logo

HOŞGELDİN 2017

Yeni yıl özellikle yeni başlangıçlar için bir fırsat olarak algılanır. Çoğu insan ve hükümetler yeni kararlar almak ya da aldığı kararları uygulamaya geçirmek için belli başlangıçlara ihtiyaç duyar ki yeni yıl da bunlardan birisidir. Ancak 2016 yılı, hem ülkemizde hem de dünyada üzücü olayların yaşandığı bir yıl oldu.
Başta sivil, asker, polis, yüzlerce insanımızın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden olan PKK ve DAEŞ terörü olmak üzere 240 kişinin ölmesi, 1535 kişinin yaralanması ve 104 darbeci askerin öldürülmesiyle sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişimi 2016 yılına damgasını vuran olayların başında yer aldı.
Diğer taraftan kadın cinayetleri ile katillere uygulanan indirimler, tutuklanan gazeteciler, Rusya krizi ve Rus Büyükelçisinin öldürülmesi, Güneydoğu Anadolu’da sokağa çıkma yasakları, canlı bombalar, çok üzücü iş kazaları ve yaşanan can kayıpları, sorumsuz insanlar yüzünden yurtlarda diri diri yanan çocuklar ve çatışmalar yaşanan olaylardı. Bunca sıkıntılar yetmiyormuş gibi doların tırmanışıyla başlayan ekonomik kriz, bu sayfaya sığmayacağından yazamadığım olaylar 2016 Türkiye’sine damga vuran diğer konuların içerisinde yer aldı.
ABD seçimleri, İngiltere referandumu, Euro Bölgesi’ndeki mülteci krizi ve Rusya’nın IŞİD mücadelesi ile ilgili gelişmeler, mevcut para politikalarındaki ayrışmalar, Amerikan dolarında güçlü hareketlenmelere sebep oldu. Dolarda yaşanan üst üste artışlar, Türkiye’nin dış borç yapısını bozma eğiliminde iken 15 Temmuz olaylarının ardından yaşanan geniş çaplı işten çıkarmalar, hükümetin vereceği kararların etkinliğini sıkıntıya sokmasına neden oldu.
Tansiyonun hiç düşmediği siyaset cephesinin gündeminde ise “Başkanlık – Partili Cumhurbaşkanlığı” ve “Yeni Anayasa” ile ilgili tartışmalar vardı. Aynı zamanda sınırlarımızın ötesinde devam eden savaşlar, bu yüzden verilen şehitler ve mülteci sorunları her gün gündemdeki ilk sıranı korudu. Bu yüzden 2016 yılı pek güzel bir yıl olmadı. Hem ekonomik yönden hem de siyasi yönden kötü bir yıl olarak tarihe geçti.
Bu sıkıntılar yetmiyormuş gibi büyük şehirlerde askere, polise ve sivil halka yönelik gerçekleştirilen 19 bombalı saldırı 2016 yılının diğer olayları içerisinde yer aldı. En son İstanbul Beşiktaş’ta ve Kayseri’de yaşanan bombalı saldırılar tüm ülkeyi yasa boğdu.
Pekiyi 2017 yılında bizleri neler bekliyor? Astrolog Didem Şarman, 2017 yılının akıl ve aydınlatma yılı olacağını, insanların aklını başına almak için düşünme, idrak etme ve anlama, ayrıca doğruyu ve yanlışı ayırt etme, eksik parçaları birleştirerek tamamlama, bu gelişmeler doğrultusunda değişime hazırlık ve safları belirme yılı olacağı kehanetinde bulmuştur.
Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizi, terör saldırısı, darbe girişimi gibi birçok nedenle turizmde çöküş yaşayan ve sezonu büyük kayıplarla kapatan turizmciler, önümüzdeki yıl için de karamsar tablo çiziyorlar. Bir kısım turizmciler, konaklama turizminde 2017 yılı kayıplarının şimdiden ürkütücü boyutlara ulaştığını dile getiriyorlar. Diğer taraftan bazı kesimler ise 2017 yılında hükümetin yeni reformları sayesinde Türkiye ekonomisinin hız kazanacağı beklentisi içerisinde olduklarını da söylüyorlar.
Tüm bu yaşanan olaylara bakınca zorluklarla kurduğumuz Cumhuriyetimizde, ”2016 yılında nasıl hayatta kalmayı başarmışız” diye düşünüyorum. Bu da bize “Ülkemizde yaşattıkları bu acılara rağmen teröre asla boyun eğmeyeceğimizi ve bizim ne kadar büyük ülke olduğumuzu” gösteriyor.
Yeni bir yıla girmenin heyecanını hissettiğimiz bu günlerde, yaşanan onca üzücü ve acı olayları geride bırakarak 2017 yılında bu olayların bir daha yaşanmamasını diliyorum. Ülkemde ve dünyada felaketlerin, savaşların, acıların geride bırakılması umuduyla huzur, barış ve sevgi dolu bir hayatın sürmesi dileğiyle Yeni Yılınız kutlu olsun…

Share
1.198 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...