logo

Hem Yazan Hem Düşünen İnsan : K. Özdamarlar

1566

Değerli Okurlar!
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yoğun Burç Kültür evinde “Kayseri Şairler, Yazarlar, Âşıklar Derneği tarafından düzenlenen toplantıda Y.Doç.Dr. Kadir Özdamarları anma programı yapıldı. Ben de bu programa bir sunum ile katıldım. Bu sunumumun kısaltılmış halini siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Aristo derki: “İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşittir. En onurlu, en büyük eserimiz ise dürüst yaşamaktır. Hayat kendiliğinden ne iyidir ne kötüdür. Ona iyiliği de kötülüğü de katan biziz. İyi insan önce çalışıp iyi alışkanlıklar edinerek zihnini terbiye eder. Küçümseme, Öfke gibi duygulardan olabildiğince arınır. Sonra da mezara girerken gerçekten ” bolluk, bereket,” içinde girer”.
Hayatın sürekli bir değişme olduğu, insanın gelişiminin ise ancak bir dönüşüm ile bir bilgi yolunu izleyerek yaşarken düşünmekle, düşünürken yaşamakla mümkün olacağını hepimiz biliriz.
İşte Y.Doç.Dr. Kadir Özdamarlar hocamız da yaşarken düşünen, düşünürken yaşayan bir değerdir.
Y.Doç.Dr. Kadir Özdamarlar Hocanın bilimsel çalışmaları hakkında bir değerlendirme yapacak değilim. Zira benin alanım olmadığı için bu konuda söz söylemeye yetkili olmadığımı biliyorum. Ama şunu biliyorum ki Hocanın Kendi alanında sayısını bilemediğim kadar çalışmaları, eserleri, makaleleri vardır. O, hayatın kendisine sunduğu imkânlar dâhilinde ilerleyen, düşünen, geçmişi ve geleceği tahayyül eden, müzik, sanat, edebiyat, tarih gibi sosyal alanda, bilgi ve becerilerini ifade edebilme yeteneğine sahip bir hocamızdır. Bütün ömrünü halk kültürüne vakfetmiştir. Bilindiği üzere halk kültürü, halkın yaşadığı, adet ve gelenekleri, konuştuğu dili, benimsediği değerleridir. Bu değerler maalesef gün geçtikçe kayboluyor, halkın konuştuğu sözcüklerin gücü zayıflıyor. Halkın kültürünü küçümseyenler olduğu gibi “Bu dil bilim dili değildir” diyerek zaman zaman da çok büyük yanlışlıklar yapılıyor. Okuryazarlarımız, entelektüellerimiz, akademisyenlerimiz halk dilini kullanmaya kullanmaya bu dil ayağa düşüyor, güzellikleri bayağılaşıyor, nice değerli sözler halkın ağzına düştükten sonra zamanla güzellikleri kayboluyor.
İşte bu alanda yaptığı doktora çalışması ile kitap ve makaleleri ile büyük hizmetleri geçen Kadir Özdamarlar, bilimsel düşünüşe, gerçekçi edebiyata çaba gösteren, kendi düşüncesini başkalarının düşüncesiyle zenginleştirmesini bilen bir akademisyendir. O toplum için yüklendiği görevlerde, iradesini, dikkatini, sözlerini esirgemeyendir. O, kimseye benzemeden herkes olandır. Hayatı, güzeli ve güzelliği, Şanı, onuru ve sağlığı sevendir. Ama o, bu nimetleri dikkatli ve ölçülü kullanmayı da bilendir. Öyle değil mi? Ruhu kaba ve duygusuz olan için, bütün bunlar neye yarar? İnsanın sağlığı ve düşüncesi yerinde değilse, hazdan, mutluluktan da bir şey anlamaz.
Kadir Özdamarlar, vatanına, bayrağına, ezanına bağlı olmakla birlikte tüm insanlığı ilahi sanatta birleştiren gönül ehlidir. O, okumayı ve yazmayı bir alışkanlık ve aşk haline getirmiştir. Halk kültürü ile bütünleşirken kendi rengini yitirmemiş, tersine daha fazla bulmuştur.
Kadir Bey Vefakârdır. Kendine dost bir insandır. Zaten kendine dost olan herkesle de dosttur. Uzun yıllar yurt içinde ve yurt dışında birlikte kaldık, birlikte yazdık, birlikte anılarımızı dile getirdik. Gördüm ki o bir can yoldaşıdır. Hoş sohbettir. Birlikte gülen, birlikte acı duyan, birlikte paylaşmayı bilen insandır. O kimseyi küçümsemez, küçümseyenlere de aldırış etmez, Hor görenlere: “Allah razı olsun be, insanı hor gören kendi dünyasını kaybeder ” sözleriyle mukabelede bulunur.” Alçak gönüllülüğünün sahte, itiraflarının yapmacık olduğunu kimse söyleyemez. “Bir insanın kendi kazandığı dostları, iklim ve kan bağı dolayısıyla bağlı olduğumuz dostluklardan daha iyidir” diye düşünür. Okumayı, gezmeyi sever. Gezilerde en çok sevdiği şey, yabancı bir yerde uyandığı sabahları, yepyeni şeyler göreceğini düşünüp yeni lezzetler, yeni düşünceler, yeni haberler, yeni kaynaklar ve tarihi anılar peşine düşerek onlarla kaynaşmaya can atar.
Kadir Hocanın öğretim üyeliği de farklıydı. Öğrencileriyle sohbet etmeyi, onları kollamayı, dinlemeyi, anlamayı, onlara güvenmeyi, onlara maddi ve manevi yardım etmeyi, onlara hayat tecrübelerini anlatmayı, onların düşüncelerine saygı göstermeyi eğitimin bir parçası olarak algılardı ve şöyle derdi: “Onları reddedersek elimize ne geçecek?” Bir kazak öğretim üyesinin Türkiye’den giden hocaları değerlendirirken söylediği şu sözlerini o gün günlüğüme not etmiştim: “ Kadir hocanın gülüşleri hariç diğerlerinin gülüşleri buz gibi soğuk”. İşte insanı büyük kılan şey, hayatın sırlarını çözüp köklerine inebilmektir. Kadir Hocamıza hayırlı ömürler dileğiyle nice yıllar kalemiyle, düşünce ve birikimleriyle eserler vermesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Share
1.291 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...