logo

HOCA AHMET KUDDUSİ İSLÂMOĞLU

Uzun zamandır Develi dinî hayatında etkili olmuş din adamları üzerinde çalışmaktayım.“Develi Uleması” adlı yazımız bu çalışmanın ilk meyvesidir. İki yıl önce de Kayseri Develililer Yardımlaşma Derneği’nin bir çalışması olmak üzere “Develi Din Adamları ve Evliyaları” adlı ciddi bir sempozyum düzenlemiştik. Fakat maalesef bu sempozyumda sunulan bildirileri kitaplaştıramamıştık.
Her yeni çalışma ve araştırmada yeni bilgilere ulaşıyoruz. Nitekim Satı, Şahmelik gibi köylerimizde/mahallemizde velilerin bulunduğunu da daha yakın bir zamanda öğrendik. Elbette bunların hayat hikayesini de çıkarıp, en azından menkıbeleri ile birlikte yayınlanması gerekmektedir.Tabir yerindeyse,bu zor mesele iğneyle kuyu kazmak gibi bir şey! Fakat Allah nasip ederse yine bu konuda yeni bilgilerle Develi’de dini hayatımızı etkileyen velilerimiz ve din adamlarımız hakkında bir geniş sempozyum düzenlemek boynumuzun borcu olacaktır!
Son devir Develi dini hayatında bize göre iki vaizimiz etkili olmuştur. Bunlar 1960’larda özellikle tarikatlara karşı amansız mücadele eden, şia olduğu söylenen ve kısa sürede Develi’den ayrılan Osmaniyeli Mustafa Yazgan ve gönüllerde taht kuran Ahmet İslamoğlu hocalardır. Bizim kuşağı ve dolayısıyla Develi’yi 1957 yılından beri nefis sohbetleriyle ömrünün son zamanlarına kadar irşat eden Ahmet İslamoğlu’dur.
İslamoğlu 1936 yılında Develi’nin Fenese mahallesi’nde doğmuştur. Dedesi Osman Hocaefendi, babası Ali Ali Efendi, annesi ise Hanife Hanımdır. Esas soyadları “Yücel olmakla beraber, önce Kont, sonra da İslamoğlu soyadını aldı. İslamoğlu soyadını almasını şu olaya bağlayan bir vaazını dinlemiştim:
Bir gün Hz. Ömer’e sormuşlar:
-Siz kimsiniz?
O da hiç duraksamadan :
Ben İslâmın oğluyum ! dedi. Ben de bu sebeple İslamoğlu soyadını mahkeme kararı ile aldım, demişti. Hiç inanmadığım bir açıklaması daha vardı ki o da kendisini ırken ”Arapların Beni Haşim kabilesindendir” kabul etmesidir. Üç soyad değişikliği ve soy farklılığı göstermesi cidden üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Evet, doğrudur, kişi kendisini nasıl hissediyorsa odur ki buna yürekten inanırız. Ancak Hocamızın bu zikzakları bana inandırıcı gelmez.
Annesi 25 çocuk doğurmuş fakat bunlardan sekizi hayatta kalmıştır ki İslamoğlu da bunlardan biridir. Kendisi eğitimine evlerine yakın Develi’nin en eski ilkokullarından (1885) Dumlupınar İlkokulu’nda başladı. Fakat bir hocasının yanlış davranışına tepki olarak aynı gün okuldan ayrılmıştır.İlkokul diplomasını askerlik dönüşü dışarıdan bitirmelere girerek almıştır.
Asıl mesleği terzilik olan İslamoğlu İslam ilimlerinde ilerlemek istiyordu. Bunda İbrahim Tuna Hoca’nın da etkisi vardı. Zaman zaman uzlete çekiliyordu.Babasının buna tepki duymasına rağmen ,manevi alemde babasının uyarılmaları üzerine buna yönelmiş ve özel dersler alarak , durmadan kendisini yetiştirmeye gayret etmiştir.
1955 yılında imam kadrosu ile Meteris Camii’ne tayin edilmiştir. Özlük dosyasını incelediğimizde Uzun Çarşı’nın bütün esnaflarının imzası ile 1957 yılından itibaren bir taraftan imamlık yaparken bir taraftan da Çarşı Camii’nde sabah namazından önce vaizlik yapmaya başladı.
Kader Hoca’yı üç evliliğe yönlendirmiştir. Birinci hanımı Emine Hanım, evliliğinin 13. ayında vefat etmiştir. İkinci eşi Bahriye Hanım’dır.İki çocuğu Mustafa ve kızı Fatma’dır. Bu eşi de vefat edince üçüncü defa Fatma Hanım ile evlenmiştir ki bu evlilikten de Bahattin, Alaattin, Ayşe ile Hatice Amber adlı dört çocuğu daha olmuştur.
Bizler de 1959 yılından itibaren onu yakinen takip edenlerden olmuştuk. Farklı bir ses tonu, konulara hakimiyeti, etkin hitabeti onun esas meziyetleri arasındadır. Bu meziyetiyle nice gönülleri feth etmiştir. Kendisi Nakş-i bendi tarikatına mensuptu. Samimi bir ehl-i sünnet yolunun sevdalısıydı. Farklı meziyetleri vardı. Bir sohbetinde dinlemiştik, Develi’nin meczuplarından Dınının Hacı’yı akşam namazı sonrası evinde yemeğe davet eder. Namaz sonrası beraber yan yana evine doğru giderken Hacı’nın arkada kalmaya gayret ettiğini görür. Hoca biraz da celalli bir adamdı. Bunun sebebini sorunca, Dını’nın Hacı
-Hocam! Siz Develi’nin tanınmış bir din adamısınız. Ben ise her kişinin ihtiyatla yaklaştığı bir adamım! Sakın ola ki benim yüzünden, sizi kavuşturmasınlar. Buna gönlüm razı olmaz. İyisi mi siz önden buyurun.
Hoca bu olayı anlatırken sesi titreyerek:
-Bizim Dınının Hacılar bile böyle adam gibi adamlar demişti.
Fakat Develi’de dini bayramları bir gün önceden başlatması kabul edilir bir durum değildi. Fakat yıllar sonra da olsa bu tavrının yanlışlığını ikrar etmesi, halktan özür dilemesi de onun farklı bir yönüdür.
Hocanın irşatına ve konulara yaklaşımına kimse bir şey diyemez, kanaatindeyim. Fakat bu sohbetlerini uzun yıllar bir araya getiremedi.Ancak 2012 yılında İzmir’de Nazif Yılmaz “Hatıralar-Mülahazalar-1 “ adlı eseriyle Hocanın ağzından hayat hikayesi ve düşüncelerini çok geç de olsa derleyerek yayınlamıştır. Dört yüz elli sahifeyi tutan bu eserin ikinci cildi yakın zamanda çıkacaktır.
Bu arada biz de Prof. Dr. M. Kemal Atik hocamızın hatırlatması ile biz de “Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ansiklopedisi” nde hocamız hakkında bilgi vermiştik.
Bugün Ahmet Kuddusi İslamoğlu yok 16.10.2016 tarihte Hakk’a yürüdü gitti. Allah rahmet eylesin. Sevenlerinin başı sağ olsun. Ama şunu bilelim ki Develi’ bir kıymetini daha kaybetti!

Çağdaş Develi Gazetesi 20/10/2016

Share
1.933 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...
  • NEDEN PAYLAŞMALIYIZ?

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İnsanların günlük hayatlarında maddi ve manevi açıdan paylaşabilecekleri pek çok değerleri vardır. Paylaşmak, insan olmanın gereğidir. İnsanlar hayatın akışı içerisinde birbirlerine sürekli ihtiyaç duyarlar. Paylaşmak, bir insanın herhangi bir sorununu veya mutluluğunu başka insanlara açması ve söylemesidir. Paylaşma, vereni yücelten, verileni değerli hissettiren kıymeti tartışılmaz bir değerdir. Paylaşmak denince akla ilk gelen şey, bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektedir. Bu sebeple paylaşma aynı zamanda yardımlaşmanın önemli bir parç...
  • BODRUM HÂKİMİ TÜRKÜSÜ ve Dr. Halil Atılgan

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Tanpınar'ın deyimiyle “Türküler Türk'ün romanıdır.” Bu bakımdan TRT repertuarında 7500, Alman müzelerinde ise 60.000 türkü, oyun havası ve kaval nağmeleri vardır. Geniş dünya coğrafyasında at koşturan Türkler, feth ettikleri yerlerin coğrafyasında, oraların kültürü ve yaşama biçimlerinden hem etkilenmişler, hem de etkilemişlerdir. Bu sayede de sosyal yapılarına göre zengin nağmelerle türkü üretmişlerdir. Özellikle 19. Asırından başlarından beri çözülmeye başlayan Osmanlı Devleti'nde kaybedilen her vatan toprağı ve evlâd-ı fatihanın ıstırap...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Yücel Suyolcu Dönemi (07.01.1992-12.12.1993)

    01 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Derneğimizin bu konuma gelmesinde büyük emeği olan Başkanlarımızı hayırla yâd ediyorum. O günün şartlarına göre hizmet eden değerli Başkanlarımız başımızın tacıdır. Derneğimizin bu günlere gelmesinde onların payı büyüktür. Yücel Suyolcu ağabey, Başkanlık nöbetini Hüseyin Setenci ağabeyden devir alarak bayrağı daha yükseklere taşımıştır. Bu dönemde dernek merkezimiz ilk kez kendine ait bir mülke sahip oldu. Bu da başkanımıza nasip olmuştur. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Genel Kurul Toplantısı: Genel Kurul; en yaşlı üye Mehmet Kağıtçı'nın Div...