-hukuk3i konularda danışmanlık yapmışlardı.
Padişah devletteki ilmiye sınıfının da başıydı. Eğitim, yargı,- ve diyanet kurumları bu sınıfa mensup kişiler tarafından yürütülmüştür. İslam geleneğinde meclis, halaka, münazara gibi eğitim amaçlı toplantılar vardır Padişah aynı zamanda ulemasını yakından tanır ve aynı zamanda kadr ü kıymetini de böylece ölçerdi. Bu usul eskiden beri işlerdi. IV.Mehmet ve Vani zade Mehmet Efendi arasındaki dersler buna örnekdir. Bu derslerin ramazan ayında ve belirli bir düzen içerisinde yapılması III.Mustafa zamanında ,1759 yılından sonradır.
Ders zamanı padişah hazır olur ders halkasının merkezinde bulunur ,fakat dersleri şehzadeler ve perdenin arkasındaki hanım sultanlar dinlerdi. Dersi yöneten baş alim mukarrir , ona soru soran alimler ise muhatap adını almışlardır. Bu toplantılara kimlerin katılacağı aylar öncesinden belirlenirdi. Bu süreçte önemli isim, Şeyhülislamdı. Bir ramazanda derslere katılan hocalar 120’yi geçmiştir. Bu “tartışmalı ilmî toplantılar”, padişahın huzurunda, ramazan ayında çoğunlukla öğle ve ikindi namazı arasında gerçekleşmiştir. Derslerin sayısı haftada iki,ay boyunca toplamda sekizdi. İşin bir güzel yanı da padişah ders sonunda katılanlara, hediyeler verir ,ikramlarda bulunmuştur. Tıpkı sarayda verilen yemek sonrası ,iftara davet edilenlere verilen “diş kirası” gibi!
Konuşmalar ve tartışmalar belli bir edep içerisinde olurdu.Madeline Zilfi’nin bildirdiğine göre “saray medresesi” olarak tarif ettiği huzur dersleri geleneğini, sultanın “dinin başı” kimliğini yansıtan bir araç olarak görür. Bazen bu ders esnasında konuşma adabının dışına çıkanlar cezalandırılırdı.1763 yılında ramazanında ki muhataplardan Tatar Ali Efendi tartışma sırasında edep dışı ifadeler kullanınca ,kendisini sürgünde bulmuştu!
Bu konunun ana kaynağı Ebu’l-Ula Mardin’in “Huzur Dersleri “ isimli eseridir. Bu yıllar önce merhum ,Kayseri Şeyhü’ül Muharriri Muin Feyzioğlu ağabeyimizin kütüphanesinden almış okumuştum! Türk kültürü için çok önemli bir kaynaktır.
İşte böyle önemli bir konuda mukarririn biri de Develi’li bir ulemadır :Develizade Ali Rıza Efendi’dir.Ali Rıza Efendi,Develi’deki Siva Sitti Hatun Camii içindeki oyma çeşmeyi yaptıran Osman Efendi’nin oğludur.Annesi Afşar Beylerinin kızı Şemsi Hatun’dur.İlk tahsilini mahallesinin sıbyan maktabinde yapmış,bilahare İstanbul’a giderek Köprülü Medresesi’nden icazet almıştır.
İlk önce Aydonat, Çelebi, Yakova, Eğri ,İskenderiye kazalarında görev yapmıştır.1888 yılında Fetvahane Tetkikat-ı Müellikat Encümeni azalığında bulunmuştur.Daha sonra Huzur-ı Humayun Ders- i Şerif Muhataplığı’na dahil olmuştur.4.Rütbeden iki adet Osmanlı ve Mecidi nişanları ile taltif edildi.Temmuz 189ı’de Meclis-i Tetkikat-ı Şeriyye azalığına tayin edilmiştir.
İşte Ali Rıza Efendi Huzur-ı Humayun’a dahil olduktan sonra Everek Ulu Camii (Zileli Bay Ali Camii)yanına bir nefis sanatlı çeşme yaptırmıştır..Bu çeşmenin kitabesi şöyledir:
“Huzur-ı Humayun muhataplarından ve Meclis-i Tetkikat-ı Şeriyye azay-ı kiramından faziletli Ali Rıza Efendi’nin hayratıdır .Sene 1904”
Demek ki bu çeşmeyi 1904 yılında yaptırdığına göre, bu yıllarda görevdedir.Halep Mevleviyeti’nde de bulunmuş olan Ali Rıza Efendi Mantıktan “Fenari ve Haşiye” ile Kul Ahmet Hamişi üzerine yazdığı “Muhtasar Hamişi” adlı iki matbu eseri vardır.
22.08.1913 yılında İstanbul’da ölmüş ve Yakacık Mezarlığına gömülmüştü. Önemli din adamlarımızdan ve müftülerimizden Abdullah Develioğlu’nun babasıdır.Ali Rıza Efendi Develi’den Karanlıklardan Süleyman Efendi ve dedem Abbaslardan Abdulkadir Efendileri İstanbul’a çağırarak onların elinden tutmuş ve icazet aldıklarında dini sahada görev almalarına vesile olmuştur.
Önemli bir din adamıdır.
Çağdaş Develi Gazetesi 14/05/2019

Share
3.105 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...