logo

HÜSEYİNLİ KÖYÜ

Develi’nin eski köylerinden biri de Hüseyinli Köyü’dür. Kayseri’ye 113,Develi’ye ise27 km uzaklıktadır. Eski bir yerleşim yeridir.1995 yılında Kayseri’de bir zamanlar yayın yapan Başak TV adına hazırladığımız bir programda burada bir hayli çekim yapmıştık.

O zaman dikkatimi çeken en önemli olan şey;kağnı ve araba izlerinin kayalar üzerinde hareket ederken aşınan yerler yerine başka yerlere yönlenip oralarda aşınıp,çukurlar oluşunca hareket edemeyen tekerlere başka sert yerler tercih edilmesi ve enteresan yol izlerinin çıkmasıdır.

1491
Bu somut kültür hazineleri de gösteriyor ki Hüseyinli eski ve önemli bir yerleşim yeridir. Köy ilk kurulduğu yerden daha sonra aşağıya göçürülmüştür. Bu eski yerde eski mezarlık, Cincin mevkiinde oyma mağaralar mezarlıklar, İğdecik mevkiindeki örenler de köyün tarihini Hititlere kadar götürmektedir.
Fakat bu bilgiler ancak bir hatırlatma amacı güder.Bilimsel çalışmalara her zaman açık bir konudur.
Hüseyinli Köyü sakinlerinin asıllarının bir aşiret olduğuna inananlardanım. Öyle zannediyoruz ki buralara 16.asır ortalarında gelip yerleşmişlerdir.
Köyün eski adını bilemiyoruz. Ancak Türk aşiretleri buraya, köye adını veren Ahmet Yesevi geleneğinden Hüseyin Baba adlı veli ile gelip yerleşmişlerdir. Nitekim aşiret ve yörükler üzerine yapılan çalışmalarda şu kısa bilgiler vardır: Yörük-Türkmen oymağı olarak gösterilen topluluk Kustere’ye bağlı Kabaklı kışlağında meskundu. Kabaklı kışlağı, bugün Develi ilçesinin Kabaklı köyüdür. Hüseyinli oymağı da kendi oymak adlarını taşıyan Develi’nin Hüseyinli köyünde oturmaktadırlar.
Bir hafta önce İlhami Şekercioğlu ile birlikte buralarda yaptığımız araştırmada Hüseyin Baba türbesini ziyaret etmiş hem türbe ve hem de eski kağnı yolları üzerinde notlar almıştık. Bazı arşiv bilgilerinden Hüseyinli Aşireti Selçuklu ve Osmanlı devleti’nde koruma ve iskan için yapılan karakol ve üsler olan derbent olarak yerleştirildiği de düşünülebilir. Zira çok eski kağnı ve araba yolları bu tezimizi güçlendirmektedir.
Anadolu evliyaları üzerinde nice neşriyatlar olmasına rağmen maalesef Hüseyin Baba’nın adı Anadolu evliyaları listesine dahi girmemiştir. O halde en azından köyde sözlü derlemeler yapılarak Hüseyin Baba’nın menkıbeleri ve kerametleri (tabii varsa ?) ortaya çıkarılabilir. Bu konuda köy muhtarımızın gayretleri ile okul müdürü dostlarımızdan bu konuda yardım beklemek de hakkımızdır.
Develi kaza olmadan (1870) iki yıl önce 1868 yılında bir nüfus sayımı yapılmıştır.19 büyük defterin 11.defterinde Hüseyinli Köyü Develi’ye bağlı bir köydür. Bu kütükler Develi nüfus müdürlüğü arşivinde iken bugün Ankara’da Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilmiştir.Araştırma yapmak istediğimizde ,araştırmanın yasak olduğunu öğrendik ! Yine 1928 yılı arşiv belgelerinde Develi’ye bağlı bir köydür. Şimdilik bu kadar bilgi yeter. Şu bir gerçek ki Hüseyinli köyü mesela İmamkulu ,Şıhlı, vb.köy ve kasabalarımız Feke’den veya Tomarza’dan ayrılıp ve tekrar bağlanan yerlerden değildir.Daima Develi’ye bağlı bir köy olmuştur. Bu bakımdaniki yerleşim yeri,tarihi harabeler ve mezarlıklar da Develi’nin eski köylerinden biri olduğunun göstergesidir.
Bugün Hüseyinli Köyü’nün % 70′ i Tomarza’ nın Tıravşin Köyü’nden gelmedir. Köy adına hazırlanan internet sitesindeki bilgilerden anlıyoruz ki: Cumhuriyet’ten sonra 1925-33 seneleri arasında yerleşimi şu an ki haneleridir. Eski ve yeni olmak üzere iki mezarlığı vardır.Hüseyin Baba Türbesi de yeni mezarlık içerisindedir. Bugün köy nüfusu 400 civarındadır.
Köyün okulu ve içme suyu,sabit telefonu vardır..Develi’nin son kabadayı kuşağından “Keş Alaaddin” ile değerli dostlarımızdan Sıtkı ve Mehmet Çal önemli insanlardır. Ancak sosyal ve kültürel yapısı hakkında bir kalem oynatılmamıştır.
Ekonomik bakımdan genelde hayvancılığa bağlıdır.Tarıma dayalı bir toprağı yoktur.

Share
4.914 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...