logo

HIDIRELLEZ

Hıdırellez ya da Hıdrellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan birisidir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu sayılarak kutlanmaktadır.
Yaşam suyu (Ab-ı Hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış olan Hızır’ın özellikle baharda aramızda dolaşarak, bolluk ve sağlık dağıttığına inanılmaktadır. Hızır bir kişiye verilen isimden çok, aslında doğanın durumunu ve baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgelemektedir.
Ölümsüzlüğün sırrını çözen, bolluk ve bereket dağıttığına inanılan Hızır’ın ülkemizde, kalbi temiz ve Allah’a inanan insanlara yardım eden uğradığı yere bolluk ve bereket, zenginlik sunan, insanlara şifa ve derman dağıtan, bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların güçlenmesini, şanslarının açılmasını sağlayan, mucize ve keramet sahibi bir kişi olduğuna inanılmaktadır. Hızır, ayrıca uğur ve kısmet sembolü olarak da görülmektedir.
Hıdrellez Bayramı, Hızır’ın, İlyas peygamberle buluştuğu 5- 6 Mayıs tarihlerinde bir bayram olarak binlerce yıldan beri kutlanmaktadır. Türkiye’de Hıdrellez Bayramı 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece ve 6 Mayıs günü kutlanmaktadır. Bugün Hristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilmekte olup, bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St. Georges Günü olarak kutlamaktadırlar. Pekiyi Hıdrellez nasıl ortaya çıkmıştır?
Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu, bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yönündedir. Farklı zamanlarda, farklı isimler altında kutlansa da Hıdrellez motiflerine pek çok yerde rastlamak mümkün olmaktadır. Baharın gelişi ve doğanın canlanması insanlar tarafından bayramlarla kutlanması gereken bir durum olarak algılanmıştır. Böylece bir bahar bayramı olan Hıdrellez, evrensel bir nitelik kazanmıştır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, Kafkasya, Azerbaycan, İran, Kırım, Trakya, Balkanlar ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle belli başlı doğasal döngüler için çeşitli kutlamalar yapıldığı bilinmektedir.
Hıdrellezin önemi insanların bir arada olması, birlik ve beraberliğin güçlenmesi, üzüntüde ve sevinçte bir olma adına önemlidir. Hıdırellez kutlamaları aynı zamanda insanların kültür birliktelikleri, aynı coğrafyada yaşamanın getirdiği farklı kültürlerin bir arada hareket edebilme özelliği de taşımalıdır.
Halk arasında Hızır’ın sahip olduğuna inanılan vasıflar, insanlara şifa, sağlık, uğur getirdiği tabiattaki diriliş, uyanış ve canlılığın insana yansıması şeklinde ortaya çıkmaktadır. İslamiyet öncesi ise “Gök Sakallı, Ak Sakallı Kocalar” gibi medet umulan, yardım istenen, akıl danışılan, kılavuzluk etmesi beklenen, barış, mutluluk, sağlık, refah getirdiğine inanılan bir kurtarıcı güç olarak düşünülmektedir.
Hıdrellez kutlamaları genel olarak ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denilmektedir. Belli ritüeller (ayin) yapılarak dileklerin kabul olunacağına inanılmaktadır. Hıdrellezin Duası bile bulunmaktadır.
Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, araba isteyenler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdeleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Bazı kimseler de ateş yakıp, etrafında toplanırlar. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlayarak şans ve sağlık dilerler.
Hıdrellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir. Bu törene İstanbul, Eskişehir ve çevrelerinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir. Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdırellez günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme gibi âdetler vardır. Ayrıca bugün, insanların bir araya gelip karşılıklı olarak muhabbet ve hürmet duyguları içinde sohbet ederek hoşça vakit geçirmelerine, kırlarda ve mesire yerlerinde birbirlerine hürmet ve ikramda bulunarak aralarındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının kuvvetlenmesine vesile olmaktadır.
Sonuç olarak, Anadolu’da hala görkemli törenlerle kutlanan Hıdrellez Bayramı, tıpkı Nevruz Bayramı gibi toplumu bir araya getiren bir bayramdır. İnsanların kaynaşması ve güzel zamanlar geçirmesi bakımından önemlidir. Evrensel bir nitelik kazanan Hıdrellez, günümüz itibariyle baharın gelişini ve doğanın canlanmasını temsil ettiği için insanlar tarafından bayramlarla kutlanması gereken bir durum olarak algılanmaktadır. Herkesin gönlünden geçenlerinin kabul olması dileğiyle…

Share
8.935 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O BİZİM ERCİYESİMİZDİ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne Derneğimizin Hafızası adlı yayına hazırladığım kitabımızda Başkanımız merhum Zeki Sevimay'a ait bölümünü kızı Devrim Hanım'dan yazmasını rica ettim. Ulusal medyada uzun müddet gazetecilik yapan değerli hemşehrim ailesi ile ilgili yazısını fotoğraflarla ölümsüzleştirdi. Buraya aldığım o yazıdan çok küçük bir bölüm. Tamamı ileride kitabımızda yayınlanacak. Devrim Hanım'a ilgi ve alakasından dolayı çok teşekkür ediyor, Başkanımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum. Devrim Hanım Sevgili Babası Zeki Sevimay'ı anlatıyor: Gazeteci ...
  • DÜNYA DENİZ FENERİ GÜNÜ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Deniz Feneri, denizlerde karanlıklardan dolayı tehlike oluşturabilecek durumlarda adalarda, kayalarda veya kara parçalarında inşa edilen ve görüş mesafesinin düştüğü gecelerde veya sisli havalarda gemilere yol gösteren bir tür kuledir. Kulenin tepesindeki cam odada yanıp sönen güçlü ve uzun mesafeli bir ışık kaynağı bulunmaktadır. Bu kuleler, denizcileri kayalıklardan, büyük resiflerden ve gözle görülmeyen tehlikelere karşı uyarmak için inşa edilmiştir. İlk deniz feneri M.Ö. 7 yy. da, Çanakkale Boğazının Asya yakasında yer alan ve bugünkü adıy...
  • DEVELİ’DE KEYF VEREN MESİRE ALANLARI

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Keşişin Havuzu Mesire alanları bir bölge insanlarının boş zamanlarını değerlendirdikleri, birlik ve beraberlik tesisi için toplu yemek yedikleri, eğlendikleri hülasa kendilerine zaman ayırdıkları insanları dillendiren yeşili ve suyu bol olan yerlerdir. Eğlenmek bir kültür işidir. Zevk işidir. Develi bu konuda bazı köyleriyle beraber zengin mesire yerlerine sahiptir.Develi’nin bir zamanlar adı:Yeşil Everek’ti.Bir zamanlar çeşitli ceviz ağaçları dolu idi ve XVI.Asır Develi ticarî hayatının en çok vergi getiren neması ceviz öşürüdür. Önce Fenes...
  • DÜNYA LAZANYA GÜNÜ

    03 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    İster bayram ve tatiller olsun, ister tüm dünyada merakla beklenen günler olsun neredeyse kutlanmayan bir gün bile yok gibidir. Dünyada hemen her ülkede resmi ve dini bayramlar ile önemli günler bulunmaktadır. Bu önemli günler kültürlere göre farklı şekilde kutlanmakta ya da anılmaktadır. Bu önemli günlerin yanında dünyanın çeşitli ülkelerinde farklı ve çeşitli günlerde kutlanmaktadır. İşte bu kutlanan günlerden birisi de Lazanya Günüdür. Lazanya, İtalyan mutfağında makarnalar arasında yer alan özel ve leziz bir yemek türüdür. Lazanya, geniş, ...